Bir ay olmuş hemen hemen yazmayalı, bana göre su gibi geçen, sanki daha 1 saat öncesiymiş buraya yazdığım gibi gelen koskocaaa bir ay. Dediğim gibi zaman çok çabuk geçiyor bana bu aralar. Yok bir sıkıntımız çok şükür, benim için en önemlisi olan sağlığımız yerinde . Nerelerde olduğuma gelince , buralardaydım aslında, hep aynı rutin şeyler vardı hayatımda. Belkide ondan yazmak istemedim, istediğimdede yazamadım. Bir halsizlik bir ruhsuzluk vardı hep içimde.
Geçen bir ay içinde neler olduğuna boşverelim, son 1 hafta içinde olanları anlatmak istiyorum sizlere sıcağı sıcağına. Olay olalı 1 hafta olmuş ne sıcağı demeyin, daha 1 saat bile olmadı ben öğreneli. Şu an tepkisizim, nasıl yapmalıda olayı çözmeli bilmiyorum ama sanki durdukça dahada çok soru oluşuyor kafamda ve karışıyorum. Burası oğlumun yaptıklarını anlatmamdan çok benim paylaşım yerim oldu, heee işin düştüde yazıyorsun demeyin bana. Sizlerden gelen her fikir benim için önemli ve hep öyle oldu. Kanaatimce sorunumuz için bir bilene danışmamız lazım. Bakın sizede anlatayım olayı, dinleyin ...
Sorun , oğlum.
Evvelki Cuma günü okulda veli toplantısı yapıldı. Toplantının amacı sınıfa alınacak bilgisayar ve projeksiyon ile ilgili para toplanması falandı. Toplantı sonunda her anne gibi sinir olduğum halde bende öğretmenin başında oğlumun durumunu sormak için bekledim. Nihayetinde 15 gün ara tatil, ardından gelen 2-3 günlük kar tatili falan derken yeni döneme başlayalı 15 gün kadar olmuştu ve tatil ardından oğluş ne halde , toparlanabildimi diye merak içindeydim. Oğlumla ilgili son zamanlarda yaptığım gözlemde, okuma hızının çok yavaş olması, konuşurken kekelemeye başlaması, lafını çok uzatarak anlatması, konuşurken aralara sürekli , eeeee, şeyyyy, ıııı gibi anlamsız sözcükleri koyması, hadi bir bakalım dakikada ne kadar okuyorsun dediğimde hepten panikleyip hiç okuyamaması ve bunun üzerine sinirlenip ağlaması gibi sorunlarımız vardı. O günde öğretmene , oğlum nasıl derken, öğretmen bana dönüp son zamanlarda Tolga nın konuşması evde nasıl, kendini artık çok zor ifade etmeye başladı, konuşması çok yavaşladı, tenefüste bana bir şey soracaktı inanın 5 dakikada söyleyebildi deyince sorunun büyüdüğünü gördüm. Benzer şeyleri benimde farkettiğimi söyledim. Öğretmende okuma hızının çok yavaş olduğunu, bu yüzden geç okuduğu için geç anladığını ve sınıf seviyesinden düştüğünü anlattı. O gün işe geldikten sonra ilk yaptığım oğlumun doktorunu arayıp, merkezde bulunan pedagogdan nasıl randevu alabileceğim oldu. Akşam olunca babmıza durumu anlattım. Oda öğretmeninin dediği gibi önce problemi 1-2 hafta içinde kendimiz çözmeye çalışalım dedi. Tatilden sonra Tolga evde bilgisayar ve tv seyretme saatlerini düzene sokamamıştık. Zar zor 1 saat içinde dersini yapıp doğru bilgisayar karşısına geçiyordu. Hemen düzeni değiştirip, okuldan geldikten sonra bir müddet dinlenme, arkadan biraz ders, yemek yeme , kalan dersi tamamlama ve her gece en az 10 sayfalık bir kitap okuma klasik sistemimiz haline getirdik. Arta kalan zamanlarda , arkadaşınıda eve çağırıp oynadı,babasıyla veya benimle gezmeyede gitti, saatine uymak üzere bilgisayarda oynadı. Ve sanırım 1 haftalık bir sürede bile gelişme gösterdik. Annemlerle Pazar günü görüştüğümüzde annem, ablam falan bayağı bir gelişme olduğunu gördüler. Zira Tolganın konuşma bozukluğunun , ilk kelimeyi söylerkenki kekelemelerin onlarda fazlasıyla farkındaydılar.
