böğürtlengözlü oğlum benim

26 Mayıs, 2008

ÇOK ŞÜKÜR....


* Perşembe akşamı işden çıkıp eve gittiğimde öyle bir haber aldımkii, elim kolum hiç bir şeyi tutmadı, hevesim kaçtı, karnıma ağrılar girdi, gece sakinleştirici ilacımı alıp uyudum, hep ağzımda dualar oldu, 15 gün kalan düğün için hiç bir şey yapmadım, sadece haber bekledim.


* Geçen hafta Çarşamba gecesi eve gittiğimde, annem dayımın uğradığını, ertesi gün İstanbul a gideceğini, hazır araba varken kendisininde gitmek istediğini, İstanbuldaki akrabaların davetiyelerini elden vermek istediğini, teyzemdede 2-3 gün kalacağını söyledi. Anlam veremedim, teyzemden daha yeni gelmişti, üstelik hem Tolga daha iyileşmedi, evde yatarken neden bizi bırakıp gidecek diye düşündüm ama asıl gerçek aklımın ucuna bile gelmedi.


* Ertesi gün akşamüstü işyerinden evimi aradım kimse tel. açmadı. Annemi ve dayımı ceplerinden aradım , ikisininkide kapalı. Açıkçası korktum ve anneme çok kızdım. Hadi dedim bizi bıraktın, Dududa artık doğum iznine bile çıktı onu nasıl bırakıyor böyle, hem daha teyzemden yeni geldi amma canı gezmek istemiş dedim hep içimden. Sonra evimi bir kez daha aradım, kayınvalidem çıktı. Şimdi anneni geçirdik bizde Özdileğe girdik dedi. Afalladım, sonuçta annemi dayım gelip bizim evden alacaktı, Özdilek ne alaka idi ama diyorumya konduramazdım gerçeği.

Eve gittim işden çıkınca, baktım kayınpederim kapının önünde , senin oğlan ara sokakta futbol oynuyor dedi. Şaşırdım. Bizim sünnet çocuğu gymiş şortunu , tişörtünü maç yapıyordu hakkaten :) Tabi sokaktaki büyük abileride onu çok koruyorlardı (özellikle sünnet tecrübesi olanlar) sağolsunlar. Neyse, ben eve çıktım, kayınvalidem açtı kapıyı , nasılsın iyimisinden sonra, anneni biz terminale götürdük dedi. Eeee dayım alacaktı ne oldu dedim . Dayının arabası doluymuş başkalarıda sonradan çıkmı dedi. Allah allah annem o kadar niye coştuda otobüsle gitti dedim içimden ama kayınvalideme demedim. Sonra kaynanam, aslında söylemesi bana düşmez, ama annen sizden özellikle senden , düğün üstü moralin bozulmasın hemde daha şu hastalığını yeni atlattın, ilacını yeni bıraktın diye söyleyememiş ama , teyzenin göğsünde kist varmış dedi.

Beynimden kaynar sular döküldü o anda hayat durdu gibi geldi.

Annem geçen sefer yani bundan 15 gün önce falan gittiğinden farkedilmiş, hemen doktora gidilmiş, yapılan ultrason ve mamografi (nasıl yazıldığınıda unuttum) sonucunda biyopsi yapılmasına karar verilmiş. Biyopsi sonucuda Cuma günü belli olacak denilmiş. Annem bana ve hamile olduğu için Duduma söylememiş, bunları heyecanlandırmayayım şimdiden, sonuçta kötü bişeyse gelince söylerim ama yok değilse işallah zaten koca Bursaya yayarım neden gittiğimi diye düşünmüş. Bir gece önce Mehmet e anlatmış durumu, neden gitmek zorunda olduğunu.

Canım annem nasıl taşıdın o yükü, bide o yükünle bizim sünnet yükümüzü nasıl aldın omuzlarına bide benim nazlı cazlı oğluma baktın :(

O gece nasıl geçti bilemedim, yattım uyuyamadım, kalktım duramadım, tüm bildiğim duaları koca gece okudum durdum. Ya kötü çıkarsa diye kendimi onada hazırlamaya çalıştım, teyzemi düşündüm, moralinin çok bozuk olduğunu öğrendim ki bu hastalıkta en önemlisi moral, ama o şimdiden 6 kilo vermiş :( Kızını, yeğenimi düşündüm, erken doğum olduğu için yürümesi problemli ne kadar çok şükür kendi işini kendi görsede anneye muhtaç, orta 1 e gidiyor ve anneye çok ihtiyacı var, bu nalet hastalık herkese uğrayabilir , tedaviside var ama zorlu bir süreç , naparız noluruz diyerek o geceyi geçirdik.

