İÇİM ACIDI..
Dün akşam içimi yıllardır acıtan bazı şeyleri , bam telime 2 gecedir basılması üzerine patlattım eşime. Eşimi severim ben, çok severek evlendim zaten,hele son bir kaç senedir dahada ılımlıyız birbirimize. İlk seneler çok oldu tartışmalarımız. Ama sonra sonra durulduk,biraz serbest bıraktık birbirimizi yada larçlaşmaya başladık bilmiyorum. İlk başlarda ettiğimiz kavgaları, evliliğimize alışmadan Tolganın aramıza katılması, eşimin fazla pimpirikli olması (Tolga konusunda) ailesinin ve bizim arasında kalması gibi sebeplerdi hep tartışma konumuz. Neyse, asıl anlatacağım akşamki olaydı.
C.tesi gecesi annemlerdeydik akşam yemeğinde,terasta yemek yedik ve bol bol eğlendik, bir ara bir yerlerden laf açıldı, evliliğimizin ilk yıldönümünde Tolga nın 20 günlük olduğu geldi aklımıza ve gülüştük amma hızlıymışız diye. Sonra ben, Mehmetin yıldönümü gecesi elinde bir paketle eve geldiğini, benimde zaten sıkılmış olup, o loğusalık bunalımıyla paketi görünce sevindiğimi, heyecanla paketi açtığımı ve içinden bir kalıp helva çıktığını görünce (süt yapsın diye bana helva almış) çok bozulduğumu ve evde yalnız olsaydık o paketi kafasına yiyeceğini anlattım yine gülüşürken , eşim birden ;
- Sanki helva aldımda emdi çocuk süt dedi ve bana bir bakış attı.
Sustum gecenin tadını özellikle annemlerin yanında bozmak istemedim.
Eve geç saatte geldik zaten bende uzatmadım.
Pazar sabahı kahvaltı ederken kayınpederim aradı, piknikdelermiş, Bursanın zengin kuyumcularından biri K. Maraşlı , her sene bir piknik alanında yemek verirmiş öyle eşe dosta, bunlarda gitmişler ve alanın çok güzel olduğunu söyleyip bizide çağırdılar. Gidermiyiz dedi, hadi dedim o kadar aramışlar şimdi gidemeyiz desem olmaz. Aslında evde öyle çok işim vardıki. Çalışan insanım ben, mecbur işlerim için bir program yapıyorum, o günkü planım, geceleri uyku problemim yüzünden ütü yapamadığım için Pazar günü ütü yapmaktı ama hadi kimse kırılmasın diye gittim. Bizim (kendi anne ve babamın) 20 senedir arkadaşlık yaptığı bir aile var, kızlarıyla falanda yaşıtız ve sık sık birbirimize ziyarete gideriz. Bizim nişanımızda bu aile benim kayınvalidem ve kayınpederimle tanıştılar, memleketli olduklarınıda öğrenince samimiyetleri arttı.Pikniğe giderken yolda bunlarında piknikte birlikte olduklarını duyunca bozuldum ben. Yani zaten pikniğe başkalarıyla gitmişsiniz, yalnız olsanız hadi diyelim yanlarına arkadaş olalım yalnız kalmasınlar, hep beraber oturalım, o ailenin kızları damatları gelmemiş pikniğe yani bizim kafamıza göre insanda yok ne diye bizi çağırıyosunuz. Yada madem böyle bir plan var akşamdan arayın bende kendimi ayarlayayım.
Neyse bunlarıda geçtim, 2-3 saat oturucaz altı üstü hadi bozmayayım dedim. Bide benim içime dokunan benim babam bu T. amcayı çok severdi,nereye gitse onunla beraber gider gezinirdi. Şimdi babamın en samimi arkadaşını görünce benim içim cız ediyor , birlikte yaptıkları arkadaşlık geliyor aklıma, ama kimse bunu anlamıyor. Biz piknik alanına gittik zaten bende kendimi şartladım, madem buraya gidiyoruz ne olursa olsun tadını çıkar dedim içimden. Öyle sıkıcıda olmadı allah için, soncunda açık hava , küfür küfür esen rüzgar iyide geldi. Ama sanki gelmek istemeyen Mehmet efendiymiş gibi oldu. Bir surat bir tafra bir laf sokmalar annesine sinir etti beni. Bu T. amca Tolgaya böyle bir kumun tepesi vardı,
- Hadi tolga çık o tepeyede resim çekeyim seni dedi,
Tabi Tolga alışık değil tepelere çıkmaya düştü, elleri üstü kirlendi, sürünerek çıktı falan, gülüştük bizde kibar feyzo dedik. Mehmete baktım tam laf söyleyecekti, oğlum in aşağı üstün kirlendi diye, dedim sus çıksın,kıyafet getirdim değiştiririz. Babannesi ayrı terane , oğlum üstün battı diye bağırıyor. Allahtan amcası benim kafadan , annesine boşver kirlenmek güzeldir falan diyerek susturdu. O arada ufak kaselerde maraş dondurması dağıttılar. Geçenlerde Tolgaya Max dondurma alıp yedirdim diye bana laf sokan babannemiz Tolgaya ;
- Oğluumm koş bak dondurma getirdiler ye , diye seslendi.