Benim düşünceme göre oğlanı 1 hafta daha kadar gözlemleyip , öğretmeni ile görüşüp , sınıftaki tutumunun değişip değişmediğini sormaktı. Hafta sonu ödevinin arkasında sınıfa alınacak eşyalarla ilgili öğretmeninin notu ve parayı ne şekilde ödeyebileceğimize dair kendisi ile irtibata geçmemiz gerektiği yazıyordu. Bende dün gece öğretmene telefon açıp bu para konusunda konuşmak istedim. Konuşmamızı yapıp telefonu kapatmak üzereyken öğretmenimiz bana ;
- Sizinle bir ara görüşüp Tolga hakkında konuşabilirmiyiz dedi.
Bende hemen müsaitse yarın gelebileceğimi söyledim ve bugün 12de okulda buluştuk. Öğretmeniyle buluşacağımdan oğlanın haberi yok, telefonlaştığımızı bile duymamıştı zaten.
Benim koca gece kafamdaki düşünceler, işte okuma hızının çok yavaş olduğu, sınıf seviyesinden bayağı geri kaldığı gibi şeyler söyleyecek diye düşündüm. Bugün öğlende buluştuk öğretmenle , kantine geçip oturduk. Meraklı gözlerle ona bakınca ilk söylediği;
Tolganın derslerinde hiç bi problem yok. Eee peki sınıftaki uyumundamı sorunlar var dedim. Hayır, arkadaşlarıyla gayet uyumlu, elinden geldiği kadar sınıf kurallarına uyan son derece saygılı bir öğrencim dedi.
Şimdi öncesinde size şunu anlatayım. 1. dönemin ortaları gibi, Tolga Y. isimli bir arkadaşı ile aynı sırada oturdu ve aralarında güzel bir dostluk başladı. Bana evde okulda Y. ile birlikte yaptıklarından, tenefüste oynamalarından, yapıp yanına götürdüğüm beslenmesini onunla paylaştığından falan bahsetti hep. Sonra sonra Y. nin annesinin öğretmen olduğundan, onu okulda herkesin tanıdığından, kantinden hep bedava alışveriş yaptığından bahseder oldu ve bu bende rahatsızlık uyandırmaya başladı. Bir gün , montunda çamur iziyle geldi, noldu dedim. Düştüm , Y. beni itti dedi. Ama şakasına oldu yok bir şey dedi. Ah ah ne yapayım ben o y. yi gibilerinden laf ettim ben, oğlumda , anne bişey yapamazsın onun annesi öğretmen , onu herkes tanıyo diye tepki verdi bana. Bende , bak oğlum annesi öğretmen olabilir ama bu onu sizden farklı kılamaz, sanmıyorumki öğretmeninde ona karşı farklı davransın gibilerinden uzun bir konuşma yaptım. Sınıfta herkesin eşit olduğundan, (benim halamda öğretmen ve oğlu ile Tolga çok güzel bir arkadaşlıkları var. ) halamın oğlu D. ninde annesinin öğretmen olduğuınu ama bunun hiç bir şeyi değiştirmendiğinden falan bahsettim. Bir süre sonra baktım öğretmen Tolga nın yerini değiştirmiş. Neden çokmu konuşuyordunuz dedim, yook falan dedi ama açıkçası evdeki Y. sözleri yavaş yavaş azalınca bende biraz rahatladım. Birde geçende bana Tolga artık sınıfta bir sevgilisinin olduğunda ama aramızda kalmasını istediğinden bahsetti. Bende oturdum güzelce birlikte neler yaptıklarını neler paylaştıklarını anlattım ve sonuç olarak sınıftaki tüm kızların onun arkadaşı olduğundan sadece belki sevgilim dediği Ç. nin onun için biraz daha özel olabilecveğinden ama sevgili olmanın henüz erken olduğundan falan bahsettim. Oda bana yeniden Y. ile birlikte oturmaya başladıklarından hatta dün Y. ile sevgilisi Ç. nin oğlumu paylaşamayıp kollarından çekiştirdiklerinden falan bahsetti ve gülüştük.
Meğerse bizim kanka Y. lerin evindede bir Tolga fırtınası esip duruyormuş sürekli. Artık annesi çok merak edip beni arayacakmış, sonra durumdan öğretmenimize bahsetmiş. Y. ailesine;
Tolga lar çok zenginlermiş, onların havuzlu evleri var, ben gidip onlarda 7 gün kalıcam, Tolgayı okula limuzinle şoförleri bırakıyormuş, şoför başına (filmlerdeki gibi tarif etmiş) kasket takıyormuş, o ne isterse annesi alıyormuş, babası ona hergün spıder men hediye ediyormuş gibi bir sürü şey anlatmış. Öğretmen bana bunları anlatınca ben şok oldum. Dedim, oğlumun hayal gücünün kuvvetli olduğunu biliyordum ama inanın bu kadarını bilmiyordum. Tolga da bana Y. yi şu şu şu şekilde anlatıyor deyince öğretmenimizin ilk fikri, Tolganın , Y. nin annesi öğretmen olduğundan onu gözünde fazla büyüttüğünü, ve kendinide ona karşı bu şekilde tanıttığı oldu.
