böğürtlengözlü oğlum benim

28 Mart, 2009

2 HAFTA NASIL GEÇTİ ?

Uff sonuda uyuttum oğlanı ama az sıksam kendimde uyuyacaktım az kalsın. Eşimde yokken hazır bilgisar bana kalmışken yazayım dedim. Bu abzuruk klavye yamuk yapmaz , tutukluk yapmazsa uzun uzun yazasım var ama klavye başladı bile yamulmaya, neyysseeee....
Dedimya bilgisayar bana kaldı diye, aslında hafta içi öğleden sonraları bilgisayar hep benim ama inanın bazen açıp oturmaya vakit kamıyor,bazen düşünüyorum, bundan 4 ay evveline kadar çalışırken sabah 7:30 da evden çıkıp akşam 7:30 da eve geldiğim halde yine evi ben topluyor,yine bulaşığımı,çamaşırımı ben yıkıyor yemeğimi ben apıyor kısaca şu anda ne yapıyorsam o zamanda ev ile ilgili işleri ben yapıyordum, insanoğlu her türlü değişikliğe nasılda adapte oluveriyor hemen.
Geçen hafta sonuna doğru çok koşturmacalı geçti. Geçen Cuma nur içinde yatsın dedeciğimin 2. sene melüdü vardı. Bahsetmiştim, Çarşamba günü itilmiş ve kakılmış ikilisi olarak ananeme temizliğe gittik Ozi ile birlikte. Teyzoşun mevlüt için perşembeden gelceğini öğrendim. Perşembe günü kayınvalideme misafir gelecekti benden patates salatası rica etti, yaparım dedim . Sabah bir kalktım saat 11:30, apar topar oğlana kahvaltı ettirip, okula götürdükten sonra, bir tarafıma motoru takıp doğru eve geldim. Acele tarafından papatesleri soyup doğrayıp ocağa verince duşa girdim, çıktımki pişmişler, hemen diğer malzemeleri doğrayıp, poşetlere yerleştirdim kuaföre uçtum, geliniz ya süslenelim dedim, ben fön çektirirken dışarıda resmen dolu yağmaya başladı, iyiki oğlanın şemsiyesini son anda almışım, küçücükte olsa beni korudu, eve gelip poşetleri kaptığım gibi bir elimde bir sürü tabak çanak, bir elimde şemsiye sulara bata çıka ulaştım kaynanamın evine, gittimki servise hazırlanıyorlar, hemen salatamı kardım, servise geçtim, arkadan boşalan çayları tazele, bitenleri topla , makinaya yerleştir derken saat oldu 17:00, az sonra fırlayıp okula gittim.
Bu arada eşimi aradım, turda olduğu için eve dönmeyeceği onayını aldıktan sonra oğlanı okuldan alıp koşa koşa eve geldim, üstünü değiştirip, öğlende dağınık bıraktığım mutfağı toparlayp bir otobüse atladık ananeme gittik. O gece orda yattık, doya doya teyzoşla görüştük, ertesi gün yani mevlüt günü Tolgayı oradan okula getirdim, Allahtan kuzenim evdeydi arabayla bıraktı bizi, yine okuldan apar topar mevlüde. Ben Onurcuğu aldım ayaklarıma boş bir odaya geçip salladım onu, çocum hiç bu kadar uyumamıştır heralde, her uyandığında salladıkçauyudu :) Baktım saat 17.00 oldu hemen eşimi aradım bu gecede gelmeyeceğim deyince bir dolmuşa atladım eve geldim, evi kontrol edip doğru yine okula, oğlanı al, otobüse bin, yine ananye :) Cumartesi kardeşim öğlen2 de işden çıkıp ananeme gelince oğlunu ona teslim edip, giyinip hep beraber çarşıya çıktık. Çarşıda ünlü bir ayakkabı mağazasının önünden geçerken kapısının önünde 20 ytl ye botlar gördük, teyzem kızına hediye aldı, bende öyle bakınırken köşede bir çizme gördüm baktım 40 numara, (gülmeyin Allah bir ayak vermiş işte bana) içeri sordum buda 20 ytl mi diye, evet deyince hemen geçiriverdim ayağıma, fermuarı bacaklarımda kalın olunca 3 cm kadarı kapanmadı, çocuk ben onu kalıba sokarım açarım garanti veriyorum deyince hemen aldım. Salı günü gel al dediler.Öyle mutlu oldumki anlatamam, çizme hem çok şık, yumuşacık derisi var, kaliteli, hem süper ucuz. Ne zaman etek veya elbise almaya kalksam yada giymeye çizmem olmadığı için almaz veya giymezdim, açıkçası şöyle içime sinen, dediğim gibi her çizmede olmuyor , fermuarı kapanmıyordu, ve çok pahalı geliyordu, ve ben böyle ucuzluktan böyle güzel bi şey ilk defa denk getiryorum. Daha sonra çarşıda oyalanıp, yine ananeme gittik, gece teyzemle vedalaşıp ertesi gün 12 otobüsü ile İ.stan.bula döneceğinden göüşemeyiz dedik, eniştem evimize bıraktı bizi.Pazar günümüzüde evde geçirip haftayı bitirdik.
