GELDİM BEN...
Uzun zamandır yazamadım bloğuma,okuyamadım sizleri , özledim buraları. Üstelik ben geçen 1 haftayı evde ve yalnız geçirmeme rağmen bilgisayarın düğmesine bile dokunamadım. Hayret edilecek birşey ama gerçek. Sebebi ise boğazlarımı feci halde saran pis enfeksiyon. Çocukluğumda oldummu böyle hatırlamıyorum amma kendimi bildim bileli böyle bişey görmedim ben. Anacım ağzımdaki tükürüğü yutamadım afedersiniz.
Geçen Cuma gecesi , taa 18 Mayıs gecesinden bahsediyorum. Anlattığım üzere o gece 7 çocuk ve 7 kadınlı misafirlerim gelecekti. Eve giderken bir kaç gündür hafif hafif yanan boğazlarım başladı şiddetlenmeye,üstelik etlerimde başladı ağrımaya. Neyse o gece harala gürele geçirdik misafirleri, gece çok geç saatte yatmama rağmen sabah sürünerekde olsa işyerime geldim. Boğaz ağrım ve kırgınlığım artmıştı,maksadım sabah paralarını alıp işçıkışı yapılacak olan işçileri uğurladıktan sonra eve hemen gelmekti ama nerdee. Hemen hemen saat 2 oldu ben çıkana kadar, adım adım yürüyerek,bide 19 Mayıs sebebiyle zar zor nöbetçi eczane buldum. Boğazım çok feci , güzel bir antibiyotik dedim. Genelde boğaz ağrısı için agumentin içerim ben ama eczacıya sorayım dedim. Oda bana ismini bilmediğim ama güçlü olduğunu söylediği 1000 mg lık başka bir antibiyotik verdi. Pipirikli ben yolda giderken reçetesini okuyayım dedim,reçetede üst solunum yolları haricinde her türlü hastalığa iyi geldiği yazdığını görünce onca yürüdüğüm yolu geri dönüp eczacıya tekrar sordum. (İlk alırken bana ilacı veren bayan biraz tereddütlü verdi,yanındaki beye sordu , onunda başı kalabalıktı duymadı, bende pipiriklendim doğal olarak).Eczanedeki çalışanların hepsi bu antibiyotiğin aynı agumentin özelliğinde olduğunu iyi geleceğini söyleyince eve gittim ilaca hemen başladım. O gün canım annecim bana tavuksuyu çorbası yaptı,Mehmet gelene kadarda beni bekledi. Bu arada ananemde bir gece öncesi rahatsızlanmış evinde , dayım onuda bana getirdi. Bir kanepede o bir kanepede ben yattık.
Cumartesi gecesi ve pazar gecesi ateşim çıktı ama aldığım ateş düşürücüyle hemen düştü neyseki. Pazartesiye kadar içtim ilacımı , 2 günlük elimde ilaç kalmasına rağmen bende hiçbir değişiklik olmadığı için Pazartesi sağlık ocağına gittim. Doktor hanım boğazıma daha uzaktan bakıp , ufff çok kötü olmuş deyip oda başka bir antibiyotik yazdı. Üstelik kullandığım ilacı gösterdim. Onu bırak bunu iç dedi. İyi dedik, doktor ya kendileri. Gerçi verdiği hap evde olan bir haptı ve aklımda kaldığı kadarı ile onu eşime dişçi , diş iltihabı için vermişti ama boğazımı görerek verdiği üstelik kendisininde kötü durumda olduğunu görerek verdiği için o ilaca başladım ben bu sefer. Bu arada ananemin halsizliği devam edince Pazar gecesi bir hastaneye götürelim demişler,bize göre evde bakımsız kaldı,inat etti anneme gelmedi ve heralde yemeklerini doğru dürüst yemedi,üzgüntüde olunca vücudu dirençsiz kaldı dedik. Hastaneye serum verirler diyerek gitmişler Pazar gecesi ama ananemde sarılık çıkmış. Yapılan tahliller sonucu safra kesesinde oluşan taş, vücutta sarılığa çevirmiş. 3 gün hastanede yatmışlar ve bana söylemedi kimse. Annemi arıyorum evinden, cevap vermeyince cebinden arayıp nerdesin diyorum,oda bana evdeyim,duymadım,telefonun fişi çıkmış gibi bahaneler uydurdu bende inandım. Benim hastalık perşembeye kadar geçmeyince bende doğru hastaneye gittim. Orada kan tahlili yaptılar ve normalde 0-5 arası olması gereken bir değer bende 109 çıktı. Doktora bu ne dedim çok yüksek, enfeksiyon işte dedi,o sağlık ocağının verdiği ilaç için alakasız ilaç vermişler,eczanenin verdiğini bitir sonra benim yazdığımı iç dedi. Dediğini yaptım ve çok şükür Cumartesi günü dimdik ayağa kalktım. Yazık belki en başında hastaneye gitseydim bukadar sürünmeyecektim. Ananemin hastanede yattığını çıktıktan sonra söylediler. Safra kesiseindeki taşın alınması gerekiyormuş,alınmassa allah korusun siros,kansere çevirebilirmiş. Şimdi ameliyat için tahliller yapılıyor ama anestesi uzmanı kalpte sorun görmüş ve ameliyata onay vermemiş.Önce kardiyolağa git demiş. Töbe yarabbi nedir bu kalp hastalığından çektiğimiz.
