böğürtlengözlü oğlum benim

08 Mayıs, 2007

ORDAN ŞURDAN BURDAN

Bugün sakin geçecek günlerden biri. Eskiden çalışan sayımız az olduğundan büroda genelde yalnız kalırdım.Hatta ne yalan söyleyeyim,gireceğim ehliyet sınavına bile büroda çalışıp geçmiştim :) Personel sayısı artınca , burasıda boş kalmadı. Büroda çalışan tek bayan benim,burasıda öyle ahım şahım büyüklükte bir yer olmadığı için sıkılıyorum bazen, hani kafamı kaldırdığımda bir bayan olsa,bir iki yemek tarifi versek,biraz çoluk çocuktan konuşsak, sıkılmazdım bu kadar. Hoş eski işyerimde patronumun eşi bayandı ve karşılıklı otururduk ama hanfendi kibirli ve sonradan görme tipte olduğu için gözünün içine bakardım çıksa bir yerlerede rahat etsem diye. En azından erkekler kibar,her işine burunlarını sokmuyorlar,birşey isterken rica ediyorlar. Napayım bende çok sıkıldığımda burada yeni evlenen erkek arkadaş var,yemek konusuna meraklı , ona yemek tarifleri falan veriyorum :) Şimdi herkes şantiyelere dağıldı bende yalnız kaldım,işleyecek evrak falanda yok, bende şöyle bir yazayım dedim.
Aslında bloğuma resimler koyacaktım, Tolganın doğumgününde yaptığım pastayı,piknik resimlerimizden falan, ama resimler evdeki bilgisayarda kayıtlı ve Mehmet te evde olduğundan bu aralar bana düşmüyor bilgisayar. Baba oğul araba yarışı oynuyorlar. Gece içtiğim ilaç beni maksimum 11 de yatağa atıyor ve mışıl mışıl uyutuyor çok şükür. Ama evde işler kalıyor :)Neyse iyi olayımda işler yapılır nasılsa.
Geçen Cumartesi yarım gün çalıştığım için ve hava çok güzel olduğu için sabahtan tuttu beni sıkıntı, öğlen işden çıkınca Tolgayı nereye götürücem diye. Hava çok sıcak,dışarıda gezilmez. İşden çıkınca Tolga nın babasının yanına , işyerine gittiğini öğrenip bende oraya gittim. Oradan haftasonu kurtarıcımız Oziyi aradım. Apartmanlarının bahçesi var , bari dedim bahçede oynar çocuklar. Zeyno nunda Cumartesi resim kursu vardı 1 ile 3 arası. Tolga ile önce kursa gidip Zeyno yu aldık, oradan Oziye gittik, akşamüstü beş gibi bahçeye saldık çocukları , diğer çocuklarda geldiler , Tolgayı zar zor 8 gibi eve götürebildim. Eve gidince hidrellez gecesi geleneğini yerine getirmek için Tolganın eline bir tebeşir verip balkona dileğini çizmesini istedim. Oda bisiklet çizmiş :) Şu an onun kullanabileceği bisikleti var aslında ama yedek tekerlekle kullanıyor ve tekerlekleri babasının tüm ısrarlarına rağmen çıkarmaya cesaret edemiyor.Bende 3 katlı bir ev (sebebini anlatıcam), bir küçücük araba (bana göre) ve birde okul çizdim (okul konumuzda ayrı bir olay onuda anlatırım). Tabi bizde gül ağacı olmadığı için balkona yere çizdik ama sağolsun ablam Ozi bahçelerindeki güllerin altına bizim için çizmiş aynı şeyleri :)
Pazar günü , kepek ekmeği yaptım , canım Sinbo ekmek makinamla. Pazar sabahı evde tüten ekmek kokusuyla uyanmak süper enerji veriyor bana. Kahvaltımızı edince yine baba-oğul bisiklet kullanmaya gittiler dışarı. Bende geceleri uyuduğum için yapamadığım ütülere ve çamaşır yıkamaya giriştim. Yazın gözünü seveyim, 1 parti çamaşır yıkayıp asıyorum balkona, diğer parti çamaşır yıkandığında onlar kurumuş oluyor. Tabi ben ütüm bitince kuruyan çamaşırlarda ütü yapılması gerekenlere bakınca yaptığım ütüden fazla yine ütülenecek olduğunu görünce ,ütüyü fişden çekip bıraktım :) Akşamüstü hep beraber anneme gittik,çatıda mangal yakıp, açıkhavada yemeğimizi yedik. Annem artık ananemden evine döndü. Ananem sanırım biraz yalnız kalmak istediğinden anneme gelmedi. Şimdi evinde yalnız yaşamaya alışıyor. Pazar günü çok yalvardım gel artık anneme , bak oda yalnız diye ama , gelemem evden çıkarsam tekrar evime giremem deyip gelmedi.
Bu arada ilaçlar benim acayip iştahımı açtı :) Geçen gece yine hep beraber Ozilerdeydik. Ben o zaman daha ilaca başlamamıştım. Hepimiz tartıldık ben 78 çıkınca herkes benimle dalga geçti. Bende onlara ;
- Bakın bugün 21 Nisan kilom 78 yazın bunu bir yere, 21 Haziran da yine burda tartılıcam ve 68 kilo gösterecek tartı dedim. Halt ettim.
Bırakın 78 değil 88 çıkmaz umarım. Tatlıya düşkünlüğüm 2 kat arttı,napcaz bakalım.

