DOKTORA GİTTİM NİHAYET
* Geçen hafta perşembe gecesinden beri kendimi yeniden kötü hissetmeye başlayınca artık gidip bir yardım almaya karar verdim.
* Cumartesi günüm gündüz bile sıkıntılı geçti, Tolgayı alıp ablam Oziye gittik. Apartmanlarının güzel çimenli bir bahçesi var, Tolga çimenlerde yuvarlandı hep, akşamüstü annemler ve Mehmette geldi bahçeye hemen hemen 8 e kadar oturduk orada, eve gidip yemek yedikten sonra ben koltukta uyuyakalmışım , iyide oldu gecede güzel uyudum.
* Pazar günü Teyzemler burda olduğundan onları gezdirmek için ananeme gittik. Akşamüstü yine hep beraber Mudanyaya gidip 2 saatliğine güzel güzel temiz hava aldık, dönüşte ananemin bahçesinde mangal muhabbeti yapıp geceyi orada kapattık , kendimi biraz kötü hissedince tansiyonumu ölçtüm yine 15 - 9 çıkınca panikledim. Ama gece uykum yinede fena değildi.
* Pazartesi günü artık gitmeye karar verdiğim doktorun muayenehanesini arayıp randevu almak istedim, ayın 1 ine randevu verince bende bana bu doktoru tavsiye eden arkadaşımı aradım. Bu arada Mehmet bir haftalığına tura çıktığından geceleri evde nasıl yalnız kalıcam korkusu daha gündüzden bastı bana. Neyse arkadaşım doktoru cebinden arayıp durumumu bahsetmiş, 1 hafta sonraya randevu verdiklerini ama benim huzursuz olduğumu söyleyince doktorda o zaman ben yarın hastanenin polikliniğinde görevliyim oraya gelsin orada bir bakalım demiş.
* Pazartesi günü Tolgamın okulu tatil olduğundan onu annemde ananemde kaldığından oraya bıraktık, geceside dedemin 52. gece mevlütü okunacağı için iş çıkışı bende oraya gittim. Mevlütten sonra Mehmette evde olmadığı için beni salmadılar eve, annem okullar yarında çocuklara tatil bırak Tolgayıda bir gün daha ben bakayım oda dinlensin deyince orda kaldık gece.
* Salı sabahı Ozi ile birlikte Devlet Hastanesinde görevli doktoru bulduk, tabi kapısının önü acayip kalabalık bizde randevusuz hasta olduğumıuzdan utana sıkıla odasına girip kendimi tanıttım, arkadaşımın dün onu aradığını,onunda bugün için bana hastanede bakacağını söyleyince , tamam o zaman aşağıda in kaydını yaptır gel biz çağırıyoruz burdan hastaları tek tek dedi.
* Aşağı danışmada kuyruğa girip kaydımı yaptırmak istediğimi söyledim,meğerse benim hasta tanıtım kartı çıkarmam gerekiyomuş, tekrar ayrı bir kuyruğa girip hasta tanıtım kartımıda çıkarıp, diğer kuyruktan kaydımı yaptıracaktımki, sıra bana geldiğinde suratsız memur kız ben seni neye göre kayıt yaptırıcam, doktorunun kağıt vermesi gerekirdi deyince tepem attı, yürü dedim Oziye biz bu işi yapamıycaz, 1 hafta daha sabredip giderim adam gibi bayılırım parayı adam gibi muamele görürüm.Neyseki Ozi ikna etti beni çıktık tekrar yukarı doktorun yanındaki bayandan kağıdımızı aldık bizi doktorun gönderdiğine dair, kağıt dediğim minicik kare bir kağıda kaşe bastılar o kadar. O kağıtla tekrar kuyruğa gittim ve girdiğim kuyruk yine suratsız memur bayanın kuyruğuna denk geldi. Al dedim getirdim kağıdı, yaptı işlemleri şimdi doktora çıkacaksın dedi. Sağol dedim içimden ben çıkıp eve gidecektim. Gerçi verdiğim kağıtta psikiyatri bölümü yazınca anlatma ihtiyacı duydu belki.
