Dün akşam içimi yıllardır acıtan bazı şeyleri , bam telime 2 gecedir basılması üzerine patlattım eşime. Eşimi severim ben, çok severek evlendim zaten,hele son bir kaç senedir dahada ılımlıyız birbirimize. İlk seneler çok oldu tartışmalarımız. Ama sonra sonra durulduk,biraz serbest bıraktık birbirimizi yada larçlaşmaya başladık bilmiyorum. İlk başlarda ettiğimiz kavgaları, evliliğimize alışmadan Tolganın aramıza katılması, eşimin fazla pimpirikli olması (Tolga konusunda) ailesinin ve bizim arasında kalması gibi sebeplerdi hep tartışma konumuz. Neyse, asıl anlatacağım akşamki olaydı.
C.tesi gecesi annemlerdeydik akşam yemeğinde,terasta yemek yedik ve bol bol eğlendik, bir ara bir yerlerden laf açıldı, evliliğimizin ilk yıldönümünde Tolga nın 20 günlük olduğu geldi aklımıza ve gülüştük amma hızlıymışız diye. Sonra ben, Mehmetin yıldönümü gecesi elinde bir paketle eve geldiğini, benimde zaten sıkılmış olup, o loğusalık bunalımıyla paketi görünce sevindiğimi, heyecanla paketi açtığımı ve içinden bir kalıp helva çıktığını görünce (süt yapsın diye bana helva almış) çok bozulduğumu ve evde yalnız olsaydık o paketi kafasına yiyeceğini anlattım yine gülüşürken , eşim birden ;
- Sanki helva aldımda emdi çocuk süt dedi ve bana bir bakış attı.
Sustum gecenin tadını özellikle annemlerin yanında bozmak istemedim.
Eve geç saatte geldik zaten bende uzatmadım.
Pazar sabahı kahvaltı ederken kayınpederim aradı, piknikdelermiş, Bursanın zengin kuyumcularından biri K. Maraşlı , her sene bir piknik alanında yemek verirmiş öyle eşe dosta, bunlarda gitmişler ve alanın çok güzel olduğunu söyleyip bizide çağırdılar. Gidermiyiz dedi, hadi dedim o kadar aramışlar şimdi gidemeyiz desem olmaz. Aslında evde öyle çok işim vardıki. Çalışan insanım ben, mecbur işlerim için bir program yapıyorum, o günkü planım, geceleri uyku problemim yüzünden ütü yapamadığım için Pazar günü ütü yapmaktı ama hadi kimse kırılmasın diye gittim. Bizim (kendi anne ve babamın) 20 senedir arkadaşlık yaptığı bir aile var, kızlarıyla falanda yaşıtız ve sık sık birbirimize ziyarete gideriz. Bizim nişanımızda bu aile benim kayınvalidem ve kayınpederimle tanıştılar, memleketli olduklarınıda öğrenince samimiyetleri arttı.Pikniğe giderken yolda bunlarında piknikte birlikte olduklarını duyunca bozuldum ben. Yani zaten pikniğe başkalarıyla gitmişsiniz, yalnız olsanız hadi diyelim yanlarına arkadaş olalım yalnız kalmasınlar, hep beraber oturalım, o ailenin kızları damatları gelmemiş pikniğe yani bizim kafamıza göre insanda yok ne diye bizi çağırıyosunuz. Yada madem böyle bir plan var akşamdan arayın bende kendimi ayarlayayım.
Neyse bunlarıda geçtim, 2-3 saat oturucaz altı üstü hadi bozmayayım dedim. Bide benim içime dokunan benim babam bu T. amcayı çok severdi,nereye gitse onunla beraber gider gezinirdi. Şimdi babamın en samimi arkadaşını görünce benim içim cız ediyor , birlikte yaptıkları arkadaşlık geliyor aklıma, ama kimse bunu anlamıyor. Biz piknik alanına gittik zaten bende kendimi şartladım, madem buraya gidiyoruz ne olursa olsun tadını çıkar dedim içimden. Öyle sıkıcıda olmadı allah için, soncunda açık hava , küfür küfür esen rüzgar iyide geldi. Ama sanki gelmek istemeyen Mehmet efendiymiş gibi oldu. Bir surat bir tafra bir laf sokmalar annesine sinir etti beni. Bu T. amca Tolgaya böyle bir kumun tepesi vardı,
- Hadi tolga çık o tepeyede resim çekeyim seni dedi,
Tabi Tolga alışık değil tepelere çıkmaya düştü, elleri üstü kirlendi, sürünerek çıktı falan, gülüştük bizde kibar feyzo dedik. Mehmete baktım tam laf söyleyecekti, oğlum in aşağı üstün kirlendi diye, dedim sus çıksın,kıyafet getirdim değiştiririz. Babannesi ayrı terane , oğlum üstün battı diye bağırıyor. Allahtan amcası benim kafadan , annesine boşver kirlenmek güzeldir falan diyerek susturdu. O arada ufak kaselerde maraş dondurması dağıttılar. Geçenlerde Tolgaya Max dondurma alıp yedirdim diye bana laf sokan babannemiz Tolgaya ;
- Oğluumm koş bak dondurma getirdiler ye , diye seslendi.
