Merhabalar herkese. Antalya,Kumla,Gemlik derken geldik biz yine kürkçü dükkanına. Ne yalan söyliym , çok eğlenmeme , dinlenmeme rağmen yinede özlemişim evimi,mutfağımı,sokağımı,yatağımı,balkonumu v.s.
Uzun zamandır bloğumada gelemiyorum, gündüz iş yerimde müsait olamadım, geceleride hep Kumlaya gittiğimden giremedim internete. Gel artık diyen, merak eden, tümmm arkadaşlarıma teşekkür ederim en içteninden. Burayıda hakkaten çookk özledim,sizleri okumayı,her sabah heyecanla bloğuma bakmayı,yorumları okumayı,sizlere yaptığım yorumlara yazdığınız cevapları çok çok özledim. Artık bende her yazıma resim koymaya karar verdim. Geçen bir ara bloğuma şöyle bir göz gezdirdimde arada konan resimler bloğu renklendiriyor.
Neyse , aslında çok şey var yazacak ama tabi hepsi şimdi birden gelmezki akla. Aklıma gelenleride şöyle madde madde yazayım..
* Sezon sonuna doğru ev içinde önce Oziden başlayarak sırayla eniştem,annem,teyzem ve son olarak ben olmak üzere grip olduk. Tabi yine piyango bana vurdu ve daha gribin 2.günü öksürük başlayınca , 1,5 sene önce geçirdiğim zatürrenin korkusuyla kendimi doktora attım hemen, Antibiyotik verdi 5 günlük , içtiğim halde 5 günün sonunda göğsümde hırıltı oluşunca tekrar aynı doktora (sağlık ocağında) gittim. Sırtımı dinledikten sonra beni verdiği antibiyotiğin etki etmemesinden dolayı göğüs hastalıkları hastanesine sevk etti. Ben Yusuf Yusuf haliyle gece kendimi acilden hastaneye attım. Acil de çok gerekli bir sorun yoksa Pratizyen hekimlere bakılıyorsunuz. Banada bakan doktor ciğerlerimi dinledikten sonra bronşit olduğumu ve ciğerlerimin sandığımdan daha tıkalı olduğunu söyleyip bana bir serum ve hava verdiler , ilaçlarımdan 1 er kutu daha yazarak beni saldılar.
Şikayetim azalsada ara ara hırıltım devam ediyor. Sigarayı bıraktım sayılır. Günde max. 3 tane. Kolumda nikotin bantı ile geziyorum, belki psikolojik olarak bayağı faydasını görüyorum. Umarım bu sefer şu illetten kurtulurum.
İşyerine gelince yerimin değişmesi için talepte bulundum. Bu işyerinde işe başlayalı 2,5 sene oldu ve ben 1 kez zatürre,1 kez bronşit,1 kezde çok güçlü boğaz enfeksiyonu oldum. Sebep ise tam tepemden üfleme yapan merkezi havalandırma sistemi olarak görüyorum. Ben buraya başlamadan önce inanın doktora bile zorda kalmadıkça gitmezdim,heleki böyle grip yüzünden, hatta evde hafif gripte bile ilaç almadan geçiştirirdim, hatta kayınvalidem doktora pek bi düşkün olduğundan kızardı bana ilaç içmiyorum diye. Bende ona bu kadar ilaç kullandığı için kızardım. Eee Allahın sopası yok vurdu işte bana , bir burun akıntısında gidiyorum şimdi doktora çünkü sonu kötü oluyor. Yer değiştirme talebim, havalandırmanın üzerime değilde karşı tarafa üfletilmesi şartıyla geri çevrildi. Bakalım sorunum bitecekmi ....