* Polikinliğin kapısında beklerken , diğer insanları görünce aslında kendimin gayet sağlıklı olduğumu hissettim birden. Yanımda bir bayan oturuyordu, sürekli yelleniyordu, sıkıntı geliyordu herhalde, en sonunda dayanamayıp bana;
- Sen misin hasta dedi,
Evet benim dedim
- Kime geldin dedi;
2 doktorum polikinliği yan yanaydı ve benim doktorun adını söyleyince,
- Ben bilmem kaç yıl hastanede yattım, o kadar çok doktorlara gittim,en sonunda bu doktora denk geldim ve bana , ben seni ayağa kaldırıcam dedi ve bak şimdi çok iyiyim sakın bırakma doktorunu dedi bana.
* İçeriden benim adım okununca içeri girdim, baktım arkamdan Ozide geldi yanıma.Doktora durumu anlattım, bu sıkıntının nasıl ,hangi gece geldiğini,ondan sonraki ruh halimi, acile gittiğimi,arkadan kardiyolağa gidip girdiğim testleri ve bir şeyin çıkmadığını. Oda bana sorular sordu,işte ölüm korkun varmı,tedirginliğin ,uykusuzluğun falan filan gibi. Doktora kendimi gündüzleri iyi hissettiğimi,çalıştığımı ve genelde yazılan ilaçların ağır olduğunu (yeşil reçeteli olan bir ilaç var meşhur) istemediğimi söyledim. Ama ben sana onu yazdım , bunu içmessen durumun ilerler ve sonra çabuk iyileşemezsin,ama çalıştığın için hafif dozlarda yazıyorum ve zaten sen kendini bir hafta kadar kısa bir süre sonra iyi hissedeceksin ama 1 ay ilacını kullan ve1 ay sonra mutlaka kontrol edelim seni dedi. Ben bu arada bu sıkıntının bana belli bir birikim sonucu olduğunu düşündüğümü söyledim. Oğlumu ben yetiştiremedim dedim ve zıırr yine koptum başladım ağlamaya, neden dedi, çalıştığım için babannesi,ananesi baktı diyebildim ama konuşamadım yaa ve sinir oldum kendimi ifade edemedim yine ağlamaktan. Doktor bana haftaya muayenehaneye gelme iptal edelim randevunu bak bu ilaçları al ve 1 hafta sonra sen kendindeki değişimi farkedeceksin ama ilaçlara devam et ve bir ay sonra mutlaka kontrol edelim seni,kendini kötü hissedersen mutlaka beni ara konuşalım dedi. Cebini vermişti zaten.
Koyduğu teşhis anksiyete bozukluğu.
* Bu doktoru ben sevdim, bence bu işi muayenehanesi olduğu halde paraya önem vermeyen,hastaları gerçekten iyileştirme çabası olan bir kişi. Ben kendisine tam 3 kere ben muayenehanenize gelip sizinle konuşucam ama bana bu bir hafta için vereceğiniz bir ilaç varmı dediğim halde bana gelmene gerek yok bu ilaçları al ama 1 ay sonra kontrole gel dedi. Bende şöyle düşündüm ben şimdi özel gitsem bile eminimki yine ağlıycam ve çoğu şeyi anlatamıycam , şu ilaçları alayım bir kafamı toparlayayım 1 ay sonra özel gidip uzun uzun ona derdimi,beni rahatsız eden şeyleri, anlatıp yol göstermesini istiycem.Yani ilaçdan sonra terapi alıcam. Patronumla görüştüğümde kendisininde bu hastalığı atlattığını ve onunda doktorunun önce ilaç verip bu ilaçları kullandıktan sonra seninle konuşalım dediğini söyledi ve bana mantıklı geldi.