Mehmet hemen atladı, sinirli şekilde yemeyecek o dondurmayı, neden yapılıyo belli değil, falan filan. Diğer tanıdığımız olan kadında
- Aman Mehmet bu kadar üstüne düşme, sen sanki pastörize sütlerle yapılan dondurmalarlamı büyüdün bırak yesin biraz zaten erimeye yüztutmuş dedi.
Mehmette ona , yok be N.. teyze zaten hastalığa meyilli bu çocuk , vaktinde emmedi etmedi deyince bu sefer tam döndüm ben.
Eve geldik, bu Tolgaya yemekten sonra yemek şartıyla Max dondurma aldı. Evde o sinirli Mehmetten eser yok, gayet mutlu bana şakalar falan yapıyor.Yemekten sonra Tolga salona geçince bende Mehmeti mutfakta yakalayıp;
- Bana bak dedim, iki gecedir (eskidende arada söylerdi) aynı şeyi söylüyosun, bir daha söylersen çok fena cıngar çıkarıcam dedim. (haberi yoktabi ne dedim diyor.)
Herkesin içinde bu çocuk emmedi diyosun dedim ve benim nasıl içimi acıttığını bilmiyosun. Emdide benmi vermedim sütümü, sütüm geldide benmi emzirmedim. 32 günlüktü Tolga, benim babam kalp krizi geçirdi 10 gün yoğunbakımda yattı, yinede emzirdim. 52 günlüktü işe başladım, öğlen olup babannesi hadi gel diye tel açtığında bazen işim oluyodu hemen gidemiyodum, işimi halledip koşa koşa dilim bir karış sokakta yemek yemeden 5 kat yukarı çıktığımdada ya Tolga uyumuş oluyodu yada babannesi karnını doyurmuş oluyodu,yavaş yavaş zaten sütüm gitmeye başlamıştı, benim öyle aylarca iznim olupta evde sakin kafa oturupta süt yapan şeyleri yiyip içerek emziremedim oğlumu, oğlum 2 aylıktı babam yine kalp krizi geçirdi hastaneye acil yatırıp ameliyat ettiler 17 gün yoğubakımda makinelerle yaşadı, 2,5 aylıktı Tolga ben babamı kaybettim,sen nasıl acı yaşadığımı biliyomusun, nasıl içimin yandığını biliyomusun, sütmü kalır o acıdada bana emzirmedin deyip duruyosun diye hem ağladım hem bağırdım.
Bende de biliyorum emzirmenin önemini, bende isterdim emzirebilmeyi , sen babaysan ben anneyim lütfen hepiniz bunu kabul edin , Tolga çok büyük şanssızlığa denk geldi, bende 4 sene anlayamadım bebeğimden hiç birşey , anneliğimin en güzel zamanlarında ben babamın acısını yaşadım dedim.Artı bunun üzerine senin bilmediğin aman sen üzülme diye yaşadığım çok şey var sana anlatmadığım, bu Burcu boşu boşuna dellenmedi hiç düşünme neden bu ilaçları içtiğimi dedim. Üstelik benim sütüm Tolgaya doğduğundan beri yetmedi, en baştan beri çocuk doymuyordu ve mama takviye ediyorduk, yetmedi işte olmadı benim öyle fazla sütüm sende bunu biliyosun, göğüslerim 2 kere yara oldu, kan akıyodu artık ucundan , canım nasıl yanıyodu yinede emzirdim, göğüslerimden kan akarken silikon meme ucuyla emzireyim dedim yara geçene kadar ,üstelik çocuğun ağzına kan geliyodu diye bile laf ettiniz , yok alışınca memeyi ağzına almazmış diye.Ben diyorum ama o hala aynı yerde, yok o açık dondurmalar zararlıymış. Pastörüze dondurma olsa ne olursa olsun bişey olmazmış. Öylemiii dedim, peki o zaman geçen gün Tolgaya dondurma yedirdimde balgamlı öksürüyo dondurma yedi diye böyle oldu deyip neden bana yazıklar olsun sana deyip kızdın dedim. Sen nasıl dondurma yedirdinki diyo bana. Sokaktan alıp vermedim ,yedirdiğim