PÖÖHHH....
Resimdeki eniştem (teyzemin eşi) benim . Zavallı uyurken biraz şekli şemali değişiyor azıcık :)
Bu resmi çektiğimizde kendileri öğle saati güzellik uykusundaydı. Evdeki gürültü fazla olduğu için o yaz sıcağında pikeyide yüzüne kapatınca pozisyonu kaçırmayıp yakaladık bizde. Fotoğrafı çekerken gülüşmelerimize uyanmış aslında kendisi, tam işimiz bitip ablam yüzünden maskeyi yavaşça kaldırayım derken , sevgili A. enişte bir pöööh diyerek örtünün altından çıkınca hepimiz (başta Ozi) ettik altımıza :) Ahada dedi, şaka öyle yapılmaz böyle yapılır.
Şimdi yazın çekindiğimiz resimlere bakarken bu geldi önüme , e gelmişkende anlatayım dedim size .
Az önce doğumgününden geldik. Zeynoşum 16 Eylülde 8 yaşını bitirip 9 yaşına bastı. Allah yaş bereketi versin kuzuma. Bu gecede arkadaşları ve annelerine doğum günü yaptılar bizde okuldan gelip çantamızı eve bırakıp gittik doğrudan oraya. Gelincede Tolgayı uyutup geçtim bende bilgisayarın başına. Bilgisayarımız şu zamana kadar Tolga nın odasında idi ama artık antreye alıp oğluma çalışma masası ve kitaplık yapma vakti geldi. Bu odanın lambasındada aylardır bir tutukluk var ve ara ara sönüyor. Aslında evde öyle tadilatlık işler varki ama benim o becerikli , eli çabuk koca gitti yerine uyuşuk bir adam geldi.Salondaki perdenin kornişi yerinden çıkmış, belki bir senedir tuttur onu diyorum yapmıyor, özellikle onu o perdenin altındaki koltuğa oturtuyorumki işallah kafasına iner perde diye ama onunda düşeceği yok öylee sallanıyor. Bu odanın lambası aylardır tutukluk yapıyor anahtar yerinden. Bir yumruk atıyorum yanıyor , adam karanlıkta oturuyor ama yinede lambayı yapmak aklına gelmiyor. Öff neyse işte aklıma gelmişken bunuda yazdım ama biliyorumki aranızda benden farksız olanlar yok değil :) Sanırım belli bir seneden sonra bu modellere bir uyuşukluk peydahlanıyor yada biz hanımlar her işe elimizi attığımızdan onlar rahata eriyor .
Okulumuzda ikinci haftaya başladık. Çok şükür şu anda herşey yolunda. Sınıflarında bir oğlan var ilk hafta bende sürekli okulda olduğumdan annesiyle tanıştık. Oğlan biraz ufak tefek daha önce anaokuluna gitmemiş ve 2,5 aylık kardeşi var. Ay olarakda daha altı yaşını doldurmamış. İlk günler bu bayağı ağladı yavrum anneside benimle tanışınca oğlanı Tolganın yanına oturttu. Şimdi oğlan hiç Tolganın yanından ayrılmıyormuş hep elini tutuyormuş :) Akşam Tolga anlattıda ;
Anne sınıfa bir girdim F. arkadaşım öğretmenin yanında ağlıyordu, öğretmen ona ne oldu niye ağlıyorsun diye sorunca, Tolga bugün okula gelmedi onun için ağlıyorum dedi. Bende hemen yanına gidip elinden tutup oturttum onu sıramıza sustu sonra , dedi.
Ama Tolga o kadar mutluki sanki arkadaşlık değil abilik yapıyor oğlana. Zaten sever küçüklerle ilgilenmeyi onada bayılıyor şu anda. Anneside dün gece beni aradı çok memnun Tolgayla birlikte olmasından, öğretmende bunları ayırmıyormuş sırada yan yana oturuyorlarmış. Bakalım hayırlısı işallah Tolga arkadaşlarından ve okulundan hep memnun kalır.
