böğürtlengözlü oğlum benim

14 Ekim, 2010

SERVİS Mİ ? IYYYY....


Usta evden çıktı, ev temizlendi,yerleşildi,hatta Cuma ve Cumartesi geceleri misafir bile ağırlandı. Allahım hayırlısı ile oturmamızı nasip etsin diye dualar hep ağzımızda.

Dün gece işden çıktım, önce eve gideyim dedim, eşim şehir dışında olduğundan yemeği annemde yiyecektik. Ben eve 18-18:30 arası geliyorum, oğluşumda servisle 19:30 civarı geliyor. Kuzum servise ilk alınıp, en son bırakılıyor ve yollarda 1 saati geçiyor. Alışamadım servis işine zaten, her gece 15 dk. önceden balkona çıkıp yüreğim ağzımda bekliyorum, eskiden okula çok yakındık, taşınınca , hadi dedim 4. sınıf zaten çocuğun şaftı kayacak, bide onu okulundan,öğretmeninden,arkadaşlarından ayırıp ortamını bozmayayım, nasılsa artık öğretmeni bizi , biz öğretmeni tanıdık,yeni ortamlara girmeyelim dedim . Neyse, anneme girmeden eve girip kombiyi yakayımda oğlan gelip, yemeğimizi yedikten sonra eve geçtiğimizde üşümesin dedim. Hazır evede girmişken süpürgeyi açtım , evi süpürüyorum. Çok derinden telefonumun sesini duydum, kapattım süpürgeyi, sadece numara yazıyor, bilmedik bir numara. Açtım telefonu ;
- Aloo
-Aloo Burcu Hanım
- Evet benim
- Ben Tolganın öğretmeniyim , servisiniz Tolgayı almamış, şuan okuldayız, oğlanda yanımda, ne yapalım, siz uzaktasınız, alıp evime götüreyim , siz gelip oradan alırsınız.

Ben şoklarda, nasıl yaa, nasıl unutulur çocuk, varmı böyle bir şey. Hemen kafayı toparladım;

- Müjgan Hanım babannesi okula yakın oturuyor ben hemen arıyorum gelip alsınlar, beklermisiniz.
- Tabiki bekleriz ne demek, karşıdaki kafeye gidiyoruz, ordan gelip alsınlar, yalnız orasıda kapanacakmış hemen gelebilirler mi ?
- Hemen, hemen arıyorum, çook teşekkür ederim ,sağolun.
- Ne demek Burcu Hanım, bekliyoruz biz.

Hemen babanneyi aradım, Allahtan amcası evdeymiş, olayı anlattım, merak etme hemen gidip alırım dedi sağolsun, hemende çıkmış evden, almış oğlanı öğretmeninden, babanneye gelmişler.

Bu arada servisi aradım. Servisi karı-koca işletiyor. Çocuklarıda bizim okulda okuyor. Kadını tanıyorum, okulda çok karşılaşıyorduk, hatta karşı komşumun çocuğuylada , oğlu aynı sınıfta olduğundan, onlarda ailece görüşüyorlar ve komşum , için rahat olsun çok iyiler dedi hep,zaten bende az çok kadını tanıdığımdan gerçekten rahatlamıştım. Neyse kadını aradım, açtı telefonu ;
- Aloo , X abla
- Efendim Burcu Hanım
- x abla benim oğlanı okulda bırakmışsınız.
- Aaaaa,aaaa ( kocasına ) Tolga okulda kalmış (aynı tepki kocasındanda)
Eee nasıl oldu, e ben yoklama yaptım, Tolga dedim, burda dedi , hayyy bu veletlerden birisi onun yerine burda dedi kesin. Ayyy çok üzüldüm yaa, ay napalım geri dönelim hemen.
- Yok dönmeyin , hallettim ben ama, bakın ben sizi Tolga gelmeyecekse, kaç saat önceden arayıp haber veriyorum, yani çok üzüldüm böyle bir şey yaptığınıza, öğretmenini bulmuş Allahtan, o aradı şimdi.
- Burcu Hanım ben çok üzgünüm , çok çok özür dilerim, lütfen kusura bakmayın.

Tekrar babanneyi aradım, merak etme geldiler dedi. Yalnız amcası telefonda,

- Yenge orda başka öğretmenler falanda vardı servise çok kızgınlar , nasıl yapılır böyle bişey diyorlar dedi.

Aradığımı söyledim, yalnız dedim babası yollarda şimdi , bu gece gelecek, olurda sizi arasa anlatmayın yollarda kafaya takmasın, gelince ben ararım oda konuşur servisle, bide size zahmet Tolgayı eve getirirseniz erken, ödevi vardır onun. Tolgayı verirmisin telefona ;
- Tolgaa, oğlum.
- Anne
- Naber benim cesur çocuğum, korkmadın dime, afferim benim oğluma, okula gidip tekrar öğretmenini bulmuş, bana ulaşmışsın, yapman gerekeni yapmışsın. (Çok tembihlemiştim bu konuda, çok şükür herşey aklında kalmış, bir telefon numaralarımızı aklında tutamamış, daha doğrusu korkunca unutmuş:( )
- Korkmadım anne . Bak anlatayım.

