6 GÜN TATİLİ...

Çarşamba akşamı oğlan servisden inince , ufaklık kuzenide orda diye ananesine girdi. Bende evde yemek yetiştirmeye çalışıyorumki çabuk yiyip Sülüman dizisine yetişeyim diye. Neyse, bu ananesinin merdivenlerinden daha çıkarken ;
- Ananneee, sana, senin için kötü, benim için süper güzel bir haberim var demiş.
Annem hayırdır, noldu, demiş.
- Öğretmenimiz 2 gün rapor almış, perşembe-cuma-cumartesi-pazar 4 gün tatilim, yarın ve öbürgün sendeyim demiş :))
Annem hem kardeşimin 2,5 yaşındaki oğluna bakıyor, hemde öğlen 11:30 a kadar Tolganın kahvaltısını ettirip , servisine bindiriyor.
Ufaklık çok fazla hareketli, benimkide boğuşmaya bayılan tip olduğundan, alt alta üst üsteler hep. Annem Tolga yı servis bindirdikten sonra ohhh çekip rahatlıyorum diyor. Haklı gerçekten, evin dağılması,gürültüsü hiç önemli değil ama ikiside çok gözü kara sonunu düşünmeden boğuşuyorlar ve bizi geriyorlar, birine bişey olacak diye ödümüz kopuyor.
Neyse , yemek saati aradım annemi, hadi gelsin Tolga dedim, evede gelince daha merdivenlerde güzel haberi banada verdi:) Hatta öğretmenleri, benden size kıyak olsun, dersde vermiyorum demiş, sadece kitap okuyun bol bol. Ananene verdinmi müjdeli haberi dedim, gülerek evet verdim dedi :)
Bende hem ufaklıkla fazla kapışmasın hemde canı sıkılmasın diye PSP sini 4 günlüğüne geri verdim, pek mutlu oldu,sarıldı öptü.
Cuma gecesi ufaklık Onur un kulak arkasında dıştanda gözüken beze farkettik ve kimse kimseye çaktırmasada korktuk. Gerçi , son dönem arka arkaya 2 kez boğaz enfeksiyonu oldu ve antibiyotik kullandı, hatta hala bitmedi antibiyotiği, üstelik ablamın kızındada aynen böyle bezeler çıkmıştı , oda enfeksiyon ardından çıkmıştı ve doktoru, endişelenicek bişey olmadığını, vücudun enfeksiyona savunması karşısında oluştuğunu söylemişti ama yinede Allah korusun tedirgin olduk. Gecesi bir tane daha beze oluşunca Cumartesi sabahı annem ve babası doktora götürmüşlerki çok şükür aynen Yeğenim gibi onunda boğaz enfeksiyonuna bağlı çıkmış. Bende o gün fazla uyumuşum, aradığımda doktordan yeni gelmişler, hemen üstüme bişeyler alıp Tolga ile geçtik anneme, kahvaltımızı ettik tekrar eve geldik ve evi bir güzel temizledim.
Şimdi ben kendi kendime diyorumki, Onur da, Zeynep te, boğaz,kulak enfeksiyonu falan olduklarında fazla ateşlenmiyorlar, ateşlenselerde saatinde ilaçlarını içince düşüyor ateşleri ve 1 gün 1 gece falan sürüyor bu ateş. Bunlarında bağışıklık sistemleri enfeksiyona karşı savunma olarak beze çıkartıyor.
Benim oğlanda böyle bir enfeksiyonda 5 gün inatçı bir ateşle geçiriyor, onunda diyorum bağışıklığı enfeksiyona ateş yaparak savunuyor kendini. Ne biliym işte böyle bir sonuç çıkardım kendimce.
Perşembe günü malesef Tolganında salya sümük ve balgamlı öksürük durumları başladı. Şükür ateş yok. Peditus,Asist, burun spreyi , vitamin, ıhlamur-tarçın-karanfil-zencefil-limon-zerdaçal-havlıcan-elma kabuğu karışık çayları, yatmadan önce ılık ballı limonlu sular, portakal suyu, meyve çeşitlemeleri ile haftasonunu geçirdik ama oğluşumun nezlesi geçmedi.