Bende dün patronumla görüştüm ve işten çıktıktan sonra Tolgayı babanesinden alıp,eve getirip yemek yeyip (yada babannede yesekde) derse oturduğumuzda saatin en az 9 olduğunu söyledim. Uygun görürse çok acil iş olmadığı sürece okul döneminde işden 5:30 a doğru çıkmak istediğimi dile getirdim. (Biz işden 6:30-7 arası çıkıyoruz.) Oda sağolsun çok anlayışlı davranıp artık birbirimizi tamamen tanıdığımızı, işimi kendim ayarlayıp istediğim saatte çıkabileceğimi söyledi. Allah bin kere razı olsun kendisinden. Şimdi 5:30 da çıksam Tolgayı okuldan çıkışına yetişemesemde, Tolgayı dedesi alıp eve getirene kadar ben evde olurum ve onu direkt eve alırım, ben yemeği hazırlarken oda biraz dinlenir ve dersimize bakarız, öbür türlü sabah mecbur erken kalkıp babanneye gittiği için ben gelene kadar babannede uyuyabilekalabilirdi. Çok şükür bu yükde sırtımdan kalktı.
Bu aralar bloğumdan yine biraz uzak kaldım. Geçen hafta evdeydim ben. Senelik iznimin bir haftasını kullanmış kalan 1 haftasını özellikle okulların açılacağı ilk haftaya saklamıştım. Sabah 9 - 12 arası okulda idik. Salı günü Bursanın kurtuluşu diye okul yoktu, Perşembe günüde öğretmenler toplantısı sebebiyle gitmedik okula. Bende oğlanı babaneye Salı sabahı bırakıp Bronşitimin geçip geçmediğini kontrol için hastaneye doktoruma gittim. Film çekti bir güzel dinledi, çok şükürki atlatmışım. Bol sıvı iç ve bol bol öksür dedi ilaç vermeden saldı beni.
Bir günde okul çıkışı Tolga ile birlikte dişçime gittim taa geçen yazdan ağzıma geçici dolgu koymuştu, maşallah nasıl geçici ise daha yeni gidip dolgumu yaptırdım, gitmişken Tolganın dişlerinede baktı ve 3 dolgu var dedi.Aslında dolgu yapılması gereken dişler geçici dişlermiş en geç 12 yaşında dökülür ama bu arada çürüme ilerlerse arkadaki kalıcı dişe gelebilir, ağrı yaptığında gelirsen geç kalmış olabiliriz o dişi çekersemde bu sefer yerine gelecek diş çıkana kadar diğer dişler yayılma yapıp yeni gelecek dişe yer bırakmaz ve sıkışıklık olur ağız yapısı bozulur dedi.Tolgayı yanımda götürdüğüm iyi olmuş , şimdi benden dolgunun nasıl bişey olduğunu biliyor ve bana ee bişey yokmuş dolguda sen ağzını açıp oturdun sadece benimkilerinide yaptıralım diyor.
Sonra iznimdeki Cuma günüde öğleden sonra Rabia abla geldi hep beraber evimi temizledik ve çok şükür yazdan sonra artık evime iyice yerleştim. Geçen gece oturup ütülerimide bitirip dolabıma yerleştirince şuan her işimi içime sinerek yapıyorum ve pırıl pırıl evimde daha rahat oturuyorum.
İşte bu kadar şimdilik yazacaklarım. Sevgili Figenim sobelemiş beni kokular konusunda ama azıcık sonra yazıcam sobesini ve bende ebeliycem birilerini. Gerçi Figen söylemiş kimse kalmadı sobelenmeyen diye ama onada bakayım bu arada hem varmı sobelenmeyen diye.
Herkesi öpüyorum çok ve herkesin Ramazan ayı mübarek olsun işallah diyorum....

9 Yorum:
amanda aman tolga abilikdemi yaparmış afferin ona.benimkininde kreşte bir rakadaşı var onu görünce koşarak giriyor içeri el ele tutuşup sınıflarına gidiyorlar yazık bunlara tek çocuk olunca hep arkadaş arayışındalar bir model arıyorlar...bu kocaları arda tamire göndersekde randımanları artsa bendekide uyuzluktan ölüyor ev dökülür yanan lambayı değiştirmekten aciz durumda.dişci konusuda hep ertelediğim konuydu ama baktım berkayın dişlerdede kahverengiler oluşmuş ihmale gelmez. bak ben bilmiyordum geçici diş deyip geçiyoruz, arkadakilerede zararı olurmuş...bekliyorum kokuları...