* Cuma günü sırtıma giydiğim kazak yırtıldı sabahtan, bende Mehmet i arayıp bana dolaptan kazak getirmesini istedim, bu arada annemin benim haberim olduğundan haberi yok, tam Mehmet bana kazağı getirdiği saatte Mehmet i aradı annem. Benim kalbim gümbür gümbür, telefona yanaştım iyice, sonuçların Pazartesi gününe kaldığını söyledi. Telefonu aldım hemen ve haberim olduğunu söyledim. Raporun biri yetişmiş ama biri pazartesiye kalmış, çıkan sonucuda vermiyorlar bile ikisi ile birlikte doktora girecekmişiz dedi. Vee sancılı 3 gün daha başladı.

* Cumartesi - Pazar hiç bir şeye elim değmedi. Düğünle ilgili hiç hevesim kalmadı. Ammaaa Allahın izni ilede iyi sonucu dedim bir alır isek kimse beni tutamaz düğünde , pistten inmeyeceğim. Bu arada bir haber daha gerçi teyzemin halinden sonra vereceğim haber devede kulak gibi. Benim elbiseyi diken terzide kadım hastalıklarından ameliyat olmuş ve bir haftadır dükkan kapalı :( Benim elbisede haber yok :( Offf üst üste oldu olan Allah hayır etsin.

* Veee zar zor geçen Pazardan günü akşamüstüsü eniştem aradı (ablamın eşi) hadi gelin bahçede mangal yapalım diye. Bizde gittik. Yavrum Dudum karnı burnunda ikide bir annemi soruyor, bişeymi var niye gitti diye , aynı zamanda ananemde ablamda kalıyor ve oda olayı bilmeyip sürekli şüpheli sorular soruyorlar, Ozi ile lafı hep değiştirdik. Gecede sabaha karşı 4 e kadar msn de Ozi ile konuştuk, iyi çıkarsa düğünde nasıl stres atacağımızı, tutki kötü çıkarsada moralimizi bozmayacağımızı, sonuçta illetin bizede geldiğini ama geldiği gibi geride göndereceğimizi konuştuukk durduk.

* Sabah kalktım, hep dua ede ede oturdum şirkette, hiç bir işin ucundan tutamadım, derkennn saat 12:30 gibi telefonum çaldı Ozi arıyor. Besmelelerle açtım telefonumu,

- Hadi geçmiş olsun deyince bir koptumki anlatamam, o sırada diğer telefonum çaldı annem arıyor, hiç korkma temizmiş, merak etmeyin dedi. Teyzeme verdi, bir ağlaştık telefonda konuşamadık, (ayy şimdi yine ağlamaya başladım ama sevinçten :)) Sonra ben acabamı üzülmeyeyim diyemi yapıyorlar diye sakinleşince tekrar aradım. Doktor, evet orada bir kistin olduğunu ama iyi huylu olduğunu , 15 gün sonra tekrar gelmesini ve onun çaresine bakacaklarını anlatmış, korkmayın bişey yok demiş. Yemin ettirdim,zaten ses tonlarından belli. Annem yarın en geç geliyorum dedi. Sonra Mehmeti aradım, ara annemi dedim. Az sonra tekrar aradım , bana bak bana yalan söylemiyorlar dime dedim, güldü. Yok bende şüphelendim ama valla yokmuş bişey dedi. Tuvalete gittim hemen çünkü iyi haberi alırsam ahtım vardı, ama ulu ortalık yerde olmazdı yapacağım şey :) Göbek attım, hemde nasıl varya attım göbecikleri :)

Arkadaşlar Allahın izniyle benim elbisemde biterse :) bir düğün yapacağım işallah tüm streslerimi tepişe tepişe atacağım :)

Allahım kimselere dermansız hastalık vermesin, çok şükür sağlığımız yerinde yaa gerisi vız gelir tırıs gider....


