böğürtlengözlü oğlum benim

27 Ekim, 2006

BAYRAM ÖZEL PROGRAMI :)

Bir bayram daha geldi ve geçti.Fiziksel olarak işbaşına dönmüş gibi gözüksemde aklım hala evde.Titto ve ben daha çıkamadık bayram havasından .2 gündür Titto servise,bende işe yetişemiyorum.Sabah 8:30 da iş başı yapmam gereken saatte , bugün gözümü bir açtım saat 8:45 , 7:30 da servise binen Titto ise saat 10 lara kadar uyuyormuş. Neyse umudumuzu Kurban Bayramına sakladık bizde:) Bu arada bayramdan önce elim deyipte yazamadığımdan, herkesin geçmiş bayramını kutlarım.
Eşimin işi ile ilgili sıkıntılarımız var bu aralar.Bir ortak ile kurduğu iş yaşamını bundan sonra tek başına yürütme kararı aldı. Ortaklık kurulması kolay,ama bitirmesi malesef zor bir iş. Bütün kirli yüzler ortaya dökülmeye başladı.Bayramdan 1 hafta önce netleşen kararı nedeni ile her yerimizi stres sardı. Açıkçası ben olayın ciddiyetini bayramın 2.günü gecesi yaptığımız konuşma ile anladım.Yani kararını ilk duyduğumda, herkesi kendimiz gibi saf sandığımdan, ve eşimin bu işi tek başına yürütebileceğini bildiğimden (Zaten ortaklıktada genelde yük Memoli üzerinde idi) sedece hayırlısı olsun,zaten eskidende bu işi tek başına yapıyordun dedim. Eşiminde stresi,bu iş bittikten sonrası değil,bu ortaklığı kazığı yemeden bitirebilmesi. Çünkü ortaklık malesef , satış bölümü Memoli ye, parasal kısımları ise sevgili ortağımızın üzerindeki iş idi. Neyse umarım hakkımızda hayırlısı olacak.Ama zaten bilinen bir şeyi tekrar görmek bizi çok üzdü.Malesef insanları kendimiz gibi görüp güvenmememiz gerektiğini bir kez daha gördük ama geç gördük. İnşallah çabuk toparlanırız.
Bayramdan önceki Cuma gecesi Titto ile sehpa üzerinde karşılıklı tavla oynadık. Oyun sırasında sehpanın sallandığını hissettim. Titto çok heyecanlı zar atıyordu. Oğlum sakin ol,sallama sehpayı dedim. Eee anne ben sallamıyorum ki deyince dizlerim titremeye başladı. Fırladım ayağa hemen tepemdeki avizeye baktım. Sallanmadığını görünce herhalde Titto yaptı yine deyip oturdum yerime.Aradan 2 dk. geçmeden Memoli aradı.
- Sakın kapıları kilitlemeyin çok fena deprem oldu deyince , afalladım ve çok kızdım.
Yani insan önce ağzımı arar,çünkü hissettim ama Titto salladı deyip geçmiştim dedim. Bu sefer deprem olduğunu söyleyince daha çok korktum. Allah daha büyüğünü yaşatmasın.Hakikaten insan ne bir yere kaçabiliyor ne bir tepki verebiliyor.
Arife günü koşuşturmaca ile geçti. Çamaşır yıka, balkona as, yağmur yağsın, astıklarını topla, güneş çıkınca tekrar as,pazara git,markete git derken akşam oldu. Akşamdan 2 -3 tencere yemek yaptımki bayramda yemek münasebetiyle mutfağı ziyaret etmeyeyim diye.
Arife gecesi Memoli eve geldiğinde (bu her bayram arifesi böyle olur) çarşıda bağırmaktan sesi kısılmış ve pili bitmiş bir haldeydi. Yaşadığı stresi bilmesem , aman ne güzel oldu sesde gitti, oturursun artık köşede diyecektim ama o zaten sesi kısılmasada konuşacak halde değildi.
Bayram günü kayınvalideme,anneme,babama,babanneme,ve ananeme yaptığımız ziyaretlerden sonra eve gelip yemek yedikten sonra boş bulduğumuz yerde sızdık.
2. gün arabamız olmadığından dışarı çıkamadık. Bana kalsa otobüs,dolmuş,metro farketmez istediğim yere giderimde sosyete kocam arabasız çıkmaz dışarı. Ozi ve Dudumla bayramda görüşemediğimden tel. açıp siz gelin dedim. Bakarız dediler. Bende akşamdan kalan evi toparlayıp, keyif yapayım evde dedim. Çektim eşofmanlarımı,yaptım kahvemi,yaktım sigaramıda çıktım balkona. Memoli salonda,Tittoda mutfakta TV seyrediyordu. Bende mutfaktaki balkona çıktım aldım sandalyemide hem oğlanı göreyim oturduğum yerden, hemde sokaktaki insanları seyredeyim dedi. Bizim evin balkonu ara caddeye baktığından ve ev 1.katta olduğundan balkonumuz çok şenlikli olur. Tam keyfin ortasındaydımki yerden güümm diye ses geldi sanki. Arkadan yeniden sallanmaya başladık. O panikle sigaramı attığım gibi Tittonun yanına koştum. Memolide koşarak geldi yanımıza. Bu sefer avizeler falan uçuşuyordu resmen.Tittoyu korkutmayalım diye söylemedik.Gel dedim bak herkes sokaklara,balkonlara çıkmış bizde çıkalım balkona.
- Anne bayram ya ondan herkes sokakta dedi yavrucum.
Sonra haberlerden öğrendikki, deprem dibimizde olmuş. Gemlik körfezi 5.2 şiddeti. Yaşadığımız şehir Bursa olduğundan her 2 depremide ciddi şekilde hissettik. ve hala etkisindeyim.
Depremden yarım saat sonra büyük enişte,Ozi,Zeyno,Hatço (teyzemin kızı),Dudu ve küçük enişte geldiler bize. Yolda olduklarından hissetmemişler depremi. Oturduk yemek yedik hep beraber bizde biraz açılmış olduk.
3. gün bayram nedeniyle İstanbul dan ziyarete gelen teyzoşumu ,gitmeden önce bir kez daha görelim diye hep beraber ananeme gittik. Annem bize balık ziyafeti çekti. Özlemişim mangalda balığı süperdi. Çocuklar dahil tam 15 kişi olduk yemekte. Anne tarafımdan 1. derec akrabalar hep bir arada idik. Ananem ve dedem ne yapacaklarını şaşırdı canlarım.