Max dı dedim. Üstelik 15 dk. dışarda beklemişti dedim. Ama o zaman daha hastaymış. Ne hastası be boğaz enfeksiyonu olmuştu, geçmişti, ilacı bile biteli bir hafta olmuştu, üstelik dondurma balgamlı öksürük yapmaz dedim. Kendini haklı çıkrmak için alakasız konulara falan girmeye başladı, ben arkamı dönüp balkona çıktım. Sonrada küçük odaya girip ütü yapmaya başladım, o hırsla bütün ütüleri hatta balkonda kurumaya yüz tutmuş çamaşırları bile alıp ütüleyip yeniden balkona astım :) Bu akşam çamaşırları toplarken ütülüleri hemen katlayıp koyacam dolaba , iyi oldu :) Tabi bu arada beyefendi bana dondurmalar getirdi, yok saat geç olmuş yorulmuşum hadi yatayımmış falan filan demelere başladı ama benim sinir hala tavanda olduğu için hiç bakmadım yüzüne. Ama şuda bir gerçekki, rahatladım. Bilsin yaptığını.
Hani derlerya ağlamak güzeldir, güzeldir tabide ama söylemek daha güzeldir, söyledim rahatladım.
Hatta burayada yazdım dahada rahatladım :) Okuyanlar umarım sıkılmamışsınızdır, ama napayım sizde olmasanız kime anlatıcam içimdekileri .....
C.tesi gecesi annemlerdeydik akşam yemeğinde,terasta yemek yedik ve bol bol eğlendik, bir ara bir yerlerden laf açıldı, evliliğimizin ilk yıldönümünde Tolga nın 20 günlük olduğu geldi aklımıza ve gülüştük amma hızlıymışız diye. Sonra ben, Mehmetin yıldönümü gecesi elinde bir paketle eve geldiğini, benimde zaten sıkılmış olup, o loğusalık bunalımıyla paketi görünce sevindiğimi, heyecanla paketi açtığımı ve içinden bir kalıp helva çıktığını görünce (süt yapsın diye bana helva almış) çok bozulduğumu ve evde yalnız olsaydık o paketi kafasına yiyeceğini anlattım yine gülüşürken , eşim birden ;
- Sanki helva aldımda emdi çocuk süt dedi ve bana bir bakış attı.
Sustum gecenin tadını özellikle annemlerin yanında bozmak istemedim.
Eve geç saatte geldik zaten bende uzatmadım.
Pazar sabahı kahvaltı ederken kayınpederim aradı, piknikdelermiş, Bursanın zengin kuyumcularından biri K. Maraşlı , her sene bir piknik alanında yemek verirmiş öyle eşe dosta, bunlarda gitmişler ve alanın çok güzel olduğunu söyleyip bizide çağırdılar. Gidermiyiz dedi, hadi dedim o kadar aramışlar şimdi gidemeyiz desem olmaz. Aslında evde öyle çok işim vardıki. Çalışan insanım ben, mecbur işlerim için bir program yapıyorum, o günkü planım, geceleri uyku problemim yüzünden ütü yapamadığım için Pazar günü ütü yapmaktı ama hadi kimse kırılmasın diye gittim. Bizim (kendi anne ve babamın) 20 senedir arkadaşlık yaptığı bir aile var, kızlarıyla falanda yaşıtız ve sık sık birbirimize ziyarete gideriz. Bizim nişanımızda bu aile benim kayınvalidem ve kayınpederimle tanıştılar, memleketli olduklarınıda öğrenince samimiyetleri arttı.Pikniğe giderken yolda bunlarında piknikte birlikte olduklarını duyunca bozuldum ben. Yani zaten pikniğe başkalarıyla gitmişsiniz, yalnız olsanız hadi diyelim yanlarına arkadaş olalım yalnız kalmasınlar, hep beraber oturalım, o ailenin kızları damatları gelmemiş pikniğe yani bizim kafamıza göre insanda yok ne diye bizi çağırıyosunuz. Yada madem böyle bir plan var akşamdan arayın bende kendimi ayarlayayım.