Cumartesi gecesi, biz ablam-kardeşim ben annemde, mutfakta yemek hazırlarken, annemde çocuklarla salondaydı. Birden bir gümbürtü ve annemin
-Allah sizi emiiiii, diye sesi geldi.
Zeynep annemin ayağını gıdıklamış, Tolga da koltuktan tutup çekmiş , kadın yatarken düşürmüşler salonda, en ufaklıkta kadının tepesine çıkmış düşünce. Zavallım annem 2 gün zor bastı bacağının üstü
ne.
Aslında benim birde arada bahsettiğim teyzemin kızı var, oda 14 yaşında. Bizde çocuklara şöyle lakab taktık.
* Onur -- S
* Tolga -- M
* Zeynep -- L
* Hatice -- XL :)
Kısaca bazen böyle beden ölçüleriyle sesleniyoruz :)
Pazar günü annemde temizlik vardı, yardım için bir abla çağırdık, kardeşimde makina ile halı yıkamada en beceriklimiz ve bir günde anamın evi temizlensin diye oda yardıma gitti. Bende Onuru alıp bize getirdim. Tolga dan sonra hiç çocuk oyalamadığımdan, Tolga ilede uzun zamandır artık oyun oynamadığımızdan hayli değişik bir gün geçirdik. Tolga nın oyun hamurlarını birde oyun hamuru kalıplarını buldum, şekiller yaptık. Ben onlara puding yaparken onada tas tabak verdim kek yaptı aklınca. Bir sürü ufak araba bulduk uzun zamandır kullanmadığımız oyuncak sepetimizden onları tokuşturduk, vs. vakit geçti. Ama ne yalan söyliyeyim Onura 2-3 saatten fazla bakınca tüm 2. çocuk isteğim kayboluyor. Alışmışım artık, evimin işini yapmaya, iş yaptıktan sonra evin fazla dağılmamasına, oğlan odasındayken bende zamanımı istediğim gibi geçirmeye... Yorulmuşum valla dün erkenden uyudum akşam :)
Bu sabahta , dünden annemle anlaştık, benim sümüklü böceğim oğlumu sağlık ocağına götürecekti. Götürmüş , aradılar 10:30 da falan. Ben geceden ne ilaçlar verdiğimi yazıp anneme vermiştim, isimlerini unutur belki diye. Doktor yazımı okumuş , aynılarına devam demiş, annesi çalışıyor herhalde ben bu ilaçları yine yazayımda evde olsun demiş, bol bol sıvı alsın, ciğerleri temiz, önemli bişeyi yok ama 2 gün rapor vereyim iyice dinlensin demiş :) Tolga aradı sağlık ocağından gelince ;
- Annee , tatil 6 gün oldu, doktorda rapor verdi 2 gün dedi , pek mutlu.
Dedim birde ananene ver bakıym oda senin gibi mutlumu :)
Ama annem kardeşimle konuşmuş, pazartesi günleri Onur un babasıda evde izinli olduğundan pazartesileri babanneye götüründe bende bileyimki o gün Onur yok ona göre çarşı-pazar işlerimi halledeyim, Pazar ve pazarteside benim tatilim olsun demiş. Yani bugün Onur yokmuş, ee Tolga da artık büyük, anneme bir yorgunluk vermediğinden ananemizde pek mutlu, hatta pek güzel muhabbet ettiklerinden bana bugün arkadaş o, biz çok iyiyiz, sen sadece servise haber verde gelmesin dediler.
Aradan 2 - 3 saat sonra tekrar aradılar, beraber gidip fidan almışlar, birazdanda azıcık dinlenip, bahçeye inip fidan dikeceklermiş :)
Canım annem benim, hiç düşünmemek lazım bu veletler neden uykudan gözlerini açar açmaz, ananeme gidelimmi, gece orda kalalımmı diye sayıklıyorlar :)