Bu hafta başı Pazartesi yine oğlanı okula bıraktıktan sonra evi temizleyerek geçirdim. O gün hava çok soğuktu, temizlik sırasında anlamadım tabi ama iş bitip şöyle bir oturunca baktım gerizekalılar kaloriferleri söndürmüşler, güzelim havalarda cayır cayır yakıp doğalgaz faturası gelince buz gibi havalarda söndüren üstelik saat17:30 olduğu halde hala yakmayan dengesiz insanların yaşadığı bir apartmanda oturuyorum malesef. Resmen içim dondu, o gece okul çıkışı karate kursumuz vardı, kursun olduğu salon,bodrum katta, bide karete yaparken çocuklar çoraplarını çkarıyor,raconu öyleymiş, havasızda olduğu için resmen ayak kokuyor, biz çocuklar derse başlayınca salonun kaşısındaki çocuk parkına gidip laflardık, ama ogün Tolga içeride giyinirken baktım karşımda ısıtıcı yanıyor, iliğim kemiğim ısınınca dedim, ayak kokusuna razıyım,ben burada oturucam çıkamam dışarı falan.
Salı günü bir gün öncesinin tam tersi günlük güneşlik sıcacık bir hava vardı, o gün sevgili çizmelerimi teslim almak için çarşıya çıkacağımdan ablamı aradm,hava güzel gel çarşıda gezelim, arkadaş ol bana diye.Çocukları okula bıraktıktan sonra, ablam komşusu ve ben buluştuk çarşıda. Çizmelerimi adam gibi deneyip teslim almak için ince çorap giyip etek giyim dedim, eteğim girdi girmesine ama üzerine ne giydi isem yakışmadı, olmuşum 86 kilo ayıptır söylemesi :) Bende yine mecburen ince çorabımı ve kumaş pantolonumu giydim,ayağımada baharlık topuklu ayakkabılarımı giydimki bir şeyi daha farkettim, çalışırken düz taban ayakkabı ile yürüyemeyen ben evde olduğum 4 ayda öyle bir spor ayakkabıya alışmışımki, resmen o gün çarşıda çok gezmememize rağmen tabanlarım patladı. Çizmelerimi teslim adıktan sonra ablamın komşusunada ayakkabı bakmak için çarşıda gezerken bir mağazada onlar ayakkabı denerken baktım kırmızı ayakkabı, onuda ne zamandır almak isterdim, üstelik yazlık. Hemen denedim , ayaklarım etlide olduğundan çok açık ayakkabı giyemiyorum, üstten pırtlayıveriyor etler ama buda ayağıma cuk oturunca fiyatıda yine 20 tl olunca onuda kaçırmadım. Kime niyet kısmet diyerek çıktık mağazadan. Bursanın hanları meşhurdur, çarşı içindeki Koz.ahana girdik, güneşin altına tüneyen civcivler gibi bir masada oturup çayımızı, simidimizi yedik valla süper geldi o gün bana, çarşıdan hemen eve gelip sevgili spor ayakkabılarımı giyip oğluşu okuldan aldım. O gece çocuklar gibi herkese ayakkabı ve çizmelerimi gösterdim hatta abartıp gece başucuma koyup yatasım geldi :)
Çarşamba günleri annemin semtinde pazar kuruluyor, annem Onura baktığı için çarşambaları ya ablam ya ben anneme gidp bebeğe bakıyoruz oda pazarlığını yapıyor. Bu sefer hem ablam hem ben gittik, yine okul çıkış saatine kadar annemde oturduk, Onuru yedik bitidik :) Kuşum benim 9 aylık süper bir velet oldu maşallah. Bir top oynuyor bayılırsınız, daha yürümüyor hatta emeklemiyor ama tutuyoruz kollarından topun peşinde dört dönüyor, hatta top bir yere sıkışmış ise ayağı ile çektirip yeniden gol atıyor . Büyüyünce futbolcu falan olursa diycez daha 9 aylıkken top peşinde koşardı :)