Neyse bunlarıda geçtim, 2-3 saat oturucaz altı üstü hadi bozmayayım dedim. Bide benim içime dokunan benim babam bu T. amcayı çok severdi,nereye gitse onunla beraber gider gezinirdi. Şimdi babamın en samimi arkadaşını görünce benim içim cız ediyor , birlikte yaptıkları arkadaşlık geliyor aklıma, ama kimse bunu anlamıyor. Biz piknik alanına gittik zaten bende kendimi şartladım, madem buraya gidiyoruz ne olursa olsun tadını çıkar dedim içimden. Öyle sıkıcıda olmadı allah için, soncunda açık hava , küfür küfür esen rüzgar iyide geldi. Ama sanki gelmek istemeyen Mehmet efendiymiş gibi oldu. Bir surat bir tafra bir laf sokmalar annesine sinir etti beni. Bu T. amca Tolgaya böyle bir kumun tepesi vardı,
- Hadi tolga çık o tepeyede resim çekeyim seni dedi,
Tabi Tolga alışık değil tepelere çıkmaya düştü, elleri üstü kirlendi, sürünerek çıktı falan, gülüştük bizde kibar feyzo dedik. Mehmete baktım tam laf söyleyecekti, oğlum in aşağı üstün kirlendi diye, dedim sus çıksın,kıyafet getirdim değiştiririz. Babannesi ayrı terane , oğlum üstün battı diye bağırıyor. Allahtan amcası benim kafadan , annesine boşver kirlenmek güzeldir falan diyerek susturdu. O arada ufak kaselerde maraş dondurması dağıttılar. Geçenlerde Tolgaya Max dondurma alıp yedirdim diye bana laf sokan babannemiz Tolgaya ;
- Oğluumm koş bak dondurma getirdiler ye , diye seslendi.
Mehmet hemen atladı, sinirli şekilde yemeyecek o dondurmayı, neden yapılıyo belli değil, falan filan. Diğer tanıdığımız olan kadında
- Aman Mehmet bu kadar üstüne düşme, sen sanki pastörize sütlerle yapılan dondurmalarlamı büyüdün bırak yesin biraz zaten erimeye yüztutmuş dedi.
Mehmette ona , yok be N.. teyze zaten hastalığa meyilli bu çocuk , vaktinde emmedi etmedi deyince bu sefer tam döndüm ben.
Eve geldik, bu Tolgaya yemekten sonra yemek şartıyla Max dondurma aldı. Evde o sinirli Mehmetten eser yok, gayet mutlu bana şakalar falan yapıyor.Yemekten sonra Tolga salona geçince bende Mehmeti mutfakta yakalayıp;
- Bana bak dedim, iki gecedir (eskidende arada söylerdi) aynı şeyi söylüyosun, bir daha söylersen çok fena cıngar çıkarıcam dedim. (haberi yoktabi ne dedim diyor.)
Herkesin içinde bu çocuk emmedi diyosun dedim ve benim nasıl içimi acıttığını bilmiyosun. Emdide benmi vermedim sütümü, sütüm geldide benmi emzirmedim. 32 günlüktü Tolga, benim babam kalp krizi geçirdi 10 gün yoğunbakımda yattı, yinede emzirdim. 52 günlüktü işe başladım, öğlen olup babannesi hadi gel diye tel açtığında bazen işim oluyodu hemen gidemiyodum, işimi halledip koşa koşa dilim bir karış sokakta yemek yemeden 5 kat yukarı çıktığımdada ya Tolga uyumuş oluyodu yada babannesi karnını doyurmuş oluyodu,yavaş yavaş zaten sütüm gitmeye başlamıştı, benim öyle aylarca iznim olupta evde sakin kafa oturupta süt yapan şeyleri yiyip içerek emziremedim oğlumu, oğlum 2 aylıktı babam yine kalp krizi geçirdi hastaneye acil yatırıp ameliyat ettiler 17 gün yoğubakımda makinelerle yaşadı, 2,5 aylıktı Tolga ben babamı kaybettim,sen nasıl acı yaşadığımı biliyomusun, nasıl içimin yandığını biliyomusun, sütmü kalır o acıdada bana emzirmedin deyip duruyosun diye hem ağladım hem bağırdım.