NOT : Bu arada bizim sünnet çocuğu böğürtlen okula başladı bugün zaten kaç gündür hep sokaklarda, ama hala psikolojik olarak sün.net kü.lo.du olmadan yapamıyor :)

21 Mayıs, 2008



* Pasta yarışmasına katıldığım pastam idi :)

* Paza.rtesi günü akşam üstü pansumana götürdük oğlanı. Daha sabahtan pansuman stresi tutmuş kuzumu. Babası onu almaya eve gittiğinde kopmuş artık ve ağlamaya başlamış. Bende işten çıktım, hastanede buluştuk. Pansuman odasına girdiğimde oğlumu yatağa yatırmışlar, bir bayan ayaklarından tutuyordu bile. Çok bağırdı, çok ağladı yavrum. Sanırım pansumanımız sünnetten daha zor oldu, çünkü en sonunda beni öldürdü. Bağımaktan kasıldı, absuruk şeyler söylemeye başladı,acildeki herkes başımıza toplandı. Aklım çıkacaktı birşey oldu diye. Amcasıda vardı yanımızda, amcasının adını sorduk, söyleyince rahatladım, düşünün o derece yani kötü kasıldı. Hadi iyice rahatlada öyle çıkalım derken, acilde koşuşturma başladı, tüm doktor ve hemşirelerin suratı değişti birden, hemen bizim perdeleri çektiler ve çocuğu çıkarın dışarı görmesin dediler. Bağrışmalar , inlemeler başladı az sonra. Oğlanı zar zor çıkarttık, yerler kan içindeydi. Bıçaklanma vakası gelmiş, herkes panik halindeydi.Allah yardım etsin ne oldular bilmiyorum ama durum kötüydü. Zaten kasılan biz iyice kasıl vaziyette eve geldik. Ağlaya bağıra oğlanı eve çıkardık. Çok şükür açık yaramız falan kalmadığından bize yeniden sargı yapmadılar. Bizde önüne evdeki bir plastik kabımı kapattık :) Sün.net k.ül.o.tları var bilirsiniz, ama oğlum acır diye giydirtmedi, zaten sabahtan beri çok stres yaptığından bende daha fazla kastırmak istemedim ve giydirtmedim. Gece nöbetine beni istedi :) Geceleri odasında birimizi nöbet tutturuyor, o gece ben ve annem nöbetteydik. Nöbetin adıda tas nöbeti :)Gece benim nöbetimde saat 3:30 civarı bir karın ağrısı ve mide bulantısı başladı bende. ASnnemi kaldırdım nöbete ben yattım. 2 saat uyuyup kendime gelince biraz yeniden nöbete geçtim. O gece öyle yarı uyur yarı uyanık geçirdik ama oğlan gayet güzel uyudu.

* Sanırım yine bir gün öncenin yorgunluğu ve stresi sebebiyle öğlen yemeğinden sonra yeniden bir ağrı saplandı karnıma mide bulantısıyla beraber. Kendimi WC ye zor attım, biraz çıkardım ve rahatladım. Akşam eve gittiğimde oğlan beni ayakta karşıladı, sünnet kü.lo.dunuda giymiş, gayet rahat yürüyordu. O gece yine tas nöbetine kalmayacağımız beni bayağı sevindirdi :) Gece babası gelince hadi biraz hava alalım dedik, Bur.sada Top.hane ye gittik ve çayımızı içtik, havada süperdi,havamızı aldık eve geldik. Gece nöbete yine beni seçti. Yatağının aşağısına yer yatağı yaptım kendime ve uyudum. Oda gayet güzel rahat uyudu. İşallah atlattık bizde böylece sünnet maceramızı ve sırtımızdan o yükümüzü attık .

* Şu an hafiften ağrım yine başladı sanırım mideyi sakat ettik bizde. Allah hayır etsin bakalım...

19 Mayıs, 2008

YU.MUR.TA.NIN SA.RI.SI ..... :)

* Kral yatağı yapıcam sana demiştim , yaptım :)


* Görmemişin oğlu sünnet olmuş misali kapısını bile süsledim.


* Ameliyathaneye giderken asansörde . (Allahım tüm yavrularımızı böyle güzel sebeplerden giydirsin o önlüğü üzerine)


* Olduda bitti maşallah ....