İşte böyle , bol stresli,bol sallantılı , ama sağlık içinde güzel bir bayram daha geçirdik. İnşallah şu bir kaç gün içinde iş meselemizde güzellikle sonuçlanırda herkes kendi yolunu çizer.

19 Ekim, 2006

BİR ANI

Aslında Titto nun incilerini toparladıkça yazayım buraya diyordum da aklıma benim bir incim geldi:)

Yaklaşık 7-8 sene önce , ben,Ozi,Enişte (ablamın eşi),Dudu ve Memoli (sanırım nişanlı idik o zamanlar) yeni açılan büyük bir alışveriş merkezine gittik. Tabi bayağı bir kalabalık içinde afallamış şekilde gezinirken ben bir mankenin üzerinde , boğazlı ,yarım kollu ve hatta rengini bile hatırlıyorum açık kahve renginde bir kazak gördüm. Ve ben hangi akla hizmetse , fiyatınımı merak ettim, kalitesinimi bilmiyorum, şöyle kolundan kazağı elimle inceledim. Dokunmamla kolun geriye çekilmesi bir oldu. Afallayarak ve korkarak kafamı bir kaldırdım , aynı bakışlarda bana bakan bir kadınla göz göze geldim. Meğer benim mankenin üzerinde sandığım kazak bir kadının üzerinde imiş. Rezil oldum,hemen özür dileyip arkama bile bakmadan çıktım mağazadan.
Bu arada , kardeş diye ,nişanlı diye, bağrıma bastıklarım bir anda yokolmuşlardı yanımdan , çok gücüme gitmişti..
Böylede bir anım olmuştu.
Neyse 2-3 gündür bayağı bir soğudu havalar.Dün gece kaloriferleri yakmaya başladılar. Bizim pinti apartman sakinlerinin nihayet akıllarına geldi havanın soğuduğu. Ama sabah baktım yanmıyordu. Sabahları çok soğuk oluyor. Yavrum Tittom sabah üzerini değiştirirken çok üşüyor. Elektrikli soba yakıyoruz bizde. Ama bunu kaloriferler yanarken bile yapıyoruz, çünkü akıllı apartman sakinlerimiz , gece 10 gibi söndürüp sabah 7-7:30 da kaloriferleri yakıyorlar ,
öğlen 12 gibi söndürüp akşam yine 6-7 arası yakmaya başlıyorlar. Tabi bu arada buz gibi olan evleri ısıtmak bayağı bir zaman alıyor. Kaç kere söyledik, şu kaloriferleri kışın kapatmayın , kısıkta yansın daha az yakıt harcarız diye ama aynı tas aynı hamam. Tabi soğuyan evi ısıtmak için bu sefer harıl harıl son gaz yakıyorlar kazanı. Kolay değil 30 haneyi birden ısıtacak kazan. Ve benim ısınmadığım halde ödediğim d.gaz parası, kombisini hiç kapatmadan yakan annemin yakıt parasından mutlaka fazla gelmiştir. Bide bu insanların hemen hepsi , bayağı bir yaşlı emekli insanlar. Üşümüyorlarda yani. Havalar soğuyunca tasası tuttu benide öyle bahsettim işte.
Salı sabahı bir gece önce babannesinde uyuyup kalan Tittomu servise bindirecekken, çenesinde minicik morluk gördüm. Soruyorum kaç gündür, bilmiyorum diyor ne oldu. Ama benim sinirlerim bozuldu. Kesin çarptı bir yere falan ama ben çok pimpirikli olduğum için zırt pırt gözüm orda. Akşam baktım ilk gece daha kırmızımsı olan morluk daha bir sararmış gibi geldi. Demekki ya çarptı , ya bi kaza oldu. Üf sanırım çok kafaya takıyorum herşeyi ufacık morluğu bile nasıl büyüttüm gözümde. Neyse işte. Bu akşamda çarşıya çıkıcaz iftardan sonra. Titto ya ayakkabı bakıcam. Hem kışlık olur,hem bayramlık. Neyseki havada bugün biraz açtı akşama daha rahat gezeriz.
İşte şimdilik bu kadar. Nokta.