Demek çocuk çok sevmiş Tolga'yı, okula gelmedi diye bile ağlamış, canım, çok seviyorum ben şu 1. sınıfa gidenleri :)
Ohh ne güzel temiz temiz otur evinde, kışa hazırlık...İnsanın ne hoşuna gidiyor temiz bir evde oturmak :)
Tolganın okulu hayırlı olsun. İnşallah başarılı olur... Bu arada patronun anlayışlı davranmasına da sevindim. Çocuklar ilgi bekliyorlar. Dokuzda zaten uykuları geliyor. Biz de dün oğluşla İngilizce çalıştık o saatlerde ama kendinde değildi. Ama bizim hatamız. Hala dışarı çıkmasına izin veriyoruz...
"Ava giden avlanır derler ya.. tam size göre olmuş. Nasıl da korkmuşsunuzdur kim bilir..:) Bir an gözümün önüne geldi. Tolga'yı abisi gibi sevdi demek. Tolga da onu koruma altına almış. Oy canlarım benim. Nasıl da temiz ve saflar. Okulu hayırlı uğurlu olsun tekrar. Umarım çok güzel bir yıl geçirir.:)
Tolga abi hürmetler abi:)))canım ya nasılda biliyorlar nerde nasıl davranmaları gerektiğini:)Rahatsızlığının geçtiğine sevindim:)Arayı uzatma..
Tolga okula alışmış, sen çıkış saatini ayarlamışsın, ev temizlenmiş, oooo daha ne olsun :)
Allah huzurunuzu, mutluluğunuzu daim etsin :)
Minik abi Tolga'yı da kocaman öpüyorum :)
Tolga'nin arkadasligina bayildim ama o cocuga uzuldum biraz. Umarim kisa zamanda kendine guveni gelir, bagimsizlasir, Tolga'nin da yakin arkadasi olur...
Koca meselesinde sanirim biz her isi hallediyoruz onsan saliyorlar bir muddet sonra. ;)
Patronunun anlayışlı çıkmasına sevindim gerçekten...
Herşey çok güzel olsun, sevgiler...
Figencim şu arkadaşla el ele tutuşma sahnesi ne hoş oluyor dimi, onları öyle görünce gidip ikisininde o ellerini ısırasım geliyor :)
Diş konusu önemli gerçekten ,yeğenim Zeynom çok uğraştı bu konuda, neyseki sonunda dişi kurtarabildiler, üstelik o kadar uğraşılan diş dediğim gibi geçici olandı...
Gamzelim ; bende hayranım mini mini birlere.Çok saf,çok temizler, ama maşallah hepsi cin gibi bakınıyor , yok öyle eskisi gibi pek ağlayan.
Çok şükür bitti temizliğim yerleştim evime ve gerçekten sırtımdan yük kalktı,her ne kadar hemen hemen 2 aydır eve girmesekte evde olduğumuz kadarki gibi pislenmişti ev..
Renklercim,bende oğluşuna başarılar diliyorum, Allah bütün kuzucuklara sağlık ve zihin açıklığı versin işallah.
Patronum ailemizin tüm üyelerinden hayır duası aldı,sağolsun çok anlayışlı davrandı gerçekten.Bende çok rahatladım , çünkü gerçekten beni çok düşündüren bir konuydu.
Fikrimin İncecik Gülüm, gerçekten görülmeye değerdi halimiz,özellikle Ozinin , dondu kaldı resmen :)
Elçinim , hakkaten Tolga tam bir abi gibi davranıyor, demekki diyorum bir çocuk daha yapsam sorun yaşamayacağız gibi :) Şaka şaka büyük konuşmayayım ama isteyerek bir çocuk daha yapmaya niyetim yok. Allah buna uzun ömür versin.
Mutlu ve Umutlu, çok şükür gerçekten yok şu anda bir huzursuzluğumuz, Allah en kötü günümüzü böyle geçirsin işallah...
Nilüferim, Pazartesi günü veli toplantımız var , bakalım görücez napmış bizim miniler.
Evet bencede her işi üstümüze almakla iyi bişey yapmıyoruz, onlarda bak sen daha iyi yapıyosun deyip salıveriyolar kendilerini :)
Öpüyorum seni ve İnciyi, iyi bak kendine...
benimkisi daha 3 yaşında bile değil ama daha şimdiden kendinden küçükleri ay bebek diye seviyor. :) hatta abartip kendisiyle yaşıt olanların bile gidip yanaklarını okşuyor. küçükmüş onlar.
Yorum Gönder
Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]
<< Ana Sayfa