Şimdi son ders öğretmen test verdi. Ben ve bir kaç arkadaşım yetiştiremedik, azıcık geç kaldık, sonra benim tuvaletim geliyordu, yolda çok uzun tutamam diye tuvalete girdim. (Aslında aynı sınıftan arkadaşlarıda var serviste ve onlar binmişler, benim oğlanda azıcık gevşek davranmış ama ne olursa olsun beklemek hatta gelmeyince ya beni ya babasını aramaları gerekirdi servisin) Çıktım, servisin oraya gittim bi baktım yok. Diğer servisler oradaydı, taa sokağın sonuna yürüdüm, yoklardı. Sonra arkayı bir döndüm, yanımdan geçti, koştum arkalarından yetişemedim. (Ben burda koptum, o koca-ağır çanta sırtında nasıl koştu, nasıl kalbi attı güm güm benim bebeğimin.) Yetişemeyince ağlayarak okula geri döndüm,(Korkmadığı için ağlamış kuzum heralde :), okul kapısında 2 öğretmen vardı, bana neden ağlıyosun dediler ( o anlatıyor ben ağlıyorum telefonda) Servisi kaçırdım dedim. Bana, annenin telefonu yokmu dediler, bilmiyorum dedim. (Halbuki işyerini falan biliyor ama unutmuş korkudan) Evimizi sordular, biz yeni taşındık evimizde telefon yok dedim. Öğretmenimi sordular, söyledim. O sırada içerden Orhan arkadaşım ve annesi çıktı, beni görünce yanımıza geldiler,öğretmenlere ben alayım çocuğu annesine ulaşırım dedi, ama öğretmenler, olmaz biz ilgileniriz, veremeyiz çocuğu size dediler.(Bu hoşuma gitti, aslında o veliyi tanıyorum, arkadaşız ama öğretmenlerin yinede teslim etmemeleri güzel bir davranış) O sırada içerden kendi öğretmenim çıktı, ben onu görünce içim çok rahatladı (kıyamam kuzuma yaa, nasıl korktuki içi rahatlamış.) beni ağlarken görünce koşa koşa geldi, ne var Tolga noldu ağlıyorsun dedi, bende anlattım, oda sana ulaştı işte dedi.

Tolgayla konuşurken belli etmedim ağladığımı, ama sonra sonra bana koydu, yağmur yağdı çok, aklıma kötü şeyler geldi. Yavrum o küçük kalbinden neler geçti, nasıl koştu, nasıl korktu, bu yağmurda sokakta anasız olan evsiz olan yavrular ne yaşar, off off, aklıma geldikçe ağladım, annemde hem ağladı hem beni teselli etti.

Bu arada servis kaç kere aradı, Tolga geldimi eve diye, özür özür üstüne. Napayım, olmayacak şey olmuş bizi bulmuş, kızsam ne olacak, almıyoruz bundan sonra servise deseler nasıl götürüp getiririz, artık bu saatten sonra okulmu değiştireyim, hepten çocuğumun düzenini bozayım, zaten kadın belliki çok üzgün, ben anlatıkça onunda ses tonu ağlamaklı oldu.

Bundan sonra ama her gece arayacağım servisi, bindimi arabadamı diye.

Saat 21:30 gibi getirdi dedesi eve, annemlerde bize geldi görmek için Tolgayı. Öptük öptük bebeğimizi, bir kağıda, benim, ananesinin, babannesinin, babasının telefonunu yazıp cüzdanına koydum, yeniden sıkı sıkı tembihledim, neler yapması gerektiğini, sakın böyle bir durumda, gel seni evine götüreyim falan diyen olursa gitmemesini (Allah korusun), tek yapması gerekenin okula gidip bir öğretmene durumu anlatmasını, hadi bulamadı, korkmadan, heyecanlanmadan, babannesine gitmesini anlattım.

Gece babasınada anlattık eve gelince durumu, dedim sen kızgınsaın, servis şöförüde biraz ters (zaten bizim evin orda oturan çocuk yok ve yolu ters diye çok zor kabul ettiler bizi), kalkar bozalım anlaşmayı der, bırakmayalım çocuğu yolda. Tamam dedi, zaten bizimkide biraz ağır davranmıştır , merak etme bundan sonra ilk o biner servise dedi.
Bütün gece dua ettim çocuklarımız için, Allahım evlatlarımızı, kazadan beladan,kötü niyetli insanlardan korusun, dermansız dertler vermesin, bizimde onların en mutlu günlerini görmemizi nasip etsin...










4 Yorum:

  • Aferin Tolga'ya. Doğru olanı yapmış, öğretmenini bulmuş. Tabi, insan düşününce panik yapıyor. Geçmiş olsun.

    Blogger cenebaz adlı yazara göre, saat: 15 Ekim, 2010 08:43  

  • Tolga maşallah çok akıllı davranmış aferin,babasının dediği gibi artık ilk önce o biner servise Burcucum merak etme.Rabbim tüm yavrularımızı korusun inşallah.Amin.

    Blogger meleklerim ve ben adlı yazara göre, saat: 15 Ekim, 2010 09:04  

  • çok geçmiş olsun acıkcası üzüldüm o andaki ruh halini tahmin edebildim ama aferim tolgaya sözlerini kulak ardı etmemiş kafasının bir köşesine yazmış yaradan bütün çocuklarımızı korusun bir dahada böyle sıkıntılı bir durum yaşatmasın

    Blogger annecik adlı yazara göre, saat: 15 Ekim, 2010 11:14  

  • herkese teşekkür

    Blogger böğürtlengözün annesi adlı yazara göre, saat: 15 Şubat, 2011 14:36  

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]



<< Ana Sayfa