* Cumartesi günü (bir gece önce doktora gidip bronşit olduğumu öğrendiğimden) evde kalıp dinlenmek için işe gelmedim. Kumladaydım ve bir dinlendimki sormayın. Sabah Tolga Efendi sayesinde 9:30 da kalktım. Aşağıki eve , kahvaltıya indim. Kahvaltı ettik,Tolga denize giricem deyince mayosunu giydirip sahile indik. O denize girerken bende kumsalda bir bankta oturuyordum. Benim titiz oğlan denizden çıkarken tekrar ayakları kumlanmasın diye ayaklarını denizde temizleyip iskeleden gelmek istedi. Apartmanda oturan uyuz bir anne-kızda yasak olmasına rağmen 1 senedir iskeleye çekilmeyen bankı , iskeleye taşıyıp keyif yapıyorlardı. Tolgada iskeleye çıktıktan sonra bankın arkasından geçerek yanıma gelmek istedi, ama baktımki göbeğini tutup ağlayarak geliyor. Noldu demeye kalmadan göbeğini bankın arkasında bulunan bir yere sürttüğünü ve sürtünen yerin kanadığını gördüm. Çok ağladı yavrum neyse,içeri eve girdik, elini yüzünü yıkadık, yarayı batıcon la temizledik, krem sürdük, bu acısı biraz geçince oturdu. O arada eli Ozinin kenarda duran , bayağı bir soğumuş kahvesine takıldı ve kahve bacağına döküldü, Aslında yere döküldü ve Tolgaya sadece sıçradı, hatta ben nereye döküldüğünü bilemediğimden doğru banyoya çeşmenin altına soktum ayağını, meğerse esas dökülen bacağını değilde öbür bacağını suya tutmuşum, ama canı kıymetli oğlum yandığını sanıp aslında yanmamış. Ama bir görseniz bütün apartman kapıya geldi, öyle bir çığlık attıki, annem sanmışki koltuğun arkasında duran elektriğe değdi ve elektrik çarptı Allah korusun. Neyse yanık muhabbetimizde bitince benim içime sinmediği için Tolgayı alıp eniştem ve Oziyle birlikte bir sağlık kabinine götürüp tetanoz aşısı vurdurduk. (Bu arada iskeleye neden bank koymanın yasak olduğunu anlatayım. Geçtiğimiz 2 yaz öncesi Zeyno iskeledeki banka tutunup denizde elini yıkamak üzere eğilince bankla beraber denize düştü. Geçen yazda Tolganın arkadaşı bankın arkasından geçerken dengesini kaybedince banka tutundu ve bankla beraber denize düştü, gece 12 de bende giysilerimle denize girip oğlanı bankın altından çıkarınca o gece bankı iskeleden çekip bir dahada koydurtmadık.)
Aşımızıda olup gelince hem içimiz rahatladı hemde Tolga biraz havalandı ve neşesi yerine geldi. Bende eve gelip annemlerle otururken ananem yerde oturuyodu. Yavaş yavaş kafası önüne düşünce annede beni dürttü ve bak ananen uyudu ayakta dedi. Kafamı ananeme çevirince baktım ananem yavaş yavaş olduğu yere yığıldı. Hemen koştum yanına anane diyerek kaldırdım yerden. Ağlamaya başladı ve ne oldu bana deyince içim parçalandı ve aklım çıktı. Tansiyonunu ölçtüm,çok yüksek değildi ama ağlayarak size çok üzüldüm dedi ve hep ağladı. Annem hasta, ben dün gece serum yedim , Tolga hem çizildi hem yanmadığı halde yanmış gibi bağırınca oda üzülüp tansiyonu çıkmış. Onada limon sıkıp içirtip yatırdık biraz. Derken bende biraz koltuğa uzandım ve olduğum yerde 3 saat uyumuşum :)
* Pazar günü akşamüstü 7:30 da teyzemleri Kumladan İDO ile İstanbula yolcu ettik. Arkalarından 1 gece önce toplamış olduğumuz bavulları arabaya yerleştiririp ananemide alıp biz yola çıktık. Bizim arkamızdanda Oziler buzdolabını toparlayıp annemide alıp yola çıkmışlar. Komşularımız arkamızdan el salladı hep. İçim buruldu,gözlerim yaşardı, sağolursak, ağzımızın tadı bozulmassa taa 9 ay sonra görüşebilicez :(
* Eve gelince bavulları antreye boşaltıp önce 1 posta beyaz çamaşırları makineye yerleştirdim, ardından balkonları sildim. Arka balkonda unuttuğum 1 adet soğan ve 1 adet patates ikilisi çürümüş ve öyle bir batırıp kokutmuşki etrafı , böğüre böğüre temizledim.