* Salı günü teyzemler İstanbula döndü, annem ve ananemde, ananemin evini toparlayıp akşamına ben işden çıkınca hep beraber bana geldik. İşden çıkıp ananeme gittiğimde oğluşumun ateşli olduğunu gördüm. Annem akşamüstüne kadar bişeyi yoktu, birden ben uyumak istiyorum demiş ve ateşlenmiş. Eve giderken baktım yolda açıldı, ateş falan kalmadı, evde ateş düşürücü verdim hatta daha kaşığım elimdeyken , Tolga ;
- Ben kendimi çivi gibi hissediyorum deyip hoplayıp zıplamaya başladı. Evlerine gelen arkadaşlarına gitmek istedi bende yolladım, 2 saat sonra falan eve geldi hiç bir şeyi yok yani ateş falan bitmiş gayet iyi gözüküyodu. Bende bu arada güzel bir duş alıp ilk ilacımı içtim. (Yeşil reçeteli olan) Tolga eve geldiğinde Binbir Geceyi izliyorduk hep beraber, benide ilaç öyle çok çok sersemletmemişti. Neyse Tolga uykusu gelince girdik beraber yatağa,ben kafamı koyarken uyumuşum, bir ara kafamı kaldırdım annem dolaptan yorgan yastık alıyordu ama kafamı bile kaldıramadım , kendi kendilerine yataklarını hazırlamış ve yatmışlar. Ama Tolgam gece yine ateşlendi, ilaç saati gelmediğinden ve öyle yüksek bir ateşi olmadığından ilaç vermedim. Sonra bir kaç saat sonra yine uyanıp kontrol ettip ateş yine düşmüştü. Ama sabah kalktığımda baktım ateşi var okula yollamadık. Ben kendimi yataktan kazıyarak çıkardım, ilaç bir uykumu getirdi işe nasıl geldiğimi bilemedim. Ama kahvaltıdan sonra diğer ilacımı içtim ve aradan yarım saat geçmeden açıldım. Demekki dedim bir birini dengeleyen ilaç biri bayıltıyor diğeri ayıltıyor:) Az sonra bayıltan ilacımıda içtiğim halde akşamki gibi olmadım, şu an gayet iyiyim, işyerindeyim,kafamı dağınık falan değil gayet iyi.
* Tolgayıda aradım az önce annem hafiften boğazım ağrıyor dediğini söyleyince rahatladım desem yalan olmaz. Çünkü ben sebepsiz ateşten korkuyorum. Antibiyotiği hiç sevmediğim halde butür enfeksiyonlarda en kötü ihtimal bir antibiyotik içip düzeliyor çocuk. Önemli olan ateşin sebebini bilelim bana göre.Eğer yine antibiyotiklik olsak bile bu kış zaten sadece 1 kutu antibiyotik kullandığımız için çok sorun değil bana göre.
* Okulunu arayıp Tolganın rahatsız olduğunu söyledim, onlarda ayın 29 undaki okul pikniğine gidip gitmeyeceğimizi sordular. Yazdırdım adımızı şimdi ama umarım Tolgacım düzelir ve benim kafamda rahat olurki bu pikniğe gidebiliriz. Çünkü piknik olayı Tolganında kafasına girdi şimdi gitmezsek çok üzülür.
Şimdilik bu kadar bakalım , herkese sağlıklı , huzurlu günler dilerim...
* Cumartesi günüm gündüz bile sıkıntılı geçti, Tolgayı alıp ablam Oziye gittik. Apartmanlarının güzel çimenli bir bahçesi var, Tolga çimenlerde yuvarlandı hep, akşamüstü annemler ve Mehmette geldi bahçeye hemen hemen 8 e kadar oturduk orada, eve gidip yemek yedikten sonra ben koltukta uyuyakalmışım , iyide oldu gecede güzel uyudum.
* Pazar günü Teyzemler burda olduğundan onları gezdirmek için ananeme gittik. Akşamüstü yine hep beraber Mudanyaya gidip 2 saatliğine güzel güzel temiz hava aldık, dönüşte ananemin bahçesinde mangal muhabbeti yapıp geceyi orada kapattık , kendimi biraz kötü hissedince tansiyonumu ölçtüm yine 15 - 9 çıkınca panikledim. Ama gece uykum yinede fena değildi.
* Pazartesi günü artık gitmeye karar verdiğim doktorun muayenehanesini arayıp randevu almak istedim, ayın 1 ine randevu verince bende bana bu doktoru tavsiye eden arkadaşımı aradım. Bu arada Mehmet bir haftalığına tura çıktığından geceleri evde nasıl yalnız kalıcam korkusu daha gündüzden bastı bana. Neyse arkadaşım doktoru cebinden arayıp durumumu bahsetmiş, 1 hafta sonraya randevu verdiklerini ama benim huzursuz olduğumu söyleyince doktorda o zaman ben yarın hastanenin polikliniğinde görevliyim oraya gelsin orada bir bakalım demiş.
* Pazartesi günü Tolgamın okulu tatil olduğundan onu annemde ananemde kaldığından oraya bıraktık, geceside dedemin 52. gece mevlütü okunacağı için iş çıkışı bende oraya gittim. Mevlütten sonra Mehmette evde olmadığı için beni salmadılar eve, annem okullar yarında çocuklara tatil bırak Tolgayıda bir gün daha ben bakayım oda dinlensin deyince orda kaldık gece.