Madem ordan burdan karışık yazıyorum, şu hidrellez gecesi çizdiğim , 3 katlı ev meselesini anlatayım.
Şimdi, benim annemlerin evinin yanında 120 metrekarelik arsa var. Babama,amcama ve halama ait o arsa ve şuan boş duruyor. Birde babamın babasından, rahmetli dedemden kalan , bizim eskiden bağ dediğimiz , şimdi ise Bursa nın gözdesi olan semtten bir dairesi var babamın.Kirada şu an. Kardeşim Dudu ve ben kirada oturuyoruz. Benim Allah için ev sahibimden hiç bir şikayetim yok ama evim çok küçük ve artık bana evden daralmalar geldi geçen yazdan beri.Derler ya büyük evin derdi büyük olur diye , bana göre küçük evin derdi büyük oluyor, kafamı nereye kaldırsam eşya sinir birşey. Ev sahibimin ablası ve babası yukarı katımdaki 2 dairede yan yana oturuyor. Geçen yaz ablası kendi evinde çok büyük tadilat yaptı. Hazır onun evinde ustalar varken bende rica ettim, Tolganın odası aşırı küçük ve bu çocuk seneye okula gidecek dersleri olacak ve odasında gerekli masa,kütüphane gibi şeyleri koymaya yerim yok, odadaki balkonu içeri alalım dedim. Oda evsahibine söylerim dedi ama ses çıkmayınca ben tekrar sordum ve bana babaları artık çok yaşlı ve hasta olduğundan, vefat ettiğinde babalarının evinin benim ev sahibime kalacağını ve benim oturduğum evide erkek kardeşlerine verecekleri için tadilat yapmayı kabul etmediklerini söyleyince biz tutuştuk. Bana göre bu erkek kardeşleri ya kiramızı çok artırıp işinize gelirse diyecek yada evi satacak, seneyede oğlanı eve yakın bir okul var oraya yazdırmayı düşünüyorduk , bence ev sahibiyle görüşelim ona göre kendimize ev arayalım dedim Mehmete.Bir gece ev sahibimizle görüştük, bize duyduğumuzun doğru olduğunu, ama bizden çok memnun olduğunu söyledi. Kimin ölüp kimin kalacağı belli olmaz ama eğer dede önce ölürse , dedenin evini tadilata sokacağını, küçük odayı büyüteceğini ve bize bu evi kiraya vereceğini söyledi. Durum böyle olunca bizde şuan oturduğumuz eve hiç bir masraf yapamıyoruz,mesela yerlere minöflö döşetecektik , yapmıyoruz v.s. Bu arada Dudunun ev sahibide yıllık kira artışını 400 den 500 çıkarıcam işinize gelirse deyince annem planlara başladı.
Planı şu ; önce yan arsayı , halamın ve amcamın paylarını verip, bizim diğer kirada olan evini satıp, arsaya 3 katlı ev yaptırmak. Halamla konuştu, halacım sağolsun hiç ikiletmeden tamam dedi anneme , hatta eşi mimar şimdiden bize hesap kitap yapmaya başladı. Amcam İsviçrede olduğundan yazı bekliyoruz şimdi eğer oda sorun çıkarmazsa arsayı alıp inşaata başlıyoruz. Evede Satılık İlanı yapıştırıldı bile. Canım annem benim, bizi ev sahibi yapacak. Nur içinde yatsın babacığımında hep planlarındaydı, o evi satıp , tanıdık müteahhidin başlattığı inşaatlardan 2 tane daire alıp, birimizede kendi oturdukları daireyi vermek. Şimdi annem hayattayken, bizi bir araya toplayacak. İster kendiniz oturun,ister kiraya verin kendi kiranızı çıkarın diyor ama 3 damatta kendimiz gelip otururuz, kendi istediğimize göre yaparız , dayar döşeriz diyor.
Off işte böyle , işallah bir sorun çıkmazsa seneye bende şöyle geniş bir eve çıkmış olurum...

4 Yorum:

  • bende dedikodudan kaçtım erkeklerin odasına ama burda da sohbet edilmiyor:(kilo konusunda hiç önceden hesap yapma bende geçen yazdan oo seneye tığ gibi olucam demiştim şimdiyse kilo alımına geçtim.

    Blogger uykucu adlı yazara göre, saat: 11 Mayıs, 2007 11:39  

  • Galiba bloglarda bu yüzden var. Biz kadinlar istediğimiz gibi istediğimiz konulardan bahsedebilelim diye. Yoksa ben bütün gün evde, bir tek "yapma kızım, etme kızım, olmaz kızım"larla kalsam kafayı yerim.

    Blogger Nihan adlı yazara göre, saat: 11 Mayıs, 2007 11:52  

  • Figen ; valla erkeklerle çalışmakda zor,kendi aralarında espri yapıp hahahaha gülüyorlar , katılamıyosunda sap sap kalıyosun :) Kadınlarla çalışmakda zor,okudum işte senin yazını , kendini tatmin edememiş,bitarafları havada nemrut insanlarla karşılıklı koca gün çalışmak çok beter. Ne yapacaksın bazı durumlarda çalışmak mecbur olunca tıkıyacaksın kulağını işte..
    Kilo olayını hakkaten bakalım napıcaz. Bırak Haziran sonunda halamın oğlunun sünneti var ve ben elbisemin içine giremezsem yandım :)

    Blogger böğürtlengözün annesi adlı yazara göre, saat: 11 Mayıs, 2007 12:50  

  • Nihan, bencede haklısın, burası benimde kurtarıcım gibi oldu. Hele bide yorum aldığımı görünce çocuklar gibi şenleniyorum. Birbirini görmeden ,tanımadan , benzer sorunları paylaşan insanlardan aldığım destekler beni çok mutlu ediyor..

    Blogger böğürtlengözün annesi adlı yazara göre, saat: 11 Mayıs, 2007 12:52  

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]



<< Ana Sayfa