16 Ekim, 2006

HAFTA SONU

Cumartesi günü işten tam çıkacaktım ki annem aradı.Oğlanı çok özledim , akşamüstü sana gelicem,iftarda sende olurum dedi. Az sonra kardeşim Dudu aradı.
- Ya ben dün bir ara Ozi ye (ablama) gittim.Tam eve dönecekken Zeyno ağlamaya başladı.Bende ona söz verdim yarın tekrar gelicem diye,ama annemde sana geliyormuş,hadi sen Ozi yi arada ,oda sana gelsin,bende sana geleyim hep beraber olalım dedi.
Ok. dedim.İşten çıkınca Ozi yide aradım. Oda annemle görüştüm zaten , geliyorum bende dedi.
Titto yu babannesinden aldıktan sonra grip aşısı yaptırmaya götürdüm. Geçen kış doktoruyla bu aşı hakkında görüştüğümde; okula başlayacak aslında yaptırabilirsin ama bir çocuğun senede 7-8 kere grip olması bence iyidir,ilerisi için bağışıklığı gelişir dedi. Bende yaptırmadım. Titto doktorunun dediği gibi 7- 8 kere olmadı,çünkü okulun ilk haftası bir tutuldu gribe, bir daha burnundaki sümük kurumadan taa Temmuz ayı başında 39.6 lara çıkan ateşle ortaya çıkan boğaz enfeksiyonu yüzünden aldığı 1kutu antibiyotik ile ayağa dikildi. Yani 1 kere grip oldu , tam oldu :) Tabi çocuğun bağışıklığına laf atıyorum ama bende farklı değildim geçen kış. Bende kış ortalarında tutulduğum gribin sürekli tekrar etmesi üzerine Haziran başı öksürük şikayetiyle gittiğim doktordan Zatürre teşhisiyle çıkıp, 14 kutu iğne+2 kutu antibiyotik hap ve bir çok şuruplarla 10 günlük rapordan sonra ayağa dikildim. Onun için bu kışda olalım dedim aşımızı , azda olsa korusa bile bize faydası olur. İkimizde aşımızı olup eve geldik , yemekleri ocağa koymuştumki bizimkiler arka arkaya gelmeye başladılar.
İftarı ettikten 2-3 saat sonra dayım geldi aldı herkesi evlerine bıraktı.Bende arkalarından evi toplarken Memoli geldi,Tittoyla ilgilendi sonra herkes bir yerde sızmış.
Pazar günümüz sanırım havanında kapalı olmasından çookk mayışık geçti. Çarşılar açık olduğundan Memoli işe gitti , bende kışlık yorganlarımızı çıkarıp, yazlıkları yerlerine yerleştirdim.Akşamüstü Titto nun canı çok sıkılınca kurabiye yaptık onunla. Gecede çok geç saatlere kadar oturdu. Tabi bu sabahta servise zor uyanıp yetiştik. Gece geç yatıp sabah erken kalkan Tittom bu akşam benim işden gelmemi bekleyemeden hatta yemeğini bile yiyemeden uyumuş babannesinde. Bende o uyuyunca eve geçtim. Şimdi birazdan uyanır sanırım , uyanınca dedesi getirecek eve.
Benimde şimdi dağ gibi derler ya aynen öyle ütüleneceklerim var. Ama hiiçç içimden gelmiyor. Bir el atsam bitiricem hepsini biliyorum ama atamıyorum işte. Neyse hadi keseyim yazıyı buradada gidip devirivereyim şu dağı :)) Uff canım hiç istemediğinden resmen oyalanıyorum burada. Neyse hadi kestim...