Bende de biliyorum emzirmenin önemini, bende isterdim emzirebilmeyi , sen babaysan ben anneyim lütfen hepiniz bunu kabul edin , Tolga çok büyük şanssızlığa denk geldi, bende 4 sene anlayamadım bebeğimden hiç birşey , anneliğimin en güzel zamanlarında ben babamın acısını yaşadım dedim.Artı bunun üzerine senin bilmediğin aman sen üzülme diye yaşadığım çok şey var sana anlatmadığım, bu Burcu boşu boşuna dellenmedi hiç düşünme neden bu ilaçları içtiğimi dedim. Üstelik benim sütüm Tolgaya doğduğundan beri yetmedi, en baştan beri çocuk doymuyordu ve mama takviye ediyorduk, yetmedi işte olmadı benim öyle fazla sütüm sende bunu biliyosun, göğüslerim 2 kere yara oldu, kan akıyodu artık ucundan , canım nasıl yanıyodu yinede emzirdim, göğüslerimden kan akarken silikon meme ucuyla emzireyim dedim yara geçene kadar ,üstelik çocuğun ağzına kan geliyodu diye bile laf ettiniz , yok alışınca memeyi ağzına almazmış diye.Ben diyorum ama o hala aynı yerde, yok o açık dondurmalar zararlıymış. Pastörüze dondurma olsa ne olursa olsun bişey olmazmış. Öylemiii dedim, peki o zaman geçen gün Tolgaya dondurma yedirdimde balgamlı öksürüyo dondurma yedi diye böyle oldu deyip neden bana yazıklar olsun sana deyip kızdın dedim. Sen nasıl dondurma yedirdinki diyo bana. Sokaktan alıp vermedim ,yedirdiğim Max dı dedim. Üstelik 15 dk. dışarda beklemişti dedim. Ama o zaman daha hastaymış. Ne hastası be boğaz enfeksiyonu olmuştu, geçmişti, ilacı bile biteli bir hafta olmuştu, üstelik dondurma balgamlı öksürük yapmaz dedim. Kendini haklı çıkrmak için alakasız konulara falan girmeye başladı, ben arkamı dönüp balkona çıktım. Sonrada küçük odaya girip ütü yapmaya başladım, o hırsla bütün ütüleri hatta balkonda kurumaya yüz tutmuş çamaşırları bile alıp ütüleyip yeniden balkona astım :) Bu akşam çamaşırları toplarken ütülüleri hemen katlayıp koyacam dolaba , iyi oldu :) Tabi bu arada beyefendi bana dondurmalar getirdi, yok saat geç olmuş yorulmuşum hadi yatayımmış falan filan demelere başladı ama benim sinir hala tavanda olduğu için hiç bakmadım yüzüne. Ama şuda bir gerçekki, rahatladım. Bilsin yaptığını.
Hani derlerya ağlamak güzeldir, güzeldir tabide ama söylemek daha güzeldir, söyledim rahatladım.
Hatta burayada yazdım dahada rahatladım :) Okuyanlar umarım sıkılmamışsınızdır, ama napayım sizde olmasanız kime anlatıcam içimdekileri .....

28 Yorum:
Erkekler anneliğin zorluklarini anlayamiyorlar ne yazık ki. Ben de Nazlı doğduktan sonra (ki Nazlı planlı programlı doğdu) ona alışmakta çok zorlanmış, hatta resmen bunalıma girmiştim. Sürekli herşeye ağlıyordum. Geçenlerde doğum sonrası depresyonu ile alakalı birşey seyrederken, aynı benim gibi dedim, Hakan sen depresyona mı girmiştin ki dedi, kendimi zor tuttum, çok kötü şeyler söylememek için. Adam ya ne yaşadığımın farkında değil ya da yaşadıklarımın farkında ama ciddiye almamış hiç. Yani erkekler böyle. Ama sen içindekileri söylemekle çok iyi yapmışsın.
bencede içini dokmusun rahatlamısın lara erken premeture bebek olarak dunyaya geldı ogunlerımı asla asla unutamam yazını sıkılmadan dıkkatlıce okudum erkekler ya bızle yasamıyolar yada guzel bır yol bulmuslar gormek ıstemedıklerını ıslerıne gelmeyenı gormuyorlar
bana gecende ıkıncı cocuk yapallımı irem dedı yok dedım cesaretım yok bu arada lara 2003 ocak dogumlu daha ılerde belkı dedım nıye cseratın yok dmezmı neler cektık bılıyosun a cektıkmı dedı uykusuz geceler cocukgun emme refleksı yok 24 saat basında beklemek vs vs o anlarda bana yardım edıyo gelıyordu megerse cabuk unutuyorlarmıs
bogurtlen gozlunun annesı hepmız aynı dertten muzdarıbız eslerımızle kendı basımızayken bır problem yok ama yan safalarda bıkac kısı hatta kendı aıllerınden bırılerı olunca o tırıplerını hıc anlamız degılım
kendıne ve oglusuna ıyı bak yazarak ıcını dokmek ıyı oluyor senın vesılenle bende ıcımı dokmus oldum tenkssss
irem*lara
Sıkılmadan okuyorum yazdıklarını.