Şu an heryer kirli ve temiz çamaşırlarla dolu, dün gecede buzdolabını temizledim. Dolap tam takır kuru bakır havasında acilen alışveriş gerekiyor. Dün gece uzun zamandır görüşemediğimiz kayınvalideme gittik, yemeğimizi orada yedik. Uzun zaman görüşmediğimizden dolayıda gayet mutlu idik. Tolgayı çok özlemiş. Bu arada 2 kere kayınvalidemler Kumlaya geldi ve çok eğlendik sanırım oda memnun kaldıki 2. ye kendisi davet beklemeden geldi. Benim zaten istediğim hep buydu,şöyle sorunsuz mutlu mutlu hep beraber vakit geçirelim, neyseki onuda başardık :)
* Tolga eve geldiğimiz ilk gece evim evim güzel evim desede, ertesi gün ve bugün biraz bunalımda. E tabi Kumlada gözünü açar açmazdan gece 12-1 lere kadar açık havada, suda bol bol vakit geçirirken eve tıkanmak kolay değil :)
* Daha öncede bahsettiğim gibi Tolganın okul kaydı istediğim okula yapılmıyordu , babası diğer okula kaydettirmek için okula evraklarını götürdüğünde , idaredekiler çocuğu görmeden kayıt yapmıyoruz demişler. Hayır sorun çıkaracaklarya , benimde çok komiğime gitti. Yahu çocuğu görüp ne yapacaksınız, zaten resmini getiriyoruz , evraklarını getiriyoruz. Neyse ama derlerya herşeyde varmış bir hayır diye, öylede oldu. Mehmet daha 1 hafta önceden hadi artık eve dönelimde şu kayıt işini falan bitirin dedi. Bende 1 hafta daha kalalım kayıt dediğin 1 günlük iş şimdiden Bursaya dönüpte ne yapıcaz bu sıcaklarda dedim ve bir hafta daha kaldım Kumlada. O hafta öyle bir şey denk geldi ve Tolganın ön kaydı istediğim okula yapıldı. Perşembe günü resmi evrakları ile birlikte gidip esas kaydını yaptırıcaz . % 90 sorun çıkmıycak ama kalan %10 luk kısım denkgelirse gidip öbür okula kaydını yaptırıp rahatlıycam yoksa oğlan bir sene okula gidemeyecek :) Şimdi içim rahat hep hayırlısı olsun hakkında dedim ve şansımı çok üstelemedim. İstediğim okula 1-2 kez gittik ve olmayınca şansımı çookk zorlamadan öbür okula gidip kayıt yaptıralım dedik, öbür okulun sorun çıkarıp bu arada diğer okulun olması tamamen oğlumun şansına, kaderine kaldı. Allah hayırlısını versin her evlat için..
* Son olarak yazcağım şey şudur. İlk defa sobelendim :) Sevgili Figen cim sobelemiş beni.Dışarı çıkarken mutlaka aldığınız 6 şey. Şimdii şöyle bir bakayım bakalım çantama neler var :) Malum genelde hergün dışarıda olduğumuz için, çantam tam bir pazaryeri halinde.
- Cep telefonlarım :) (Ne asortik bir kelime oldu ama 2 adet cebim var benim, birisi şirket hattı Turkcell, diğeri 5 dakikası 1 kontör olarak seçtiğim eş dost kardeş,koca hattı Vodafone)
- Bursaray kartım, metro ve otobüslere her daim bindiğim için bukartım hep yanımda olmalıdır.
- Tıcket yemek kuponlarım. Kuponları işyerinde yediğim yemek hariç bize yakın bir pastaneden pasta almak içinde çok kullanıyorum. Pastadan vazgeçemediğim için onlarda genelde çantamda olur.
- Ev ve şirket anahtarlarım.
- Bir paket selpak :) Malum olduğu üzere çok salya sümük bir gacıyım.
- Cüzdanım.
- Takmadığım dereceli gözlüklerim. Benim bir gözümde % 80 körlük var. Allahtan bir gözüm sağlamda onunla idare ediyorum Çünkü bir türlü alışamadım gözlüğe. Hatta takarım diye bi dünya para verip yeni çerçeve aldım ama yinede çantamın vazgeçilmezleri arasına girdi.
- Ve son 4-5 aydır yanımdan ayırmadığım antidepresan ilacım :)
- Makyaj malzemelerim. 1 ruj+1 rimel+1 allık. ( Bazen akşama doğru bile olsa eser ve gidip boyanır gelirim şirkete :)
Eğer hafta sonu dışarı çıkıyor isek + bir çanta daha yapıp içine mutlaka ;
- Tolga efendiye , mevsimine göre 1tk iç çamaşırı ve giysi.
- 1 çorap
- 1 ıslak mendil
- 1 şişe su koyarım.
işte böylee...Şimdi sobeleme sırası bende... Bende
http://elininhayat.blogspot.com/ ,
http://wwwcivciv.blogspot.com/ Hanımları sobeledim gitti..
NOT : Bu arada 12.08.2007 de oğluşum 6 yaşını bitirip 7 sine bastı. 03.09.2007 de ise evliliğimizin 7 senesi doldu 8. ye girdi. Eşimle 3 senede arkadaşlığımızı sayarsak ki saymak lazım 10. senemizi doldurduk. Umarım nice 10 seneleri ağzımın tadı ile sevdiklerimizle kutlarız...
Herkese sevgiler.....