* Cuma gecesi annemin 2 komşusu,annem,ablam,kardeşim,halam,kayınvalidem ve ananem bizim evde toplaşıp yatak yaptık. O gün gündüzden bende aşırı bir yorgunluk ve dalgınlık vardı. Daha misafirlerin gitmesine yakın kafam çıldırtırcasına kaşınmaya başladı. Giderlerken bana, dudağının üstü ve gözlerin şişmeye başladı hadi yat hemen uyu dediler. Misafirler gittikten sonra oğlumun yanına gidip, ertesi gün bu işi bitireceğimizi, fazla acı olmayacağını , korkup kendisini sıkmamasını istedim. Başladı ağlamaya kuzum. Babası geldi sonra, o gece onunla yattılar. Benim sanki dilim büyüdü ağzımda, yüzüm kabarmaya ve şiddetli kaşınmaya başladım. Bir şeyin dokunduğunu düşünüp yoğurt yedim ve yattım.

* Cumartesi sabahı 9 da kalktım. Eşim beni görünce şok oldu. Aynaya bir baktımki , üst dudağım burnuma yapışmış, kaşlarım ve gözkapağım arası müthiş şişmiş. Naptın , benden habersiz bo.tox falanmı oldu deyip güldü, güldü ama aynı zamanda tırstık. Ama mecburen önemsemeyip, kahvaltı hazırladım hemen. Oğlumu uyandırdık, onlar babasıyla kahvaltı ederken , bende yanımıza alınacak eşyaları hazırladım, evden çıktık.

* Hastanede bize bir oda verdiler, cümbür cemaat, ananemden tutunda, yeğenime kadar oradaydık. Tolga ile beraber 12 kişi gelmişiz :) Mavi önlük giydirdiler oğluma. Resim çekindik bol bol. Sonra bir hemşire gelip oğlumu aldı yanımızdan ve ameliyathaneye indik. Doktor ameliyathaneye girdikten yaklaşık 15-20 dk. sonra çıktı, geçmiş olsu dedi. Baktım kuzumda yine hemşirenin elini tutmuş çıktı kapıdan. Tekrar odasına çıktık, doktor geldi, yapılacakları anlattı. Diğer odalarda sünet için sıra bekleyen aileler ağlayan çocuklarını alıp oğlumun yanına getirdiler, bir şeyin olmadığını görsünler diye. Gerçekten çıktıktan sonra yarım saat kadar süperdik. Az sonra ağrı kesici etkisi gitmeye başlayınca, bizde yaygaraya başladık. Doktora sorduk, vakti gelince sadece ağrı kesici şurup içirebilirsiniz, birşey yapamayız, deyince toparlanıp eve geldik. Evde bir saate kadar çok kötüydük. Çok ağladı, çok canım yanıyor, siz beni kandırdınız, hani acımayacaktı, Allahım neden ben, neydi günahım diye bağıra bağıra ağladı. Odaya ben ve babasından başka kimseyi sokmadı. Babası Tv kurayım odana dedi, kurdu ama onu bile açtırmadı. O ağladıkça benim şişliğim, kaşıntım arttı. Anladımki bende stresten, sıkıntıdan alerji oldum. Hemen bir alerji şurubu içtim. Yaklaşık bir saat sonra, ağrı kesicisini içince oğlumda sakinleşti. Televizyonu açtırdı, çizgi film seyrede seyrede bayağı bir rahatladı. Ve çok şükür bir daha ağlamadı. Akşamüstüne doğru uyudu, gece 11 civarı baktık, yatağından kalkmış, elbisesinin önünü tutarak yanımıza geldi. Ben saat 12 gibi yattım, annem ve Mehmet nöbetleşe oğlanın yanında oturmuşlar. Sabah 10 da anca kalkabildim.

* Dün daha iyiydik. Balkona çıktı, bilgisayar oynadı, ziyarete gelenler oldu derken güzel güzel geçirdik.

* Birde ilk gün ağlarken , esas bikere daha sünet olucam o zamanda çok canım yanacak , diye ağladığını duydum. Oğlum yok birdaha bitti işte dedim. Yaaa kandırmayın beni hani 8 Haziranda sünet var diyonuzya , deyince koptum artık. Kuzum düğün günüde sünet olacak sanıyormuş.