Ben de emziremedim gönlümün istediğince Böğürtlenim.Seninki gibi dramatik bir olayda yaşamamıştım sadece sütüm gelmiyor,peynirleşiyordu.Mamayı biberondan çeken bebekte somuramıyor,emmek istemiyordu.Hâla bebeğini emziren bir anne görsem içim cız eder.Çok isterdim 1 sene,hiç değilse 7-8 ay emzirseydim.O yüzden nane molladır çocuklarım.
Neyse sağlıklı olsunda oğlun önemli değil.Eşine söylediklerinde hem çok haklısın hemde iyi yapmışsın.Annesinin ekmeğine yağ mı sürmek istiyor O da ne demek yani?Kadın bahaneye bakıyor gibi geldi bana zaten sinir oldum.
Acaba emzirme görevi erkeklere düşseydi diyorum amma naza çekerlerdi"ayyy memem acıyorrr,ayy gögsüm sarkıyor,ayyy çok zor bu iş"diye türlü bahanelerle burnumuzdan getirirlerdi.Nezle olunca bile bebek olurlarken dimi?
Allah bilmişte her meşakatli ama kutsal işi biz kadınlara vermiş.
Sevgiyle kal B.G.Annesi
Ben kim miyim?Hani eski bir dost diyorum ya.Ex Biyonikkedi.
Nihancım biliyomusun ama işine gelen şeyleri öyle bir hatırlıyolarki şaşıp kalıyorum :)Tartışmalarımızda hemen işte ben böyle yaptım şöyle yaptım gibi karşı savunmaya geçiveriyor aslında tartışılmıyor bile ağız tadıyla :)
Sevgili İrem; dediğin gibi işlerine gelenler akıllarında kalıyorda gelmeyenler hemen unutuluyor. Belkide bizim gibi ince düşünmediklerinden kaynaklanıyordur ne diyelim:)Yinede en kötü tartışmalarımız bu olsun diyelim.
İki kişinin arasına bir üçüncü şahıs girdiğinde kesin ilişki bir yara alıyor malesef.
Bu blog benim kurtarıcım gibi oldu, ne zaman sıkılsam yazıyorum rahatlıyorum. İstediğin zaman sende bana içini boşaltabilirsin,işe yarıyor.
Lara yı ve seni öpüyorum bende. Hoşçakal...
İrem cim bu arada bizim okul davası ile ilgili yorumunuda okudum. Biz evimize yakın olan devlet okulunda karar kıldık, senelerin okulu ve eğitiminin iyi olduğu bir okul. Dediğine bende katılıyorum, ama şöyle güzel bir özel okulun maliyeti bize ağır geleceğinden gönderemiyoruz. Ama Allah izin verirse kesinlikle yabancı dil için ve eksik kaldığı dersler için ayrıca kurslara gönderirim diye düşünüyorum .
Eski dost ;
6. hissimin kuvvetli olduğunu söyler herkes, geçen seferki yorumunda zaten anlamıştım ben senin olduğunu :)
Şimdi diyorumki eğer çalışmasam kesinlikle bir çocuk doğururdum,neden biliyormusun .? Sırf bebeğe tek başıma bakıp, egolarımı tatmin etmek için. O kadar içime işlemişki.
Neyse deştikçe sinirleniyorum,bazen kendimi taşıyıcı anne gibi hissediyorum :)
Zeytin ve Mavişi öperim. Hoşçakal...
Sevgili Burcu,
Hiç de sıkılmıyorum yazdıklarını okurken. Sıkılan okumasın zaten boşver. Aslında ne kadar benzer sıkıntılar yaşanıyor inanamıyorum. Babanla ilgili yazdıklarını okumak ağlattı beni. Benim acım da çok yeni biliyorsun. Eşinle konuşmakla en iyisini yapmışsın bilsinler biraz ben de aynen senin gibi parlıyorum arada. Çocuklarla ilgili tepkileri yanımızda biri olduğunda yada başka birşeye sinirlendiğinde hemen değişiyor. Ben de çok sinirleniyorum ama bak nerdeyse her ailede bu böyle onun için hiç üzme kendini.
O kurumayan çamaşırları ütüleyip tekrar asmayı ben çok sık yaparım ne yapayım hergün ütü masası açmaktan iyidir:))
Böğürtlengözü ve seni öpüyorum.