Hani dedimya insanoğlu her şeye alışıyor diye, ama ben bu ev hanımlığımda bir türlü şu gün olayına alışamadım, sınıfta veliler falan yapıyor, gel katıl diyorlar ama yok, aslında birebir hepsi ile görüşüyorum ama gün olayında çok kalabalık oluyor ve hoşlanmıyorum. Neyse perşembe günü komşumun günü varmış çağırdı ama yokdedim gelemem işim var, çokda iyi etmişim o gün dağ gibi olan ütülerimi bitirdim. Son zamanlarda çok kilo aldığımız için eve yemekten sonra tatlı-pasta tür şeyleri yapmamaya karar vermiştim.Oldukça yeniyo çünkü ama geeek oğlan gerek eşim her gece tatlı yokmu deyince baktım ütüde erken bitti, girdim mutfağa pasta yaptım. Saat gelince oğlanı almak içn evden çıktım, okulun bahçesine girdim, çok kalabalık, büyük sınıfların öğrencileri var,dedim olmuş bişeyler. Az sonra velilerin yanına gidince olayı öğrendim. 1 gün önce beden öğretmeni beyin kanaması geçirmiş yoğun bakımda idi. Vefat etmiş, gencecik ve çok iyi birisiydi, bütün öğretmenler, öğrenciler ağlıyor, çok üzüldüm, nur içinde yatsın. Öğretmenler cenazeye katılacaklarından Cuma günü yani bugün okul tatil dediler. Evimize geldik.
Bugünde yine üst kat komşum çocukları birde onların sınıfıdan bir veli ve oğlu geldiler, oturduk beraber,güzeldi çocularda iyi anlaştıkları için güzel birgün geçirdik.Onları geçirdikten sonra eşimde yine evde olmadığı için bir ara anneme gidip kalalım diye geçirdim içimden ama baktım saat tam iş çıkış saati, üstelik günlerden Cuma olunca hem otobüsler hem yol çok kalabalık oluyor açıkçası gözüm yemedi, ama Tolgaya söz verdim yarın sabah erkenden kahvaltıya gideceğiz anneme. Bu arada hani eskiden Tolga Onuru kıskanıyor diyordumya,geçirdik o dönemi şimdi resmen Onura aşık, çok seviyor ve özlüyor, gitmezsek ağlıyor resmen, heralde baktıki gideceği yok, kabul etti çocum :)
İşte akadaşlar günleri böyle koşturmacalı, ama çok şükür sağlıkla geçiriyorum inanın şu klavyeyi tutup fırlatasım var,yazımı şu hali ile yayınlasam gülmekten patlarsınız çünkü bir harf yazıyorsa diğerini yazmıyor, edeyim böyle tekolojinin içine, kablosuz klavye imiş, al işte kablolu olsa ne pil derdin ne başka bişey, şimdi yayınlamadan önce başa dönüp silik harflerimi tamamlamam lazım, birde hani şu harf silmekiçin (delete) değil ama üzerinde ok olan tuş varya, bir harf silmek için bir basıyorum, ta satır başına kadar siliyor :) Asılında size bazı tariflerde verecektim ama şu salak klavye bi değiştireyimde adam gibi yazarım onuda.
Haabirde hala şu üst katta tadilat işi yok hani tadilat olacakta taşınacaktıkya. Geçende kirayı vermek için çıktım, ev sahibimin ablasına veriyorum kirayı, üstümün yanındaki dairede oturuyor bana dediki ;
- İşte ..... ablan (ev sahibim yani ) şunları şunları yaptıracaksana.Döndüm , dedim bana değil evine yaptıracak, akılları sıra biz senin için yaptırdık tadilatı ama kirayı şu kadar yapıcaz diyecekler heralde.
Satılamadı anasını satayım şu evimizde başlatamadık inşaatımızı, o zaman kimse beni çıkartamazdı bu evden, mahkemeye verseler bir sene sürer o aradada evim biter kendi evime taşınırdım. Yokmu arkadaşlar yaa Bu.rsada ev arayanınız :) Gerçi biliyormusunuz şu anda oturduğum evin altı dükkan ve merkezi ısıtmadan ayrıldılar, nasılsa gündüz yanmıyor kaloriferler diye haklılarda, ve hiç bir ısıtıcı yok kullandıkları, dolayısı ile yerler buz gibi. İnanın ben, tolga ve eşim hiç bir sene bu kadar gaz sanacısı çekmemiştik.Ayaklarımız üşüyor tabii. Valla evde ne ayıp ne komik kalmadı, zartzurt gidiyoruz, gülmeyi bırakın özellikleTolgi zartlayınca pek bir seviniyorum ben, rahatladı çocum diye :) Üst kata geçersek bu derdimiz kalmyacak işalah.