14 Ekim, 2006

* Bir önceki yazımı yazdığım gece Titto'mun arkadaşları yine bizdelerdi. Onlar gittikten sonra savaş alanına dönen evimi toparladım. Hatta ben bilgisayardayken suluboya çalışması yapmışlar.Kağıt az gelmiş olacakki halı ve yerleri bile boyamışlar :)) Titto yu yatırdıktan sonra şöyyle bir etrafı toparladım. Biraz TV seyrettim. Geç saatte Sırça Köşk vardı kanal D de ona baktım.Saat hemen hemen 3 oldu bu arada. Sonra yattım.
* Perşembe günü işyerinde baya bir düzenlemeler yaptım.Birikmiş evrakları,karışmış dosyaları düzenledim.Akşam eve dönüşte , bayağı bir eve yaklaşmıştımki top patladı. Yinede Babannemize tel. açtım, ben eve yaklaştım Titto hazırlansın zile basınca insin eve gidicez bu gece dedim. Yinede çıkmış balkona iftar saati ne işin var sokakta gel burda ye diyor bana.Töbe töbe..
Ben zaten geceleri yetişemiyorum,10 dk. geç açarım orucu insin Titto gidiyoruz dedim. Neyse,oğluşum indi aşağı,okuldan aile fotoğrafı istemişlerdi,bizimde kardeşimin nişanında çekildiğimiz şöyyle süslü püslü bir çekirdek aile fotomuz vardı onu yollamıştım. Kibrit çöplerinden çerçeve yapmışlar resme çok güzel olmuş.Eve gelip onu odasına astık. Oğluma dedim , bu gece çağırma arkadaşlarını, bana ayır geceni :) Tamam dedi. Yemeğimizi yedik.Buzdolabında bir haftadır evde yemediğimiz için 2-3 çeşit yemek kalmıştı.Onları döktüm .Bulaşıklarını bile yıkamadım. Titto pazarcılık oynamamızı istedi. Sözde bu pazarcı olacak,oyuncak yazar kasası var,bide kendim için aldığım basit bir mutfak terazisi vardı,oğlan bunu yere düşürünce bozuldu ve şimdi Titto nun bir numaralı oyuncağı haline geldi. Neyse sehpanın üzerine evdeki bibloları,işte ne bileyim kağıt mendiller,ıvır zıvır koyduk.Buda kasasını,terazisini,sandalyesini aldı.Bende elime bir torba,gözüme güneş gözlüğü alıp pazara çıktım :) Titto dan bayağı bir alışveriş yaptım. Yalnız bişey dikkatimi çekti. Şimdi bu terazide tartarken aldıklarımı,terazinin içine aldıklarımla beraber 2 tanede tavla zarı atıyor. O ne dedim. EE işte ölçü dedi. Acaba şu eski bakkal terazilerindeki ağırlıklarımı demek istedi. Ama nerden gördü bilemedim. Yaklaşık yarım saat süren alışverişte ben baya ciddi bir oyun kurdum. Çocuk alışık değil benim ciddi oyunlarıma , oyunun sonuna doğru bana bakışları değişti ve en sonunda
- Annnee artık oyun bitiyo tamammı dedi.
Pazarcılık oynadıktan sonra Tittonun tabirince ve en sevdiği oyun olan yatakta şımarma oynadık. Yani yatak odasında yatağın üzerinde boğuşmaca :)) Bu oyunu hiç sevmiyorum.Çünkü çok tepişmeli bir oyun oluyor,oğlanda artık maşallah bayağı ağırlaştığından , üzerime bir atlıyor, atladığı yer içine göçüyor sanki. Neyse öyle böyle 21:30 ettik saati. Sütümüzü içtik,muzumuzu yedik,tekrar yatağa geçtik. Ona Kurşun Asker kitabını okudum. Sonundada uyuttum diyecektim ama malesef ben ondan önce uyudum.
* Ertesi gün yani Cuma sabahı geceden kalan bulaşıklarımı Titto yu servise bindirdikten sonra makinaya yerleştirdim ve işe geldim. Çalıştıım,gece eve geldik. Titto bu sefer senle oynamıycam arkadaşlarıma gidiyorum dedii ve onlara çıktı. Bende iş yapacaktım ama hiç içimden gelmediği için oturdum boş boş.Sıla dizisini seyrettim. Saat 10 gibi oğlum geldi.Acayip terlemiş. Onu soydum , hemen arkadan Memoli geldi. Biraz Titto ile boğuştular (şımardılar),hasret giderdiler derken yatakta sızmışlar. Bende rahatlarını bozmadım gidip Titto nun yatağında yattım hemende uyumuşum.
* Sabah işe geldim istemeye istemeye. Hava bugün yağmurlu ve acayip karanlık olduğundan bizimkiler derin bir uykudaydı ben evden çıkarken. Ya şu Cumartesi günleri çok zor geliyor bana çalışmak, halbuki yarım gün ama yinede gereksiz. Çünkü doğru dürüst iş olmuyor, genelde herkes şantiyede olduğundan bende büroyu bekliyorum. Zaten yazımıda şimdi işyerimden yazıyorum,işimin olmadığı bellidir heralde:)
Ama eve gidince işim çok. Haftalık temizlik,yemek falan filan yapıcam. Neyse işte son 3 günün özetini yaptım kısaca.
Bu sayfam resmen günlük gibi oluyor,bazen yaptıklarımı yazıyorum,bazen içimi boşaltıyorum. Şimdi bir ara toparlayıp Titto nun eskiden defterime yazdığım incilerini yazayım diyorum.İleride okursa hoşuna gideceğini düşünüyorum. Şimdilik bu kadar...