* Salı sabahı Ozi ile birlikte Devlet Hastanesinde görevli doktoru bulduk, tabi kapısının önü acayip kalabalık bizde randevusuz hasta olduğumıuzdan utana sıkıla odasına girip kendimi tanıttım, arkadaşımın dün onu aradığını,onunda bugün için bana hastanede bakacağını söyleyince , tamam o zaman aşağıda in kaydını yaptır gel biz çağırıyoruz burdan hastaları tek tek dedi.
* Aşağı danışmada kuyruğa girip kaydımı yaptırmak istediğimi söyledim,meğerse benim hasta tanıtım kartı çıkarmam gerekiyomuş, tekrar ayrı bir kuyruğa girip hasta tanıtım kartımıda çıkarıp, diğer kuyruktan kaydımı yaptıracaktımki, sıra bana geldiğinde suratsız memur kız ben seni neye göre kayıt yaptırıcam, doktorunun kağıt vermesi gerekirdi deyince tepem attı, yürü dedim Oziye biz bu işi yapamıycaz, 1 hafta daha sabredip giderim adam gibi bayılırım parayı adam gibi muamele görürüm.Neyseki Ozi ikna etti beni çıktık tekrar yukarı doktorun yanındaki bayandan kağıdımızı aldık bizi doktorun gönderdiğine dair, kağıt dediğim minicik kare bir kağıda kaşe bastılar o kadar. O kağıtla tekrar kuyruğa gittim ve girdiğim kuyruk yine suratsız memur bayanın kuyruğuna denk geldi. Al dedim getirdim kağıdı, yaptı işlemleri şimdi doktora çıkacaksın dedi. Sağol dedim içimden ben çıkıp eve gidecektim. Gerçi verdiğim kağıtta psikiyatri bölümü yazınca anlatma ihtiyacı duydu belki.
* Polikinliğin kapısında beklerken , diğer insanları görünce aslında kendimin gayet sağlıklı olduğumu hissettim birden. Yanımda bir bayan oturuyordu, sürekli yelleniyordu, sıkıntı geliyordu herhalde, en sonunda dayanamayıp bana;
- Sen misin hasta dedi,
Evet benim dedim
- Kime geldin dedi;
2 doktorum polikinliği yan yanaydı ve benim doktorun adını söyleyince,
- Ben bilmem kaç yıl hastanede yattım, o kadar çok doktorlara gittim,en sonunda bu doktora denk geldim ve bana , ben seni ayağa kaldırıcam dedi ve bak şimdi çok iyiyim sakın bırakma doktorunu dedi bana.
* İçeriden benim adım okununca içeri girdim, baktım arkamdan Ozide geldi yanıma.Doktora durumu anlattım, bu sıkıntının nasıl ,hangi gece geldiğini,ondan sonraki ruh halimi, acile gittiğimi,arkadan kardiyolağa gidip girdiğim testleri ve bir şeyin çıkmadığını. Oda bana sorular sordu,işte ölüm korkun varmı,tedirginliğin ,uykusuzluğun falan filan gibi. Doktora kendimi gündüzleri iyi hissettiğimi,çalıştığımı ve genelde yazılan ilaçların ağır olduğunu (yeşil reçeteli olan bir ilaç var meşhur) istemediğimi söyledim. Ama ben sana onu yazdım , bunu içmessen durumun ilerler ve sonra çabuk iyileşemezsin,ama çalıştığın için hafif dozlarda yazıyorum ve zaten sen kendini bir hafta kadar kısa bir süre sonra iyi hissedeceksin ama 1 ay ilacını kullan ve1 ay sonra mutlaka kontrol edelim seni dedi. Ben bu arada bu sıkıntının bana belli bir birikim sonucu olduğunu düşündüğümü söyledim. Oğlumu ben yetiştiremedim dedim ve zıırr yine koptum başladım ağlamaya, neden dedi, çalıştığım için babannesi,ananesi baktı diyebildim ama konuşamadım yaa ve sinir oldum kendimi ifade edemedim yine ağlamaktan. Doktor bana haftaya muayenehaneye gelme iptal edelim randevunu bak bu ilaçları al ve 1 hafta sonra sen kendindeki değişimi farkedeceksin ama ilaçlara devam et ve bir ay sonra mutlaka kontrol edelim seni,kendini kötü hissedersen mutlaka beni ara konuşalım dedi. Cebini vermişti zaten.
Koyduğu teşhis anksiyete bozukluğu.