Dedik yok kuzum bitti, o gün bu acılarının acısını çıkarıcaz. Göbek atıcaz hep.

Anlatınca rahatladı. Şimdi herkese , ben bir daha sünnet olucam sanıyodum ama o gün oynayacakmışız diyor :)

* Bu hafta ananesi ile kalacak evde. Ben işe geldim, akşamüstü pansumana gçtürücez, hayırlısı ile onuda atlatınca bayağı bir rahatlıycaz.

* İşte böyle arkadaşlar, çok şükür atlattık, darısı sizlerin başına.


14 Mayıs, 2008

MUTLU YU TANIDIM , MUTLU OLDUM ...

* Hep hoşuma gitmişti başka bloglarda , tanışma yazılarını okumak. Acaba nasıl bir duygu, aylarca,senelerce onca şeyi paylaştığın, yazılarınla destek olduğun yada gördüğün bir kişiyle yüzyüze gelmek diye düşünürkene, sayfalarda yorumlar hariç , msn dede görüştüğüm Mutlucum aradı telefonla ve akşam iş çıkışı bizim eve yakın yerde olacağını söyledi ve beni mutlu etti. Akşam iş çıkışı ani ve kısa da olsa görüştük kendisi ile. Kendisinede dedim zaten, resimlerde gözüktüğünden daha farklı, daha zayıf,daha narin gördüm kendisini. Maşallah gözlerinede bakmaya doyamazsınız, rengi çok güzel.
Değişik bir şeymiş uzun uzun yazıştığın kişi ile yüzyüze gelmek, (ona üşüdüm dedim ama sanırım hafif heyecan yaptım ve titreme geldi :))
Kırk yıldır tanışıyormuş gibiydik denir ya gerçekten öyle oluyor, belkide insan kendini yazarak daha iyi ifade edebildiği için gerçekten yazılarımızdan birbirimizi tanıyormuşuz gibi geldi. En kısa zamanda , daha uzun süreli fırsatlar yaratıp görüşücez işallah kendisi ile...

* Ev işleri son gaz devam. Daral geldi banada, belki yazdıkça sizede ama geceden geceye olunca bööyyllee uzuyor. Neyse bugün annem bende , Rabia ablada gelecekti evimi temizlemeye, son rötuşlarıda (yatağın üzerindeki huncun boşalması v.s.) işleride akşam yaptıkmıydı toplanıcam işallah. Cumartesiye ne kaldıki, ben çok korkuyorum, Allahım hayırlısı ile atlatmamızı nasip etsin.

* Cibinlik diktirdim Tolga ya. Bir ara kiralayalım diye düşündüm ama sünnet ile düğünün arası 20 gün falan olunca kiralasamda aynı hesaba gelecek diye düşünüp annemin komşusuna diktirdim. Akşam babası taktı cibinliği, oğlan pek mutlu, kral yatağım oldu deyip erkenden girdi yatağa :)

* Bu arada bende çok ilgilenemediğimden, havaların ısınmasından, oyuna düşmekten , ders konusunu hepten boşladık biz, sizler nasılsınız? Acaba içten içten sünetidemi kafasına takıyor bilmiyorum ama son 10gündür hele geçen hafta sinirlerimi iyice bozdu oğlan. Çok mutsuz,asabi,ağlak bir çocuk oldu. İnanın sadece diyorumki, hadi oğlum bir bakalım ne kadar dersin var (ki ona göre ayarlayalım), hemen ağlamaya başlıyor. Bir de bana dönüp , bak yine ağlatıyorsun beni diyor. Allahım ya, düşünün birde derse oturunca ne halde oluyoruz. Bazen öyle bir geliyorki, bir çaksam (asla yapamam sadece dilim söyler) bari canı acıycak ve o ağladığına değecek. Ama beni hakkaten bunalttı. Gündüz iş, gece resmen Çi.n Paz.arı, ne alırsan 1 Milyon dükkanı tarzında bir ev , yorgunluk, uykusuzluk, sinirleri zıplatıyor . Vurmadım, zaten zor vururum ben ama bağırdım çok, itiraf ediyorum ama çok fırsattan istifadeye başladı. Ya tv başında ya bilg. başında her hadi dersine bakalım dediğimde ağlayan zırlayan tip karşımda. İnanırmısınız, geçen gece bakalım ne yapacak diye gece 12:00 civarı hadi bakalım dersine dedim ve bana , daha değil anne sonra dedi :) O saaten sonra bile daha değil diyor ya.