Cumartesi günü birde psikiyatri doktoruma muayenehanesine gittim, derdimi tasamı anlattım. Bana geçen sefere göre anlattıklarıma göre iyiye gittiğimi, ama yinede tam düzelme olmadığını söyledi. Çünkü konuşurken yine beni ağlama krizi tuttu. İlaçlarıma (beni gece uyutan) 10 gün aynı şekilde devam etmemi,10 gün sonrada bir 10 gün kadar sadece geceleri içip sonra kesmemi istedi. Kestikten sonra durumumu ona bildirmemi istedi. Doktor iyi birisi verdiği ilaçlarda iyi geldi kabul ediyorum ama beklediğim gibi bir terapi olmadı. Belkide psikolog ve psikiyatristin farkı budur. Psikiyatrist sadece beni dinledi,anlattıklarıma göre soru sorup sadece dinledi ve ilaç yazdı, oysaki ben benim anlattıklarıma karşılık beni rahatlatmasını , yol göstermesini,akıl vermesini bekliyordum. Sanırım bunu yapanlarda psikologlar, yani bu doktor beni kesmedi :)
Tolgacım iyi çok şükür bu aralar. Geçen hafta ben hasta olunca onunla sürekli babası ilgilendi, ben pek yaklaşmadım yanına,öpemedim bile kuzumu onada bulaştırmayayım diye. Ama haftasonu acısını çıkardım.Geçen hafta geceleri yemekte evde olduğumuzdan Tolga gayet efendi usluydu, ama dün gece babannede yapabileceği tüm şımarıklıkları yaptı. Neyse en azından artık şunu biliyorumki evde kurallara uyuyor,babanne ve ananede resmen şımarıyor.
Bu arada kendileri tam bir sokak çocuğu oldu. Geçen hafta okuldan gelince babası bekledi hep sokakta, oda kapıda oynadı, cumartesi günüde ben indim onunla birlikte aşağı, yine suratına bir top yemesine rağmen baktım geçen seferki gibi pek ağlamadı. Müsameresi için dikilen takım elbisesini okula teslim ettik nihayet, şimdi hepimiz sabırsızlıkla o geceyi bekliyoruz.
Okul meselesinede karar verdik, bahsettiğim yakınımızdaki devlet okuluna başlayacak, birde aldığım duyumlara göre yeni bir öğretmen başlayacakmış o okula ve pek iyi olduğu söyleniyor. Şimdi onunaraştırmasına girdik. Gerçi sınıf mevcutları kalabalık ama iyi eğitimli bir okul. Bizim eve yakın başka bir okul daha var, oradada 20-25 kişilik sınıflarmış ama eğitimini halam kendi çocuklarını öğretmen olup o okulda okuttuğu halde beğenmiyor. Hadi bir soru daha siz tecrübeli annelere
- Eğitimi iyi ama sınıf mevcudu kalabalıkmı?
- Eğitimi bilmiyorum ama sınıf mevcudu az olanmı ?
İşte böyle, geçen hafta her ne kadar hasta olup bir şey anlamasamda evde kalmakta iyi gelmedi değil yani. İnadına her sabah en geç 10 da kalktım , çünkü içtiğim ve beni gözümü açmadan uyutan o ilaçlara rağmen geceleri boğaz ağrımdan uyuyamadım. Kalktım , sabahları Aliyeyi seyrettim, arkasından Asuman bilmem ne kişisinin sunduğu Kim haklı programını seyrettim. Geçen hafta anne ve babası çok küçükken ayrılan ve babannenin büyütüğü bir kızdı konuk. Anne sözde başka şehre çalışmaya gitmiş, sonra geldiği halde kızını yanına almayıp 15 günde bir kızını görmeye gitmiş,sonra başka biriyle evlenip ondan çocuğu olmuş,kızını yanına almamış. Bide öyle rahat anlatıyorki bunları sırıta sırıta. Baba deseniz ayrı bir terane ...