* Bu doktoru ben sevdim, bence bu işi muayenehanesi olduğu halde paraya önem vermeyen,hastaları gerçekten iyileştirme çabası olan bir kişi. Ben kendisine tam 3 kere ben muayenehanenize gelip sizinle konuşucam ama bana bu bir hafta için vereceğiniz bir ilaç varmı dediğim halde bana gelmene gerek yok bu ilaçları al ama 1 ay sonra kontrole gel dedi. Bende şöyle düşündüm ben şimdi özel gitsem bile eminimki yine ağlıycam ve çoğu şeyi anlatamıycam , şu ilaçları alayım bir kafamı toparlayayım 1 ay sonra özel gidip uzun uzun ona derdimi,beni rahatsız eden şeyleri, anlatıp yol göstermesini istiycem.Yani ilaçdan sonra terapi alıcam. Patronumla görüştüğümde kendisininde bu hastalığı atlattığını ve onunda doktorunun önce ilaç verip bu ilaçları kullandıktan sonra seninle konuşalım dediğini söyledi ve bana mantıklı geldi.
* Salı günü teyzemler İstanbula döndü, annem ve ananemde, ananemin evini toparlayıp akşamına ben işden çıkınca hep beraber bana geldik. İşden çıkıp ananeme gittiğimde oğluşumun ateşli olduğunu gördüm. Annem akşamüstüne kadar bişeyi yoktu, birden ben uyumak istiyorum demiş ve ateşlenmiş. Eve giderken baktım yolda açıldı, ateş falan kalmadı, evde ateş düşürücü verdim hatta daha kaşığım elimdeyken , Tolga ;
- Ben kendimi çivi gibi hissediyorum deyip hoplayıp zıplamaya başladı. Evlerine gelen arkadaşlarına gitmek istedi bende yolladım, 2 saat sonra falan eve geldi hiç bir şeyi yok yani ateş falan bitmiş gayet iyi gözüküyodu. Bende bu arada güzel bir duş alıp ilk ilacımı içtim. (Yeşil reçeteli olan) Tolga eve geldiğinde Binbir Geceyi izliyorduk hep beraber, benide ilaç öyle çok çok sersemletmemişti. Neyse Tolga uykusu gelince girdik beraber yatağa,ben kafamı koyarken uyumuşum, bir ara kafamı kaldırdım annem dolaptan yorgan yastık alıyordu ama kafamı bile kaldıramadım , kendi kendilerine yataklarını hazırlamış ve yatmışlar. Ama Tolgam gece yine ateşlendi, ilaç saati gelmediğinden ve öyle yüksek bir ateşi olmadığından ilaç vermedim. Sonra bir kaç saat sonra yine uyanıp kontrol ettip ateş yine düşmüştü. Ama sabah kalktığımda baktım ateşi var okula yollamadık. Ben kendimi yataktan kazıyarak çıkardım, ilaç bir uykumu getirdi işe nasıl geldiğimi bilemedim. Ama kahvaltıdan sonra diğer ilacımı içtim ve aradan yarım saat geçmeden açıldım. Demekki dedim bir birini dengeleyen ilaç biri bayıltıyor diğeri ayıltıyor:) Az sonra bayıltan ilacımıda içtiğim halde akşamki gibi olmadım, şu an gayet iyiyim, işyerindeyim,kafamı dağınık falan değil gayet iyi.
* Tolgayıda aradım az önce annem hafiften boğazım ağrıyor dediğini söyleyince rahatladım desem yalan olmaz. Çünkü ben sebepsiz ateşten korkuyorum. Antibiyotiği hiç sevmediğim halde butür enfeksiyonlarda en kötü ihtimal bir antibiyotik içip düzeliyor çocuk. Önemli olan ateşin sebebini bilelim bana göre.Eğer yine antibiyotiklik olsak bile bu kış zaten sadece 1 kutu antibiyotik kullandığımız için çok sorun değil bana göre.
* Okulunu arayıp Tolganın rahatsız olduğunu söyledim, onlarda ayın 29 undaki okul pikniğine gidip gitmeyeceğimizi sordular. Yazdırdım adımızı şimdi ama umarım Tolgacım düzelir ve benim kafamda rahat olurki bu pikniğe gidebiliriz. Çünkü piknik olayı Tolganında kafasına girdi şimdi gitmezsek çok üzülür.
Şimdilik bu kadar bakalım , herkese sağlıklı , huzurlu günler dilerim...