06 Ekim, 2006

ÇOCUKLUĞUMDAN BİR ANI

ÇOCUKLUĞUMU YAŞADIM BEN. HEMDE DOYA DOYA. ANNEM BABAMLA EVLENEREK İSVİÇRE YE GELİN GİTMİŞ. ORADA ABLAMI DÜNYAYA GETİRMİŞ. ÇALIŞTIKLARI İÇİN ABLAMI KİMSEYE EMANET EDEMEDİĞİNDEN 6 AYLIKKEN ANANEMLE TÜRKİYEYE GÖNDERMİŞ ABLAMI. ONUN ACISI HALA ANNEMİN İÇİNDEDİR ŞİMDİ. DÜŞÜNÜYORUMDA BEN TİTTO YU BİR GECE GÖRMEDİĞİMDE BURNUMDA TÜTERKEN 6 AYLIK BEBEĞİ BAŞKA ÜLKEYE YOLLAMAK HAKİKATEN ÇOK ZOR. NEYSE SENELİK TATİLLERDE TÜRKİYEYE GELDİKLERİNDE ABLAM ANANEM VE TEYZEMİ BENİMSEDİĞİ İÇİN ANNEM VE BABAMI İSTEMEMİŞ.BİR AKŞAM ABLAMI KENDİ EVLERİNE GETİRMİŞLER. ABLAM GECE VAKTİ ANANEMİ İSTEYİP AĞLAYINCA ANNEMLE BABAMDA AĞLAYA AĞLAYA ANANEME GÖTÜRMÜŞLER ONU. YAKLAŞIK 2 SENE SONRA ANNEM BANA HAMİLE KALMIŞ. 6 AYLIK HAMİLEYKEN KESİN DÖNÜŞ YAPMIŞLAR YURDA.ABLAM ANANEMLERDE KALMAYA DEVAM ETMİŞ. YA BEN BU ARADA ABLAMA ABLA DEĞİL OZİ DERİM. YAZARKENDE OZİ DİYE BAHSEDEYİM BARİ.OZİ ANANEMLERDE OKULA BAŞLAYINCA HAFTA SONLARI HEPİMİZİN ANANEME GİTMESİ FARZ OLMUŞ.
ANANEMİN ESKİ EVİ ŞİMDİLERDE KÖY OLMAKTAN ÇIKAN MAHALLE ÜNVANI KAZANAN SOĞANLI KÖYDE İDİ.BENİM ÇOCUKLUĞUMA AİT ANILARDA BU KÖYDE GEÇER. EV 2 KATLI,AHŞAP,BÜYÜK TAHTA KAPILI GİRİŞİ OLAN,KOCA BAHÇELİ,BAHÇESİNDE HAVUZU OLAN,TUVALETİ EVİN DIŞINDA OLAN,İNCİR VİŞNE, AYVA GİBİ AĞAÇLARI OLAN,ASMA ALTI MİNDERLİĞİ,BANYO DİYE ADLANDIRILAN YERİ KÜÇÜK BİR ODA OLAN TİPİK BİR KÖY EVİ İDİ. BU EVİN 3 YANINDA , HATTA ARKA BAHÇELERİ BİRBİRİNE BAĞLI OLAN YİNE ÇOK TATLI BİR EVDE ARETANNEMLER OTURURDU. ARETANNEMİN KIZI ANNEMİN, ONUNDA KIZI BENİM ARETİMDİ.ARET KELİMESİNİ İLK KEZ DUYAN VAR İSE KAN KARDEŞ GİBİ BİŞEY DEMEK. ARET SANIRIM AHİRETTEN GELİYOR VE AHİRETE KADAR ARKADAŞIM DEMEK OLUYOR. GERÇEKTENDE ÇİĞDEM DE YANİ ARETİM SANIRIM AHİRETE KADAR DOSTUM KALACAK OLAN BİRİSİ. NEYSE ARETİMLERDE 2 KIZ 1 OĞLAN KARDEŞLER. KIZ KARDEŞİDE BENİM KARDEŞİM DUDU İLE AYNI YAŞTA. BUNLARDA İZMİTTE OTURUYORLARDI O ZAMAN VE KARNELERİ ALIR ALMAZ SOLUĞU ANANELERDE ALIYORDUK. VE TATİL MACERALARIMIZA BAŞLIYORDUK. HALA O GÜNLERİ ANDIKÇA KOPARIZ HEPİMİZ. İŞTE AKLIMA GELEN BİR ANIYIDA PAYLAŞAYIM SİZLERLE.