Yemin ediyorum sinir geldi bu klavyeden, kesiyorum şimdi zaten çok uzattım, herkesi öpüyorum..

Etiketler:

18 Mart, 2009

BURADAYIM ...

Yatmıştım tam, daha doğrusu oğlanı uyutmak için yattım. Evet biz hala babamız yokken beraber yatıyoruz oğluşla , iyimi kötümü bilmiyorum ama içime sinmiyor yalnızken o ayrı odada ben ayrı odada yatmaya, korkuyorumda zaten, ya bişey olsa, ya deprem olsa neyaparız diyorum. (Allah korusun). İşte tam oğluş uyudu, baktım uykuda yok, içimdende yazmak gelince atladım bilgisayarın başına. Geçengün bloğuma açıp bakınca Figen in "ses ver" yorumunu gördüm, az öncede Asortik Krebimin " nerelerdesin" yorumunu görüncede pek bi mutlu oldum.
Buralardayım, çok şükür sağlığımız ufak tefeksorunlar dışında iyi, bir önceki yazımda oğlanın boğaz enfeksiyonu olduğunu yazmışım, onun üzerine bu güne kadar bir kez daha oldu, bir hafta evde yattı. Şu andada öksürük ve yorgunluk şikayetlerimiz var, doktordaydık geçen hafta, boğazlarında yine beyazlık vardı, ama tahlil yaptı, ateş ve mikrobik birşey olmayıncada antibiyotik vermedi, öküsürük şurubu ve pek çok otlar kaynatıp içiyoruz. Geçecek işallah.
Ben hala evdeyim, yanlarında işe başlayacağım arkadaşlar arıyorlar ve kriz münasebetiyle işlerin hiç olmadığını , açılınca mutlaka arayacaklarını söylüyorlar. Bende evde olmaktan hiçde şikayetçi değilim, hele Tolgiş hiç değil :)
Yarıyıl tatilinin 2. haftası İs.tanbula gittik 4 günlüğüne. Annem, Ozi, Zeyno, Tolga ve ben gidecektik ki son anda Dudu ve Onurcuk ta takıştılar peşimize. Çok güzel geçti 4 gün. Dol.mabahçe Sa.rayı, Aya.softa, Sul.tanahmet, E.yüp, Emin.önü, Kapalı.çarşı,Mı.sır çarşısı , paso gezdik.Tabi dönüşümüz muhteşem oldu herzamanki gibi. Dönüş yolunda vapur beklerken çocuklar susadı, Memolide gidip büfeden su aldı, ama soğukmuş. Benim ütürük oğlan içti tabi sudan, ertesi gün ateşle kalktı ve bir hafta boğaz şişmesinden yattı.
Cuma günü mevlüdümüz var, dedemin 2. sene mevlüdü. Yarın Ozi ile beraber İtil.miş ve Ka.kılmış ikilisi olarak ananeme temizliğe gidicez :)
Yemek.teyiz in tekrarı oynuyor şimdi televizyonda, ama baydılar gibi artık pek hevesim kalmadı, geçen haftalarda Da.mat Be.ğen.di diye programa denk geldim, resmen oynuyorlar ama çok komikti, kaynanalar gelin adaylarını resmen çıldırtıyorlar, gülmek için seyredilecek bir program, ama kalkmış heral yayından yoktu bu hafta :) Hee birde ya.ban.cı ge.lin var, onlarda pek bir komik. Merak etmeyin hala Sed.a Say.an ve İz.diva.ç izlemiyorum :)
Haa bu arada koltuklarımı kabartacak bir şey oldu. 3 hafta falan önce okula götürdüm oğlanı, birde karate kursu falan var demişti oğlan, öğretmeni bekleyeyimde bir öğreneyim aslını dedim. Öğretmen beni görünce, bende seni arayacaktım, bana Tolga nın kimliği ve bir resmi lazım dedi.