Sevgilerimle...
Böcürüküm canım, bu bloğun bana kazandırdığı şey, hem yazıp içimi boşaltmak , hemde yorumları okuyup herkeste benzer sıkıntıların olduğunu görüp rahatlamak , ha birde yazım için gelen yorumları gördüğümde çocuk gibi şenlenmek :) Bak, babalarımız konusunda bile yaşadıklarımız ortak malesef :( Tüm sevdiklerimiz nur içinde yatsın işallah.
Eskiden eşime sinirlenince, kendi kendime önceden söyleyeceklerimi konuşarak prova yapıyordum :) Tabi karşısına geçince ağlama problemi yaşayıp konuşamıyordum bile. Ama bu sefer demekki artık gerçekten dönmüşüm birden patlayıverdim , prova falan yapmadan :) (Ağladım ama ona sinirimden değil,babamla ilgili konuşurken.) Neyse böyle provasız patlayışların daha güzel olduğunu gördüm :)
Seni ve prensesini çok çok öperim.
canım okudum okurken sınırlendım hatta cıglıklar atmak ıstedım bu kadar mı benzer hayatlar yasanır dıye nıye anlamam ınsanlar bu kadar ıgnelı dolasırlar her fırsatta bır karalama kampanyası anne olmak bu kadar mı kotu bırsey dıyorum bazen hep anneler suclnır
benımde sutum babamın vefatında gıtmıstı cok uzulmustum zaten cokta yoktu bebekte premature olunca emme reflexı gelısene kadar cok sıkıntı cektım
ama oyle boyle buyudu sımdı sıkıntılar farklılastı allah yardımcın olsun hepımızınde
bu arada yazdıklarını zevkle okuyorum sıkılmak bır yana
toprakveben
topragın annesı
Sevgili Toprağın annesi ;
Öncelikle baban için başsağlığı dilerim,Allah nur içinde yatırsın, yaşamayan bilemiyor acısını,hele birde benim gibi genç bir yaşında (50 yaşındaydı babam vefat ettiğinde) yakınlarını kaybetmek çok zor.
Demek aynı acıları yaşamışız seninle belki farklı zamanlarda , oğlumun bebekliğini doya doya yaşayamasamda iyiki diyorum varmış yanımda,iyiki doğurmuşum , insanın bazen eşi bile olsa böyle iğneleyici laflar sokuyor işte. Ama bebeklerimiz her zaman en saf halleriyle yanımızdalar,bize en büyük destekler.
Öpüyorum seni, iyi bak kendine..
Canım, erkekler böyle düşüncesizdirler işte. Kötü niyetten söylemiyordur mutlaka, sadece düşüncesizlik. Benim annem ile babam sadece çocuk yüzünden kavga ederlerdi. Çünkü babam çok pirpirikti. Ben kaç yaşıma kadar kibrite elletilmedim düşünebiliyor musun? Hala kibriti ellerken iğrenirim. Annem daha rahattı ama babam çok hassas olduğu için O da stres olurdu. Şimdi oğluma karşı daha serbest davranıyor. Ben mü, sanırım babama çekmişim ama oğluşun iyiliği için kendime hakim olmaya çalışıyorum. Hasta da olacaklar, dondurma da yiyecekler, mikrop da alacaklar, alışacaklar... Üzme sen kendini. Sadece sağlığını düşün. Boşverrrr...
Biliyor musun, bunlar hiç bitmeyecek. Biz onları bitirdik şimdi hangi okul, hangi bölüm, akşam kaça kadar dışarı çıkabilir, bizimle nereye gelir, nereye gelmez. Kavga konusu çok, ama biz buna görüş teatisi diyoruz:))
Anne olmak zor iş zor. Bir de yanısıra, anlamak istemeyenlere, kendini ifade etmeye çalışmak daha da zor. Dök içini rahatla canım. Ben hiç sıkılmadım okurken. Dostlar, sadece iyi günde yanındaysa, dost değildirler değil mi?
Sevgilerimle.:)
Sen eşine saydın ben rahatladım,ağzına sağlık..
Renklerim,bencede sadece düşüncesizlikten söyledikleri, çünkü söyledikten en fazla 1 saat sonra ne demişimki diyor :) Malesef duyguları biz kadınlar kadar ince ve hassas değil. Haklısın takmamam lazım , önce sağlığım ama gerçekten çok hassas olduğun konuya dokununca bende patladım ve söyledim düşüncelerimi , iyide yaptım, içine at at nereye kadar değilmi ?