* Elbisemin rengi değişti yine :) Bordoydu asıl modeldeki resmi, ama çok farklı tonlarda bordo var, ve tam tonunu bulamadık. Bende gümüş rengine döndüm. Ayakkabılarımı bile aldım . Hatta bu akşam provam var bakalım, nolcek.

* 79 a düşmüşüm:) İbre 80 den indi ya banada gaz geldi. Bi 75 yapabilsem. Ama ayak parmaklarımın 3 ünde sanırım nasır çıktı. Çok acıyorlar, hele biri küçük parmağımın dış kenarında çıkmış, bir yere hafif dokundursam bile ağlayacak derecede acıyor. Onun için çok yürüyüş yapamıyorum. Eczaneyide bir denk getiremedim, nasır bantı alıcam.

* Bizim evde şimdilik gelişmeler böyle.Cuma gecesi, halam,ablam,Dudu falan gelecek evde yatak süslemesi yapıcaz. Cumartesi sabahıda saat 10.00 da tıp merkezindeyiz. Bir süre yazamazsam diye söyledim, kendinize iyi bakın, bizede dua edin, oğlum çok canı yanmadan atlatsın, çabucak işallah...

Bir minik P.i.pi , hepimizi gerdi :))) (Aklıma böyle bir söz geldi şimdi...)

12 Mayıs, 2008

LAFI DÜZGÜN ANLASANA ...

Ya ben yanlış anladım , yada kız yanlış söyledi. Ölüyorum uykusuzluktan, bu işimin arasında bir pasta kalmıştı onuda yaptım :))
Yarışmaya anladığım ve size aktardığım gibi malesef 3 kişi değil 8 kişi seçilmiş :) Valla bilseydim girmezdim, sabaha kadar bir yandan evdeki işleri yap bir yandan pasta yap. Sonuç; kaf.kasın içinde (gerçi bayağı birşeyler vardı) hediye paketini kazan gel :) Bide o uykusuzluğun üzerine otur evde perde yıka ,kurut,ütüle :) Ay çok uykusuzum,ve bağlı olarak gerginim.Yarışmada 8 kişi pastalarını sundu, kesildi,yendi,ilk 3 belirlendi,kalanlara hediyeleri verildi. Tadamadım bile pastamdan :(
Vallahi gözlerim kapanıyor , çok yorgunum, yazamıyorum bile. Olssuunnn, hiç üzülmedim kazanamadım diye, sadece 1. kıza uyuz oldum :P Bide birinci ablamın 4-5 sene çalıştığı eski şirketten arkadaşı. Kaçıncı derecesiymiş. Zaten oradaki herkesle ahbapdı . 2. pastanın hakkı yendiya o kadına çok üzüldüm. Pasta pasta değil tabloydu,al vitrine koy yani.Zaten aşırı sinirlendi kadında belliydi halinden,bari üzerine yaptığım çiçekleri verseler çok uğraştım onlarla diyordu. 1. ise pastası servis yapılırken bile dağılan bir pastaydı.
Ne fesatım dime. Yok yok ama hakketen 2. pastaya yazık oldu.
Akşama kocaya attırayım telefonumdaki pasta resmimi, gösteririm. Bu arada çookk çektiler ama sanırım yayınlanmadı gazetelerde. Akşam haberlerde seyrettik, sadece 1 kişinin pastasını sunarken gösterdi. Ohhh canıma değsin o kadar salladı hediyesini ama 1. de çıkmamış televizyona :) ( Çok fesatlandım valla )
Neyse arkidişlerim, napalım yane, bişey kaybetmedik sonuçta, eğlence oldu, ama bu sıkışılığım olmasaydı bu kadar uykusuz kalmazdım 8 kişi arasından 1-2-3 ün saçileceğini bilseydim :)...