Neyse geçen hafta yinede iyi geldi,kendimi toparladım , Pazartesi günüde işe geldim ve hala masamı toparlamaya çalışıyorum.
İşte böyleee, hadi kalın sağlıcakla .....
Geçen Cuma gecesi , taa 18 Mayıs gecesinden bahsediyorum. Anlattığım üzere o gece 7 çocuk ve 7 kadınlı misafirlerim gelecekti. Eve giderken bir kaç gündür hafif hafif yanan boğazlarım başladı şiddetlenmeye,üstelik etlerimde başladı ağrımaya. Neyse o gece harala gürele geçirdik misafirleri, gece çok geç saatte yatmama rağmen sabah sürünerekde olsa işyerime geldim. Boğaz ağrım ve kırgınlığım artmıştı,maksadım sabah paralarını alıp işçıkışı yapılacak olan işçileri uğurladıktan sonra eve hemen gelmekti ama nerdee. Hemen hemen saat 2 oldu ben çıkana kadar, adım adım yürüyerek,bide 19 Mayıs sebebiyle zar zor nöbetçi eczane buldum. Boğazım çok feci , güzel bir antibiyotik dedim. Genelde boğaz ağrısı için agumentin içerim ben ama eczacıya sorayım dedim. Oda bana ismini bilmediğim ama güçlü olduğunu söylediği 1000 mg lık başka bir antibiyotik verdi. Pipirikli ben yolda giderken reçetesini okuyayım dedim,reçetede üst solunum yolları haricinde her türlü hastalığa iyi geldiği yazdığını görünce onca yürüdüğüm yolu geri dönüp eczacıya tekrar sordum. (İlk alırken bana ilacı veren bayan biraz tereddütlü verdi,yanındaki beye sordu , onunda başı kalabalıktı duymadı, bende pipiriklendim doğal olarak).Eczanedeki çalışanların hepsi bu antibiyotiğin aynı agumentin özelliğinde olduğunu iyi geleceğini söyleyince eve gittim ilaca hemen başladım. O gün canım annecim bana tavuksuyu çorbası yaptı,Mehmet gelene kadarda beni bekledi. Bu arada ananemde bir gece öncesi rahatsızlanmış evinde , dayım onuda bana getirdi. Bir kanepede o bir kanepede ben yattık.
Cumartesi gecesi ve pazar gecesi ateşim çıktı ama aldığım ateş düşürücüyle hemen düştü neyseki. Pazartesiye kadar içtim ilacımı , 2 günlük elimde ilaç kalmasına rağmen bende hiçbir değişiklik olmadığı için Pazartesi sağlık ocağına gittim. Doktor hanım boğazıma daha uzaktan bakıp , ufff çok kötü olmuş deyip oda başka bir antibiyotik yazdı. Üstelik kullandığım ilacı gösterdim. Onu bırak bunu iç dedi. İyi dedik, doktor ya kendileri. Gerçi verdiği hap evde olan bir haptı ve aklımda kaldığı kadarı ile onu eşime dişçi , diş iltihabı için vermişti ama boğazımı görerek verdiği üstelik kendisininde kötü durumda olduğunu görerek verdiği için o ilaca başladım ben bu sefer. Bu arada ananemin halsizliği devam edince Pazar gecesi bir hastaneye götürelim demişler,bize göre evde bakımsız kaldı,inat etti anneme gelmedi ve heralde yemeklerini doğru dürüst yemedi,üzgüntüde olunca vücudu dirençsiz kaldı dedik. Hastaneye serum verirler diyerek gitmişler Pazar gecesi ama ananemde sarılık çıkmış. Yapılan tahliller sonucu safra kesesinde oluşan taş, vücutta sarılığa çevirmiş. 3 gün hastanede yatmışlar ve bana söylemedi kimse. Annemi arıyorum evinden, cevap vermeyince cebinden arayıp nerdesin diyorum,oda bana evdeyim,duymadım,telefonun fişi çıkmış gibi bahaneler uydurdu bende inandım. Benim hastalık perşembeye kadar geçmeyince bende doğru hastaneye gittim. Orada kan tahlili yaptılar ve normalde 0-5 arası olması gereken bir değer bende 109 çıktı. Doktora bu ne dedim çok yüksek, enfeksiyon işte dedi,o sağlık ocağının verdiği ilaç için alakasız ilaç vermişler,eczanenin verdiğini bitir sonra benim yazdığımı iç dedi. Dediğini yaptım ve çok şükür Cumartesi günü dimdik ayağa kalktım. Yazık belki en başında hastaneye gitseydim bukadar sürünmeyecektim. Ananemin hastanede yattığını çıktıktan sonra söylediler. Safra kesiseindeki taşın alınması gerekiyormuş,alınmassa allah korusun siros,kansere çevirebilirmiş. Şimdi ameliyat için tahliller yapılıyor ama anestesi uzmanı kalpte sorun görmüş ve ameliyata onay vermemiş.Önce kardiyolağa git demiş. Töbe yarabbi nedir bu kalp hastalığından çektiğimiz.