Mehmet hemen atladı, sinirli şekilde yemeyecek o dondurmayı, neden yapılıyo belli değil, falan filan. Diğer tanıdığımız olan kadında
- Aman Mehmet bu kadar üstüne düşme, sen sanki pastörize sütlerle yapılan dondurmalarlamı büyüdün bırak yesin biraz zaten erimeye yüztutmuş dedi.
Mehmette ona , yok be N.. teyze zaten hastalığa meyilli bu çocuk , vaktinde emmedi etmedi deyince bu sefer tam döndüm ben.
Eve geldik, bu Tolgaya yemekten sonra yemek şartıyla Max dondurma aldı. Evde o sinirli Mehmetten eser yok, gayet mutlu bana şakalar falan yapıyor.Yemekten sonra Tolga salona geçince bende Mehmeti mutfakta yakalayıp;
- Bana bak dedim, iki gecedir (eskidende arada söylerdi) aynı şeyi söylüyosun, bir daha söylersen çok fena cıngar çıkarıcam dedim. (haberi yoktabi ne dedim diyor.)
Herkesin içinde bu çocuk emmedi diyosun dedim ve benim nasıl içimi acıttığını bilmiyosun. Emdide benmi vermedim sütümü, sütüm geldide benmi emzirmedim. 32 günlüktü Tolga, benim babam kalp krizi geçirdi 10 gün yoğunbakımda yattı, yinede emzirdim. 52 günlüktü işe başladım, öğlen olup babannesi hadi gel diye tel açtığında bazen işim oluyodu hemen gidemiyodum, işimi halledip koşa koşa dilim bir karış sokakta yemek yemeden 5 kat yukarı çıktığımdada ya Tolga uyumuş oluyodu yada babannesi karnını doyurmuş oluyodu,yavaş yavaş zaten sütüm gitmeye başlamıştı, benim öyle aylarca iznim olupta evde sakin kafa oturupta süt yapan şeyleri yiyip içerek emziremedim oğlumu, oğlum 2 aylıktı babam yine kalp krizi geçirdi hastaneye acil yatırıp ameliyat ettiler 17 gün yoğubakımda makinelerle yaşadı, 2,5 aylıktı Tolga ben babamı kaybettim,sen nasıl acı yaşadığımı biliyomusun, nasıl içimin yandığını biliyomusun, sütmü kalır o acıdada bana emzirmedin deyip duruyosun diye hem ağladım hem bağırdım.
Bende de biliyorum emzirmenin önemini, bende isterdim emzirebilmeyi , sen babaysan ben anneyim lütfen hepiniz bunu kabul edin , Tolga çok büyük şanssızlığa denk geldi, bende 4 sene anlayamadım bebeğimden hiç birşey , anneliğimin en güzel zamanlarında ben babamın acısını yaşadım dedim.Artı bunun üzerine senin bilmediğin aman sen üzülme diye yaşadığım çok şey var sana anlatmadığım, bu Burcu boşu boşuna dellenmedi hiç düşünme neden bu ilaçları içtiğimi dedim. Üstelik benim sütüm Tolgaya doğduğundan beri yetmedi, en baştan beri çocuk doymuyordu ve mama takviye ediyorduk, yetmedi işte olmadı benim öyle fazla sütüm sende bunu biliyosun, göğüslerim 2 kere yara oldu, kan akıyodu artık ucundan , canım nasıl yanıyodu yinede emzirdim, göğüslerimden kan akarken silikon meme ucuyla emzireyim dedim yara geçene kadar ,üstelik çocuğun ağzına kan geliyodu diye bile laf ettiniz , yok alışınca memeyi ağzına almazmış diye.Ben diyorum ama o hala aynı yerde, yok o açık dondurmalar zararlıymış. Pastörüze dondurma olsa ne olursa olsun bişey olmazmış. Öylemiii dedim, peki o zaman geçen gün Tolgaya dondurma yedirdimde balgamlı öksürüyo dondurma yedi diye böyle oldu deyip neden bana yazıklar olsun sana deyip kızdın dedim. Sen nasıl dondurma yedirdinki diyo bana. Sokaktan alıp vermedim ,yedirdiğim Max dı dedim. Üstelik 15 dk. dışarda beklemişti dedim. Ama o zaman daha hastaymış. Ne hastası be boğaz enfeksiyonu olmuştu, geçmişti, ilacı bile biteli bir hafta olmuştu, üstelik dondurma balgamlı öksürük yapmaz dedim. Kendini haklı çıkrmak için alakasız konulara falan girmeye başladı, ben arkamı dönüp balkona çıktım. Sonrada küçük odaya girip ütü yapmaya başladım, o hırsla bütün ütüleri hatta balkonda kurumaya yüz tutmuş çamaşırları bile alıp ütüleyip yeniden balkona astım :) Bu akşam çamaşırları toplarken ütülüleri hemen katlayıp koyacam dolaba , iyi oldu :) Tabi bu arada beyefendi bana dondurmalar getirdi, yok saat geç olmuş yorulmuşum hadi yatayımmış falan filan demelere başladı ama benim sinir hala tavanda olduğu için hiç bakmadım yüzüne. Ama şuda bir gerçekki, rahatladım. Bilsin yaptığını.
Hani derlerya ağlamak güzeldir, güzeldir tabide ama söylemek daha güzeldir, söyledim rahatladım.
Hatta burayada yazdım dahada rahatladım :) Okuyanlar umarım sıkılmamışsınızdır, ama napayım sizde olmasanız kime anlatıcam içimdekileri .....