09 Mayıs, 2008

SON DAKİKA :)


Nassı yoğunum,nassı masamın üstü kağıt,ıvır zıvır dolu anlatamam, bide gelin-damat fuarı var ve fuar merkezi yakınya işyerime hatta karşımda oraya istiyorum gitmeye.
Ammaaa bu sıkışıklıkta yazmasam,haber vermesem çatlarım :) Şimdi beni kent meydanından aradılar :) Demiştimya pasta yarışmasına katılıciym diye. İlk 3 ün arasına girmişim :)))) Pazar günü pastamla birlikte bekliyorlar beni 12:30 da. Müracatımda pastayı orada yapacağımız söylenmişti, şimdi ise aradılar ve pastayı hazır evde yapıp götüreceğimiz söylendi. Valla sevindim dedim kıza, benim orada elim ayağım dolanır :) Bide bırak benim taraftarlarda gelecekti beni desteklemeye (Ozi,Dudu,çocuklar,annem,eşim :)) Gülmekten pasta neyin yapamazdım ben.
Yalnız 2 gece önce eniştemle konuşurken yarışmanın lafı geçti, oda bana fıkra anlattı , sizede anlatmadan edemiycim. Gerçi fıkramı, gerçek olaymı anlamadım ama olsun, zaten hayatlarımızda fıkra gibi , aman hep öyle olsun, hep sonunda gülelim.
Şimdi bir memlekette en güzel tuğla yapma yarışması düzenlenmiş. Herkes en güzel tuğlasını yapacak ve yarışmaya tuğlasıyla katılacak. Yarışma olmuş, birinci seçilmiş,ufak çapta ödülünü almış,mutlu olmuş. Ve o yıl yapılması planlanan çoook büyük bir inşaatta bilin bakalım hangi tuğlalar kullanılmış ? :)))
Hani yani bizim pastalarda Ka.fka.sın satışına çıkaracağı pasta olmasın gibilerinden anlattı. Ohhh dedim adamların pastası nerdeee, benim pasta nerdeeee.
Yaaaa işte böyle , bu arada sizin desteklerinizle , fevkaladenin fevkinde gaza geldim, canım arkadaşlarım benim, hadi arada içinizden iyidileklerde geçirin , bide 1. olayım :)
Gazeteye felan çekerseler , haber verürüm, haydi kalın sağlıcakla, öpüyorum hepinizi....

01 Mayıs, 2008

İŞTE BENİM KREASYON...

*Bir tavukçu amcamız var bizim. Minik bir dükkanda ekmek arası tavuk döner yapardı başlarda ve çok lezzetliydi. Eski iş yerimde her öğlen oradan tavuk alır yerdik. Bu vesileyle tanıdım kendisini. Şimdide işleri dahada büyülttü,hem kafe gibi bir yer hem tavukçu oldu. Neyse, bu amca çok şeker ama çok konuşkan. Dün sabah evden çıktım, işe geç kalmak üzereyeim, acele yürüyorum yani. Baktım karşıdan geliyor amcam, içimden dedim, şimdi günaydın desem uzun uzun konuşacak benle işe geç kalıcam, demesem ayıp olacak hem hoş değil. Hadi dedim, sabah sabah belki güleryüzle karşılaşırsam keyiflenirim. Karşı karşıya geldik ve aynen konuşma şudur ;
- Günaydın Amca, (tüm güleryüzümle)
- Günaydın kız (kız der bana hep:) napıyosu,işemi ?
- İyiyim sağol, işe gidiyorum, sende iyimizin ?
- İyiyim bende, sende maşallah bugünlerde şişmanladın (2 eliylede hani tombul işareti gibi yaparsın ya öyle yaptı)
- :( Hııı , hadi amca iyigünler...
Amca beni nasıl bozdu sabah sabah anlatamam. Ulen ben ciddi ciddi 3-4 haftadır rejim yapıyorum , ama amcada haklı henüz 3 kilo verebildim. Sabahları dolmuşla evin arası yürüyerek 10-15 dakika , evin oradan dolmuşa binsem 2-3 dakika ama ben yinede erken kalkıp yürüyorum, öğle aralarında 15 dk.da olsa yürüyorum,yemiyorum,içmiyorum , ama tartının ibresi bir takıldı 80-81 e ne 79 gözsteriyor,nede 82. 5 li çay, yok bilmemne söktürücü her şeyi deniyorum ama hala şişim. Birde kabızlık var 4 günde bir anca sökülüyorum. Bu kadarmı yavaş çalışır metabolizma yaaa.. O gün o moralle yürürken Ka.f.kas pasta.nesinin önünden geçiyorum, baktım tapteze ta.hanlı pi.deler. , az kalsın niyeti bozup giriyordum , her şeyden alıp öküz gibi yiyecektim, nasılsa yesemde alacağım altı üstü 2-3 kilo. Neyse , tuttum kendimi ama sinir oluyorum bu halime...
* Evde badana başladı bu gün. Dün geceden her eşyayı ortaya çektik,halıları kaldırdık, üzelerine örtü örttük. Eve giresim yok, nasıl toparlanıcam, üstelik gelen badanacıda eli ağır ve çok damlatıyor ama tanıdıkya sanki başka badana yapacak yok...
* Tolgaya yatak ısmarlandı, badanadan sonra gelecek. Akşam ananesine telefonda bana şu Çi.le.k in arabalı yatağı varya ondanmı aldın, ben onu istiyorum demiş. Annemde şimdi beni arıyor onumu alayım diye. İyi güzelde kullanışsızdır o dedim. Ev küçük,dolap yok bari bazalı olursa altına ıvır zıvır tıkarım, üstelik bu arabalı yatağı ne kadar kullanabilecek , kalkıp 5-6 senede ona yine yatakmı alıcaz, olmaz dime , bak işte yine kafam karıştı...
* Az önce ablam aradı, pasta yarışması varmış, girsene dedi. Güldüm ama girsemmi acaba , bakın size tüm pastalarımın resmini çekmiştim ya onları göstereyim. Sizcede gireyimmi :)))