Cumartesi günü birde psikiyatri doktoruma muayenehanesine gittim, derdimi tasamı anlattım. Bana geçen sefere göre anlattıklarıma göre iyiye gittiğimi, ama yinede tam düzelme olmadığını söyledi. Çünkü konuşurken yine beni ağlama krizi tuttu. İlaçlarıma (beni gece uyutan) 10 gün aynı şekilde devam etmemi,10 gün sonrada bir 10 gün kadar sadece geceleri içip sonra kesmemi istedi. Kestikten sonra durumumu ona bildirmemi istedi. Doktor iyi birisi verdiği ilaçlarda iyi geldi kabul ediyorum ama beklediğim gibi bir terapi olmadı. Belkide psikolog ve psikiyatristin farkı budur. Psikiyatrist sadece beni dinledi,anlattıklarıma göre soru sorup sadece dinledi ve ilaç yazdı, oysaki ben benim anlattıklarıma karşılık beni rahatlatmasını , yol göstermesini,akıl vermesini bekliyordum. Sanırım bunu yapanlarda psikologlar, yani bu doktor beni kesmedi :)
Tolgacım iyi çok şükür bu aralar. Geçen hafta ben hasta olunca onunla sürekli babası ilgilendi, ben pek yaklaşmadım yanına,öpemedim bile kuzumu onada bulaştırmayayım diye. Ama haftasonu acısını çıkardım.Geçen hafta geceleri yemekte evde olduğumuzdan Tolga gayet efendi usluydu, ama dün gece babannede yapabileceği tüm şımarıklıkları yaptı. Neyse en azından artık şunu biliyorumki evde kurallara uyuyor,babanne ve ananede resmen şımarıyor.
Bu arada kendileri tam bir sokak çocuğu oldu. Geçen hafta okuldan gelince babası bekledi hep sokakta, oda kapıda oynadı, cumartesi günüde ben indim onunla birlikte aşağı, yine suratına bir top yemesine rağmen baktım geçen seferki gibi pek ağlamadı. Müsameresi için dikilen takım elbisesini okula teslim ettik nihayet, şimdi hepimiz sabırsızlıkla o geceyi bekliyoruz.
Okul meselesinede karar verdik, bahsettiğim yakınımızdaki devlet okuluna başlayacak, birde aldığım duyumlara göre yeni bir öğretmen başlayacakmış o okula ve pek iyi olduğu söyleniyor. Şimdi onunaraştırmasına girdik. Gerçi sınıf mevcutları kalabalık ama iyi eğitimli bir okul. Bizim eve yakın başka bir okul daha var, oradada 20-25 kişilik sınıflarmış ama eğitimini halam kendi çocuklarını öğretmen olup o okulda okuttuğu halde beğenmiyor. Hadi bir soru daha siz tecrübeli annelere
- Eğitimi iyi ama sınıf mevcudu kalabalıkmı?
- Eğitimi bilmiyorum ama sınıf mevcudu az olanmı ?
İşte böyle, geçen hafta her ne kadar hasta olup bir şey anlamasamda evde kalmakta iyi gelmedi değil yani. İnadına her sabah en geç 10 da kalktım , çünkü içtiğim ve beni gözümü açmadan uyutan o ilaçlara rağmen geceleri boğaz ağrımdan uyuyamadım. Kalktım , sabahları Aliyeyi seyrettim, arkasından Asuman bilmem ne kişisinin sunduğu Kim haklı programını seyrettim. Geçen hafta anne ve babası çok küçükken ayrılan ve babannenin büyütüğü bir kızdı konuk. Anne sözde başka şehre çalışmaya gitmiş, sonra geldiği halde kızını yanına almayıp 15 günde bir kızını görmeye gitmiş,sonra başka biriyle evlenip ondan çocuğu olmuş,kızını yanına almamış. Bide öyle rahat anlatıyorki bunları sırıta sırıta. Baba deseniz ayrı bir terane ...
Neyse geçen hafta yinede iyi geldi,kendimi toparladım , Pazartesi günüde işe geldim ve hala masamı toparlamaya çalışıyorum.
İşte böyleee, hadi kalın sağlıcakla .....