1 GÜN 4 KAFADARIN (BEN , ARET VE 2 KIZ KARDEŞLERİMİZ.) CANLARI ÇOK SIKILIR.NE YAPALIM DİYE DÜŞÜNÜRKEN DAHİCE BİR FİKİR GELİR AKILLARINA.HADİ DERLER BİR DÜĞÜN YAPALIM. (BİLİRSİNİZ KÖY DÜĞÜNLERİ MEŞHUR OLUR.) BUNLARDA BİR SÜNNET DÜĞÜNÜ PATLATMAYA KARAR VERİRLER. PEKİ AMA SÜNNET ÇOCUĞU KİM OLACAK DİYE DÜŞÜNÜRKEN AKILLARINDA KÖYÜN MEŞHUR BAKKALI HASANIN OĞLU ERMAN (DUDU O ZAMANLAR KÜÇÜK OLDUĞUNDAN ERMANA ERMAN DİYEMEYİP ARMAĞAN DERDİ VE ÇOK GÜLERDİK :)) GELİR. ERMAN DA O ZAMAN KÜÇÜK OLDUĞUNDAN HEMEN KABUL EDER BU TEKLİFİ. ÇİĞDEM (ARET) SÜNNET ANNESİ OLMUŞ BİZLERDE AKRABA SIFATIYLA DÜĞÜNE KATILMAYA KARAR VERİRİZ. HEMEN ANANENİN BAHÇESİNDEN BİR KOVA TEMİN EDİLEREK ŞÖÖYYLE ETRAFINA TÜLBENT SARILIR. SIKICA AMA. YERDEKİ KAZ TÜYLERİNDEN ÖZENLE SEÇİLEN 1 TÜY DE KOVANIN ÖN TARAFINDAN GÖRÜLECEK ŞEKİLDE SIKIŞTIRILIR. VE KOVA ERMANIN KAFAYA GEÇİRİLİR. AL SANA SÜNNET ŞAPKASI HEMDE ORJİNAL TÜYLÜSÜNDEN.ELİNEDE YİNE ÖZENLE SEÇİLEN BİR SOPA VE SOPANIN UCUNA İLİŞTİRİLEN YİNE BİR KAZ TÜYÜ İLE SÜNNET ÇOCUĞUNUN SOPASIDA TAMAM EDİLİR.KÖYDE KADINLARIN ÇARŞAF DEYİP GİRDİKLERİ , SİYAH RENK , ALTI ETEK ÜSTÜ KAFADAN GEÇİRME PELERİN ŞEKLİNDEKİ KOSTÜMÜN PELERİNİNDE ERMANIN KAFADAN GEÇER VE SÜNNET ÇOCUĞU HAZIR EDİLİR.PARDON GÖĞSÜNEDE ÇARPRAZ ŞEKLİNDE BAĞLANILAN MAŞALLAH BANTINIDA UNUTMAYALIM LÜTFEN. SIRA GELİR SÜNNET ANNESİ VE AKRABALARIN GİYİMİNE . ONLARDA SÖZDE EN ÖZEL KIYAFETLERİNİ GİYEREK DÜĞÜNE HAZIR HALE GELİRLER. ŞİMDİ DÜĞÜNDEN ÖNCE SIRADA SÜNNET GEZDİRME VARDIR. ELLERE UFAK ÇALI PARÇASI ALINIR. ERMAN SÜNNET ANNESİNİN YANINDA ARKADADA AKRABALAR KONVOY ŞEKLİNDE SIRALANIR ELLERDEKİ ÇALILAR DİREKSİYON EDASIYLA SALLANARAK VE DÜDÜDÜDDÜÜÜÜTT SESLERİYE GEZİNTİYE ÇIKILIR. ÖNCE ARETİN ANELERİNİN ELLERİ , SONRA BİZİMKİLERİN ELLERİ ÖPÜLÜR. HERKES ŞAŞKINDIR. KIZMAKLA GÜLMEK ARASINDA GİDİP GELİRKEN GÜLMEYİ TERCİH EDERLER ÇÜNKÜ ERMANIN O HALİNİ GÖRÜPTE GÜLMEMEK MÜMKÜN DEĞİLDİR. KAFADA KOCA KOVA :) HA BU ARADA BELİRTEYİM BİZİM YAŞIMIZ ÖYLE 6-7 YAŞ DEĞİL , ZATEN BU KADAR AYRINTILI DÜĞÜN YAPAN BİRİSİ SANIRIM 13-14 YAŞLARINDA OLUR VE BİZDE EN AZ O YAŞLARDAYIZDIR. YANİ BUNLARI ANLATIRKEN ÇOCUKLUK İŞTE DEMEK KOMİK OLUYOR. HEHE .. NEYSE EFENDİM TABİ GEZİDEN SONRA VUR PATLASIN ÇAL OYNASIN DÜĞÜN YAPACAKTIRKİ O SIRADA ERMANIN BABASI ORTADA BELİRİR. ZATEN GENELDE BİRAZ SİNİRLİ OLAN BAKKAL HASAN AMCA BİZE KIZAR BİRAZ AMA KIZIM SANA SÖYLÜYORUM GELİNİM SEN ANLA MİSALİ OLAN BİZİM SÜNNET ÇOCUĞU ERMANA OLUR. DÜĞÜNDE BURDAA BİTER.... AMA EN GÜZELİ HAFIZALARA ÖYLE BİR DÜĞÜN KAZINIRKİ 29 YAŞINDA KAZIK OLSAKDA,ANNE OLSAKDA HALAAA AKLA GELDİKÇE O GÜNÜ BİLEN HERKES TARAFINDAN ANILDIKÇA GÜLÜNEN BİR ANI OLUR