Çok haklısın çenebaz, bana görede dertler bitmeyecek aksine artacak. Şimdi yok bunu yedi,yok şunu giydi diye ufak konuları büyütürsek ileride napıcaz bilmiyorum.
İnce Fikirli Gülüm ; öyle iyi geliyoki bu " dök içini rahatla bu blogda " terapisi :)
Hele birde gelen destek verici yorumlar, çok seviyorum sizleri çook.
Limon cum sağol, arada sende dök içini rahatla , iyi geliyor :)
ah canım bu erkekler niye böyle kendi yaptıkları hiç göze görünmez senin yaptığın (elinde olmasa bile) şeyler için sana üvey anne muamelesi yaparlar. sen benden iyi durumdasın benimki içler acısı.ben neler çekiyorum ahh ah. :)boş ver sen, bizim durumumuzda olan öyle çok anne varki ve de olacak hiç kendini üzme.çocuk ne şartlarda büyüyor en iyi anne bilir(babalar hiç dır dır lanmasın!)sen yaşadıklarını benim gibi yazmaya devam et böyle rahatlanıyor.düzelmiyorlarrr...
bu arada ben 9 ay emzirdim dahada düşünüyordum eşimin iş sıkıntısını kafaya takıp sütümün kesilmesine neden olmuştum(o benim kadar bile üzülmemiş). adam şimdi, senin sütünde erken kesildi diyor hiç kendi suçu yok..
Sizi ilk defa okudum ve dedim ki bu kocaların bir üst modeli yok galibaya daha da inandım sevgilerle...
Figenim,yazılarını okuyorum zaten hemen hemen aynıyız,otdak boktan sebeplere kavgalar ediyoruz bizde. Ama yinede şu varki, dediğim gibi ettiğimiz kavgalar genelde çocuk uğruna, buda gösteriyorki her ne kadar insanı bazen bunaltsada çocuklarına düşkün baba bunlar.Buda yeter zaten,çocuğuna düşkün adam evine , ailesinede düşkün oluyor deyip kendimizi yinede en büyük kavgalarımız bu olsu diyerek teselli edelim...
Elçin cim hoşgeldin.
Yok güzelim zamana uygun en üst model bunlar kaldı, ama bunada şükür.
Böyle yorumlarla öyle rahatlıyorum ki , demekki hepimizin aynı hayatı aynı tas aynı hamam.
Öptüm seni
seni kendime o kadar yakin hissettimki yani yanimda olsan hic üsenmem atlar evine gelir boynuna sarilir hickira hiskira (aslinda bögüre bögüre ) aglardim ayniymisimiz demekki bizimde kavgalarda aynisi ama yazamiyorum ben senin gibi bloguma beyefendi aile ici konular özeldir deyip kavga cikariyor
sen yaz icini dök benim yerimede ;)
bu arada benimkide emzirmedim diye söylenir durur(sadece 3 ay emdi sonra kendisi birakti) yok bu cocuga sen cok yemek veriyon obez edecen yok sen acik biraktin üstünü felan diye gecende bir bagirdim elimde biberon vardi firlattim ben anneyim diye ondan beri sesi cikmiyor ama benim kocadan iriyim ben sanirim korktu adam ;)
Hayallerin güzel perisi, hoşgeldin buraya. Ben bir ara sana uğramıştım, yazdığın bir yazı içimi acıtmıştı çok.
Biliyomusun , ben yüzyüze görüştüğüm dostlarıma anlatmadım bu kadar içimi.Yazmak apayrı bişey, aklına ne geliyosa döküyosun satırlara ,daha bir rahatlıyosun. Yada benim için böyle en azından.
Benim koca bloğu bilmiyor tabiki, bilse bende yapamam böyle rahat rahat dedikodu :)
Bak ne diycem , bloğuna yazamıyosan ve içini dökmek istiyorsan mailime her zaman yazabilirsin, yardım edeceğim bir konu varsa seve seve yaparım ve okumaktan sıkılmam çekinme bu konuda sadece kendin rahat ol.
Öpüyorum seni,iyi bak kendine...
ne güzel geçmiş zamanınız sefanız olsun iyikide gitmişsiniz.Oğluşada geçmiş olsun gerçi geçmiştir.ama sen bize çok yakınmışsın kumla benim burnumun dibi...
Elçin cim , yorumun yazılacağı postlar karışmış galiba :)
Sen nerede oturuyosunki ? Gemlik falanmı ?
Yorum Gönder
Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]
<< Ana Sayfa