Hayırdır dedim, "E.ğitim. Vadisi" diye bir yer varmış, "Bil..sem" diye geçiyor, 2.sınıfların , her sınıftan başarılı 3 öğrenci bu sınavlara girecekmiş, bizdeTol.ga ve 2 arkadaşı daha seçilmiş. Süper heyecanlandım, duygulandım afferim benim tosunuma. Haa ders çalışıyormu derseniz, hayır hala hep anlattığım gibi zar zor derslerini yapıyor sınava yine hiç hazırlanmıyor , hala savaş halinde ders yapıyoruz. Bide ogün sınıflarına girdiğimde baktım sınıf panoları falan boş boş. Öğretmene dedim buraya bir pano yapayım, bir ağaç yapalım ve ağaca resimlerini yapıştıralım, olur dedi. Geçenlerde resimler falan toparlandı hazırlayıp götürdüm,pek hoşlarına gitti.
Bu arada Onur.cukda sünet oldu. 1,5 ay falan önce, kızarıklık vardı, götürdüler doktora, tıkanıklık varmış, sünet olması lazım dediler. Benden oğlan annesi olacaklara tavsiye , arkadaşlar bana kalırsa doğduğu gibi sünetini yapın, yada 1 yaşına gelmeden. İnanın Onur sünet oldu, eve geldi, belki bir onbeş dk. falan ağladı ondan sonra uyudu ve uyanınca hiç bir şekilde sünet olmuş bir çocuk gibi değildi, hopladı, güldü, yuvarlandı, oynadı. O neydi yaa benim oğlan resmen 1 hafta yattı :) Demekki aslında acımıyormuş ama büyüdüklerinde akılları erdiği için acaba acıyacakmı diye tedirgin olduklarından ha birazda canları kıymetli ise analarını ağlatıyorlarmış insanın.
Dudum da işe başladı, çok şükür o bu işsizlikte iş buldu, oğlanada annem bakıyor ama oğlan pek bir hareketli, bugün beni aradılar, yıkaycakmış annem Onur u , yardıma gelirmisin dedi, zaten haftada 2 - 3 gün görmessem dayanamıyorum, çok tatlı bir şey ve teyzelik de süper, gerçi ben 2. ye teyzeyim ama Zeynebim doğduğunda benim evlilik falan girdi derken hamile kaldım, anlamadım pek onun bebekliğinden. Neyse gittim bugünde yıkadık, öptüm,sevdim yedim geldim geri.
Birde sanırım 1 aya kadar falan üst kata taşınıcaz. Belki öncelerden bahsetmişimdir, üst katta evsahibimin babası kalıyordu, çok yaşlı ve hasta idi. O ölünce onun evi benim evsahibime benim oturduğum evde kardeşine kalacak diye söylemişlerdi. İşte geçen hafta dedecik öldü, bende gecesi evde çorba ve hamur yapıp çıkardım, aradan 3 gün geçti, benim ev sahibim hem tencerelerimi getirdi hemde kapıdan, senin oturduğun evi abim satacakmış, bende üst katı biraz derleyip toparlayacağım, üst kata çıkarsınız dedi. Bunlar adam öldükten sonra 3. gün bunu diyorlarsa belkide 1 aya kalmaz hadi çıkın derler. Üfff ne zor geliyor üst kat bile olsa taşınmak. Öyle çok iş varki aslında, ben bu eve gelin geldim,9 sene oluyor buradayım artık kendi evim gibi benimsemiştim, iyice yerleşmiştim, nerden çıkarttılar şimdi bunu. Bakalım gerçi hani bizim bide annemin yanına inşaat yapma işimiz vardıya, ama tabi annemin evinin satılması lazımdı başlamak için, işte zar zorda olsa içindeki kiracıları çıkartabildik (oda tamamen ayrı bir yazı konusu aslında) şimdi ev satlıkta ama insanlar krizi fırsat bilip öyle ucuz teklifler yapıyorlarki, yuhh diyoruz o kadarda değil.Keşke bir an önce o ev satılsada bizde inşaata başlasak, o zaman ev sahibi ile görüşür 1 sene müsade isteriz,doğruca kendi evimize çıkarız, neyse bakalım hayırlısı.
İşte böyle, bende aslında daha ne yazmadık şeyler vardır ama hem bu kadar gevezelik yeter uzatmayalım. Genel olarak iyiyiz, şimdi bakalım sizler neler yapıyorsunuz, gerçi arada bakıyorum bloglarınıza, bir problem yoktu. Herkezi öpüyorum, merak edip bıraktığınız yorumlar için teşekkür ederim.