AFERİM BANA

Ya ilk kez sayfamda link vermeyi denedim ve sanırsam başardım. Bravo bana. Umarım comments ayarlarınıda becermişimdir :((

GÜNÜN ÖZETİ

Ben bugünümü anlatayım derken aslında çoktan yeni bir güne başlamışız. Bugün (yani dün :)) bloglar arasında dolaşırken bana gönderilen bir mesaj beni çok mutlu etti. Sevgili Nilüfer Hn. gönderdiği mesajda sayfamın ayarlarının olmadığı için bana yorum yazamadığını söylemiş. Şimdi düzenledim sonuç ne olacak bilmiyorum. Ama ismimi görmek mutlu etti beni.
Akşam iftar saati hala yolda olduğumdan yemeğimi kayınvalidemde yedim. Titto da beni beklemiş kuzum yememiş. Yemeğimizi yedikten sonra evimize geldik. Titto üst katımızda aralarında 1 yaş fark olan 2 kardeş ile güzel arkadaşlık kurduğundan onları çağırmamızı istedi. Biz çağırdık onlarda geldiler. Yaklaşık 1 saat kalmış olmalarına rağmen ev savaş alanına dönmüştü. Gerçi alışığım ben genelde eşimin olmadığı geceler çağırırız biz bunları , oynarlar beraber. Bazen açıkçası ne kafam ne gözüm götürmüyo o gürültüleri, ama çağırmasamda titto koyuyor cd ye film geçiyor karşısına , benimlede oynamakda kesmiyor onu. Bende TV manyağı olacağına hiç değilse oynayıp eğlensinler diyor ve çağırıyorum. Geldiklerindede geçiyorum mutfağa, kalan alan onların. Arada çay,süt,meyva servislerim dışında fazla aralarına girmiyorum. Neyse bu akşam aklıma geçen hafta Ozi (ablam) ile konuşmamız geldi. Şimdi bizim ev Tophanenin altında.Dolayısıyla sahurda,iftarda atılan top sanki bizim evden atılıyor. Titto da merak içinde tabi biz top atıldı deyince oda ;
- Anne nasıl atıyolar topu , ee o top şimdi nereye gidiyor gibi sorular soruyor.
Aynı merak yeğenim Zeynomdada olmuş .Oda annesine (ablama)
- Ya anne top nasıl ses çıkarır. (Onların evden ses duyulmuyor.) Bizde hep top atıyoz ama ses çıkmıyo deyince Ozide;
Gideriz bi gece Teyzene duyarsın sesi demiş. Bende telefon açıp hadi yarın gece gelin banada duysun topun sesini dedim. Aslında planımız Tophanede güzel bir kebapçı var.İftarı orada açıp,Topuda çocuklara göstermekti ama telefonu kapattıktan sonra ben planı bozdum.
Kalktım yemek yaptım. İftarı bizim evde açar,Tophane yede Cumartesi gündüz çıkarız diye düşündüm. Tabi bu plandan haberleri yok. Geçtim mutfağa,açtım tv de Hırsız Polisi anlamadan 3 tencere yemek+1tepsi börek yapmışım.Tabi saatde olmuş 1. Neyse artık sahurluk yer öyle yatarım ama yatmadan önce sayfamada yazayım öyle yatayım diyede düşündüm.
Bu arada Tittoda yine grip oldu.2 hafta önce kalan 2 aşısından 1 isini vurdurmak için götürdüm doktoruna. Baktım feci kalabalık.Aşıda bile sıra var. Hayırdır dedim. Meğerse grip aşıları gelmiş.Titto geçen yıl kreşe başladığı ilk hafta sonu bir başladı hastalığı inanırmısınız Temmuz ayında geçirdiği boğaz enfeksiyonu sonucu aldığı antiiyotik ile burnundaki sümüğüde kurudu. Bende yazın onu saldım çayıra yaptım resmen. Dedim koca kış koruduk hep hastaydı yazında bırakalım bakalım nolcak.Zaten bünye yeterince mikroba alıştı.Annemle yazlığa yolladık.Bizde geceleri babasıyla gittik.1 ay boyunca her gün denizde yüzdü,soğuk sulara girdi maşallah hapşu bile demeden geçirince yazı ohh dedim bağışıklığı geliştirdik.Ama yinede kafamda tekrar okula gideceği için grip aşısı vardı. Neyse o gün doktoru bu aşı ile birlikte grip aşısınıda vuralım deyince başta tamam dedim.Sonra kıyamadım 2 koluda şişlemeye. Hadi dedim o kalsın haftaya vurduralım. Ama ne oldu. Titto daha Pazartesi günü yine grip oldu.O aşıda gripli iken vurulmuyor. Tittonunda hiç üzerinden atacak gibi değil gribi. Şimdide burnu tıkalı ağzından nefes alıyor ve rahat uyuyamıyor. Acaba okulumu fazla havalandırmıyorlar diyorum ama tek benimki değilki,bir çok çocuk var ve sağlıklı gözüküyorlar. İştahsız bir çocukta değil bünye zayıf düşüyor diycem. Neyse yinede çok şükür en büyük derdimiz bu olsun.
Sanırım yine acayip uzun bir yazı yazdım. Başlayınca geliyor gerisi.Ama artık bu kadar yeter.Yarın gecede otururuz kesin malum ev kalabalık olcak. Şimdilik bu kadar.

05 Ekim, 2006

........

Titto bahsettiğim okul ödevinin olduğu günün gecesi ,ben daha işten çıkmadan babannesinde uyumuş. Titto okuldan eve saat en geç 17:30 18:00 civarı geldiği için ben ev gidene kadar yani yaklaşık 1,5 saat kadar babannesinde kalıyor. İşte o gece ben daha işten çıkmadan babannesi aradı,Titto uyuyakaldı, istersen bırak sen evine git , uyanınca dedesi getirir dedi. Bende evime gittim,mehmette yoldan geldiği için 1- saati bulur gelmem deyince fırsat bu fırsattır deyip, evi güzel bir temizledim. Güzel bir dediysem işte süpürge,toz alma,yerleri silme,balkonlar,banyo , wc (ne kaldıki geriye :)) Mehmette eve gelince;
- Nasılsa ben evdeyim , titto bu saatte uyanırsa bidaha gece uyumaz,bırakalım orda , yarın sabah okula ben götürürüm deyince mantıklı geldi. Aradık babanneyi oda ok. verince ben mutfağıda temizliym dedi. Tam işim bitti,koltuğa uzanıp Aliye yi seyredecekken zırrrr telefon. Açtım hemen. Tittom arıyor..
- Anneeee , hadi ben uyandım gelin beni alın.
Tamam dedim hemen geliyo baban. Bir yandanda Mehmete yandık ,
- Saat 23.00 olmuş. Tittonun sesi cıvıl cıvıl kesin uykuyu almış. Bu gece oturucaz hazırla kendini dedim.
Neyse titto eve gelince baktım yakasına iliştirilmiş kocaman bir kağıttan yıldız. İçindede bişeyler yazıyor. Bizimki tabi çok mutlu. Okudum yazıyı,
- Titto evden getirdiği eşyasını arkadaşlarına başarıyla anlattı,ve yöneltilen soruları cevapladı yazıyor.
Eminimki bu yazı bütün öğrencilerin yakalarında asılı. Ama yinede o kadar hoşuma gittiki anlatamam.Titto bir sorumluluk aldı,ben karışmadan evden eşya seçti , bunu anlattı. Sordum neler anlattın diye. Valla bayağıda bişeyler söyledi. Mıknatısın birini sehpanın üstüne diğerini altına koyup sihirbazlık falan yapmış :)) Neyse o gece dediğim gibide olmadı saat :12 - 1 gibi uyudu oğlan. Sabahta kalkmış , giyinmiş,hazırlanmış jetıx seyrediyodu. Maşallah b u sene daha iyiyiz geçen yıla göre. Sabahları güzel kalkıyor, hatta şimdi en hoşuna giden kalkıp kendi hazırlanıp beni uyandırmak. Sıkıysa Titto kalktıktan sonra arkasından sen kalk. Bi gün kalktımda kıyameti kopardı. Neymiş o kalkmış,giyinip beni uyandıracakmış. EE annecim bu benimde hoşuma gidiyor ama bak bu arada geç kalıyoruz bende bi yandan giyineyim dediysemde ikna edemedim. O gün küstü bana.Bi sabahta nasıl şakır şukur yağmur yağıyor. Balktım bizimki kalktı saatin sesine. Gitti çişini yaptı tıkır tıkır. Salona hazırladığım eşyaları giyinirken ben yine dalmışım. Bişey tıkırdadı başımda. Gözümü bi açtım Titto giyinmiş , kafaya şapka takmış, gözünede güneş gözlüklerini. O yağmurda. Gözlüklerinin üstünden bana bakıyor sırıtarak. Ellerde belinde. Gülesim geldi ama tuttum kendimi. Biliyorumki gülsem sabah sabah atacak üstündekileri. Ayy dedim çok yakışıklısın. Hoşuna gitti. Ayyy işte böyle gene bayağı uzun yazı oldu. Burada keselim bakalım. Başka zaman yazmaya devam.