Y. bu sefer ailesine karşı agresif olmaya başlamış, bir şey isteyip almadıklarında , ama Tolga nın ailesi alabiliyor gibi sert tepkiler vermeye başlamış çocuk.
Öğretmene Tolga nın gözünde Y. yi anlatınca, hafif tebessümle birlikte demekki Y. yi gözünde büyüttü , aslında sınıfta 1 değil 3 öğretmen çocuğu var ve emin olun o çocukların avantajlarını sınıftaki hiç bir çocuğuma yansıtacak şekilde asla davranmıyorum. Mesela sınıfta şeker hastası bir öğrencim var ve hastalığı ortaya çıktığından beri bir naz bir kapis gidiyor ama asla onuda ayrıcalıklıymış gibi davranmıyorum. Bu konuyla ilgilide ben Y. nin annesiyle görüşürüm, ama lütfen siz Tolga ya benimle görüştüğünüzü söylemeyin. Ben dün Tolga ile bir görüşme yaptım, acaba Tolga mı bu şekilde anlatıyor yoksa Y. mi bu şekilde hayal kuruyor diye. Ona nerede oturduğunuzu, okula nasıl gidip geldiğini falan sormuş. Tolga da hep doğru cevaplamış hatta öğretmeni adresi sorduğunda , ben size daha önceden vermiştim ya demiş. Öğretmen biraz daha birşeyler sorunca; Yoksa siz Y. ilemi konuştunuz ama bu bizim aramızda bir sırdı demiş.
Offf Allahım o küçücük kafalarında neler neler üretip , neler neler kafalarına takıyorlar. Öğretmenle konuştukça evde oğlumun davranışları gözümün önünden geçti tek tek. Mesela biz doğumgünü yaza denk geldiğinden geçen yıl anaokulunda ona içinde kalmasın diye arkadaşları ile parti yaptık. Tabi bu senede lafını etti. Bende artık büyüdüğünü bu okulda böyle bir şey yapamayacağımızı , ama yaza arkadaşlarını evimize davet edip burada kutlayabiliceğimizi söyleyince havalara uçtu ve her seferinde bana , ne zaman davet edicez demelere başladı.
Yani diyeceğim bu eğer safça söylenen bir yalan olmasaydı, Tolga arkadaşlarını özellikle Y. yi evimize davet etmek istemezdi.
Öğretmenine evde Y. konusu açıldığında , hadi arkadaşını ve annesini evimize davet edelim bende tanışayım falan diyeyim bakalım ne tepki verecek dedim, ama hemen sonra bunun yanlış bir fikir olduğu aklıma geldi. Bana göre Tolganın anlamsızca ve bilmeden, kasti olmadan söylediği yalan Y. tarafından öğrenilince bu seferde oğlumun rencide olabileceği aklıma geliyor.
Yukarı tükürsen sakal , aşağı tükürsen bıyık gibi oldum. Bizim zamanımız olsa , ben böyle bir şey yapsam annem eminim gelip bana niçin böyle bir yola başvurduğumu şak diye sorar bide kızardı. Ben ise şimdi oğlumun duygularını incitmeden nasıl çözebilirz diye kafa patlatıyorum. Malesef babamızda bu hafta turda. Akşama ona tel. açıp durumu anlatıp sanırımda en kısa zamanda bir danışmandan yardım alıcam. Öğretmenin dediği gözlemleyelim, tamam olur , belki oğlum bir daha böyle bir şey yapmayacak, Y. zamanla bizim bizim hayalimizde bile göremeyeceğimiz şekilde yaşadığımızı içine sindirecek, ama ya sonra , bu işin hayal olduğu ortaya çıktığında Y. Tolga ya nasıl tepki verecek vs. vs. vs.
Kafam allak bullak arkadaşlar, belki yine içinizi kararttım, ama olayları sizlerle paylaşmak istiyorum ki , çocuklarımızın kafalarında her an her şeyi üretebildiklerini görelim diye. Gelişmeleri mutlaka paylaşacağım sizinle. Uzun bir yazı oldu yine ama kısacıkta anlatılamazdı bu. Görüşürüz tekrar....