- Bu belli olduğu üzere ilk gözağrım. Ş.ekerhamu.rlu ilk pastam,Zeynonun doğumgünü için, biz o kadar emek sarfedip pasta yaptık, üzerine oturttuğum bebğini aldığım için bana kızmıştı. Valla bu veletleri anlamak mümkün değil :) ( Resim buzdolabının içinde çekildi, dışarı çıkarınca pasta üzerindekiler hemen eriyordu :) O nedenledirki yanda poşet içinde patlıcanlarda çıkmış :))

- Eeee onu görünce oğluş dururmu, onada bunu yapmıştım. Aslında güzel değiller diğer bloglarda gördüklerimin yanında solda sıfır kalırlar ama onlar o güzel pasta resimlerini görmedikleri için benim yaptığım bu ön tamponu kazalı araba çok hoşlatına gitti :)


- Buda kocama... Üzerinde aslında 32 tane mum vardı. Canı çıktı hepsini üfleyene kadar :)


- Bu öylesine bir gecede yaptığım bişeydi...

- Şeker hamurumuz artınca Tolgişle beraber yaptık, üzerindeki mavili süslemeler ona ait.

- Tolga ya anaokulundaki doğumgününde yaptığım pasta. Panik hastalığımın ilk çıktığı zamanlardı o kadar özenmeme rağmen çok sıkıntı ile yapmıştım pastayı. Bir ara camdan fırlatasım gelsede yinede fena olmamış :)




- Geçtiğimiz yılbaşı pastası. Tadı süperdi yalnız, ama bol kalorili :)




- Buda aynı pastaya biri parmak atarken. Bakın yılbaşı pastası olduğu için yanda geceye özel tombala kartlarıda çıkmış :)


- Buda yine aynı yılın kurabiyeleri. Yalnız yiyince herkesin ağzı dili komik renkler almıştı :)




- Buda yine oğluşa öylesine yapılan bir model...

* Veee aşağıdakilerde en beğendiklerim. Sevgülüler günü kurabiye ve pastammmm...





NOTLAR :

1* Annem ve sülalem, yap yap bu pastaları n.a.h. zayıflarsın diyor, bende söz dinleyerek artık yapmıyorum :)

2* Pastaların pekçoğunun şekli , dizaynı başka bloglardan görülüp beğenilerek alındı isede yapımı belli olduğu gibi tamamen bana aittir.

3* Sizcede yarışmaya katılayımmı ? Kazanana tek taş hediye ediyorlarmış. An.neler günü için hazırlanmış yarışmada. Hem tektaşımı , hem anneler günü hediyemi kendim almış olurum :)