03 Ekim, 2006

UMARIM DÜZELMİŞTİR.

Temizledim az önce bloğumu. Dediğim gibi yazılarım anlamadığım sebepten dolayı garipleşmişti. Neyse fazlada kurcalamıycam. Zaten daha yeni yazmaya başladığımdan ve yazdıklarım daha önceden defterime yazdığım anılarım olduğundan çokda bişey kaybetmedim. Vaktim olduğunda defterimden yeniden geçiririm. Bu yazıyı yine işyerimden yazıyorum. Titto yani oğlum (aslında daha önceki yazılarımda bahsetmiştim ama sildim ya işte. Oğlum 6 yaşında ve anaokulunda 2. senesi. Aslında hazırlık desem daha doğru olur.) bugün okulunda sunum yapacak.:)) Aklım onda. Bu hafta sonu okuldan yazı geldi. Yeni başlatmışlar bu faaliyeti. Bütün hafta okulda neler yaptıklarını yazmış öğretmenleri. Bir nevi rapor gibi. Ve önümüzdeki hafta neler yapacaklar diyede ayrı rapor yazmışlar. Geçen sene 5 yaş sınıfında yoktu butür faaliyetler. Neyse işte oğlumun sınıfını gruplara ayırmışlar. Her çocuk kendine düşen günde evinden kendi seçeceği herhangi birşeyi okula getirip , arkadaşlarına o şeyin önemini,kendisi için ne ifade ettiğini,ne işe yaradığını v.s. anlatıp sonrada arkadaşlarının kendisine yöneltiği soruları cevaplayacaklar. Maksat ; çocuğun toplum içinde konuşmasını , sunum yapmasını sağlamak. İşte bugünkü grupta oğlumda var. Geçen cumartesi iftara hep beraber ananeme gidelim , sürpriz yapalım dedik. Annem yemeklik bişleyler aldı, bizlerde tatlı türü yiyeceklerimizi alıp gittik ninemize. Giderken yolda titto stres toplarını gördü. Hani şu 2 mıknatıs (kurşuna benziyo) havaya atınca cızzz diye ses çıkarıp tuttuğun şeyler. Onlardan görünce adamın önünden ayrılmadı. ve bizde aldık , tabi 2 tane. Yeğenim (ozi, yani ablamın kızı)Zeynoyada. İşte titto bugün onları götürecekmiş okula. Onları anlatacak bakalım. Ben toplum içinde pek konuşamam. Kafama denk senelerdir görüştüğüm arkadaşlarımın yanındada ve tabi ailemin yanında rahatça konuşabilirm anca. Yapı meselesi , tabi bazende bir görüşte anlaşabildiğim kişilerde vardır. Buda elektrik meselesi heralde. Ama isterdim girdiğim her ortamda hemencecik kaynaşayım, konuşayım sıkılmıym diye. Öyle herkesin önündede sunum munum sanırım yapamam. Dilim falan tutulur hehe. Umarım oğlum bu huyunu benden almaz. Eşim de benim tam tersimdir. Zaten işi gereğide öyle olmak zorunda. Bu durumda pek tencere kapak olmuyoruz anlaşılacağı üzere ama şikayetçide değilim hayatımdan. Yani diyceğim o ki umarım tittom bu ilk denemesinde bu huyunu babasından aldığını belli eder. Akşamı merakla bekliyorum şimdiden. Dedim ona herşeyi aklında tut akşama bana anlat. Bakalım ne yapacak kuzum benim.

ne oldu bloğuma

ya üf bakıym dedim sayfama ne var ne yok diye şok oldum. hayır anlamıyorumda. bütün yazılarımdaki türkçe karakterlermi ne silinmiş. acayip bişey gözüküyor yazılarım.bide son yazımda comment 1 diyo.bende sevindim yorum var diye. baktım ing. bişeyler üff ne bu ya. sadece kendi açımdan günlük tutmak istemiştim.bakıym bunuda deneme olarak yazdım.olmadıysa kapatıcam zaten napıym