EVDEYİM MUTLUYUM...

Tamda yukarıdaki hallerdeyim şimdi. Meğer ne kadar özlemişim evde oturmayı, sabah çalan zil sesi ile uyanmamayı, koştur koştur otobüslere yetiş, 1 saat yol git, akşama kadar çalış, akşamüstüne doğru evde yapılacakları planla, yine koştur koştur eve gel, v.s,v.s... Ama şuda bir gerçekki işyerinde internete girip sayfama yazmaya ve sizleri okumaya daha çok vaktim oluyordu. Gerçi şu an yıllarca bir yere tıkılıp birden serbest kalan deli danalar gibiyim :), hergün biyerlere atıyorum kendimi, atıyorumki yarın öbürgün işe başlarsam , tüühh şunuda yapmamıştım demiyeyim diye.
Bayramdan 1 hafta önce ayrıldım işden, o haftayı pek anlamadım, bir gün oğlana 3 dersti, öğleden sonra evdeydi, ertesi gün öğretmen izinliymiş, çarşıya falan çıktık, son 2 günde evde temizlik yaptım geçti gitti.
Ertesi hafta , yani bayram haftası, arifeden teyzemler geldi burada geçirdiler bayramı. Bayram sabahı hep beraber yine adetimize devam diyerek ananemin evinde aldık soluğu, bu kez kayınvalidemlerde geldi bizimle onlarda kesti, allah kabul etsin. O haftada evde mayışarak geçirdik.
Geçen hafta Çarşamba sabahı, oğlan üşüyorum diyerek uyandı zaten yanakları al al olmuş görünce anladım bir terslik var. O gün yollamadım okula zaten çıkamadı yataktan. Öğleden sonra ablam ve 2 komşusu geldiler oturmaya, ışık tutarak oğlanın boğazlarına bir baktık bembeyaz, hemen dedesini çağırıp hastaneye gittik, tahminimiz gibi antibiyotiği aldık, bide ateş düşürücü iğne olduk çıktık. Tam 4 gün ateşli yattı , pazar günü ateşi düştü, dün okula başladı ama hala o yorgunluğuda atabilmiş değil üzer,nden. Bide pek bi mız mız oldu, toparlar umarım kısa zamanda.
Bu arada acayip uyuyorum, resmen acısını çıkarıyorum, sabahları 11-11:30 da zor kalkıyoruz, beni bırak oğlanda acayip uykucu oldu, hele hasta olduğu günlerde 12 de kalktık:) Tabi hal böyle oluncada aşkamları ben 3-4 civarı uyuyabiliyorum, ama çok düzensizleştik, ve kendimizi toparlamak lazım, bu kadar şımarmak yeter, sabah geç kalkınca apar topar kahvaltı ve soluğu okulda alıyoruz. Nihayet bende o eşşek yükü gibi çantaları diğer anneler gibi sırtıma yükleyip bide elime beslenme çantasını alıp, oğlumun elinden tutup sırasına götürebiliyorum, ama hala velilerle pek bir diyolog kuramadım :) Geçenlerde annemden dönüyorum, oğlanı çıkışta alıcam ama daha çıkmasına yarım saat falan var, eve gitsem gittiğime değmeyecek, bari bende okul bahçesinde oturayım nasılsa kimse yoktur dedim ama bahçeye bir girdim, bahçe dolu, veliler son gaz muhabbette, ana dedim milletin işi gücü yok yarım saat önceden gelip muhabbet ediyorlar,konuşulan konu ise hep aynı, benimki sınavdan şunu aldı, seninki ne aldı ?
Gündüzleri oğlanı bırakıp bazen ablama , bazen kardeşime, bazen anneme, bazende eve gidiyorum. Evde haftada bir şöyle dip bucak temizlik yapıyorum, öyle kendimi kasmadan, aheste aheste. Sonra saat 4 gibi bende buzdolabından malzemelerimi çıkarıp hem yemekteyiz izliyorum hem yemek yapıyorum, yine kendimi kasmadan yavaş yavaş. 17:35 gibi evden çıkıp oğluşu alıyorum, o çok mutlu bu durumdan.
İşte böyle arkadaşlar, şimdilik bu evde olma olayı bana acayip güzel geldi, sonrası için bişey diyemiyorum, büyük konuşmak istemem ama sanırsan uzuuunn bir süre sıkılmam bu ev halinden ama malesef şu şartlarda çalışmam lazım. Yeni iş ile ilgili arkadaşla görüştüm ve tahmini Ocak 15 gibi çağıracaklar beni. Bakalım son haftaları iyi değerlendirmek lazım...
