böğürtlengözlü oğlum benim

23 Kasım, 2007

DERS ÇALIŞMA SORUNSALIMIZ...




Bugün keyfim yerinde gibi çok şükür. Öyle herhangi bir değişiklik falan yok ama nedense bir kıpırıklık var içimde, yani nassı desem böyle kımış kımış gibi bişeyler işte. Neyse, Allah bozmasın inşallahhh.
Bir nescafe yaptım şimdi kendime, tabikine az kahveli,az lıght sütlü ve bol sıcak sulu bir kahve.
Ama ben kahvemi yada çayımı sıcak sıcak içememki,neyse o bu arada soğusun biraz.
Haftasonu Cumartesi günü diyetisyene gittim, mor oldum çıktım.Sadece yarım kilo verebilmişim, bir kilo vermem gerekirken.aslında düşünüyorumda tamam diyetisyen uygun ama 1 aydır gidiyorum,ilk bişeyler anlattı,örnek menü yaptı falan,ondan sonraki haftalarda sadece tartıyor,benim sorum varsa onları yanıtlıyor,ondan sonra aynı menüye devam diyor. Bir kere sorduğumda, genelde bu menü ile yapıyoruz hep program demişti,yani menüyü değiştirmeyecek. Sanki her hafta sadece tartılmak için para veriyormuşum gibi geliyor. Ayda 40 YTL alıyor, ha sanki neye vermiyoruzki ama haftaya 10 YTL düşüyor ve ben sadece tartılmak için haftada 10 YTL veriyormuşum gibi geliyor. Gitmesemmi acaba ?
Tolgişede hergün beslenme için bişeyler evde hazırlamaya çalışıyorum tabi buda rejimime darbe
vuruyor :)Öğretmenimiz hazır şeyler istemiyor, bizde evde yapıyoruz ama her gece ne yapılırki ?
Üstelik kurabiye,tuzlu poğaça gibi şeyleri yemiyor, onları yerken boğazına takılıyormuş,boğulacak diyede korkuyormuş. Yanında meyva suyunda var,poğçanı ısırdıktan sonra içsene ondanda yumuşasın ağzında diyorum ama hiç o şekilde yemiyor evdeykende,illa ya yemekten önce bir kerette içip bitirecek meyva suyu veya ayranını, yada kuru kuru önce yiyip sonra içecek. Geçen gece yemek bloglarından ayçöreği tarifi buldum ve yaptım, ımmm mis gibi oldu,sıcak sıcak yedik kocayla. Bir gecede açma yaptımki her ne kadar istediğim gibi kabarmasada tadı gayet güzeldi, ama diyorumya benim yimemem lazım, zaten bu hafta sonuda gitmiycem diyetisyene çünkü sanırım bırak vermeyi kilo bile aldım üzerine :)
Neyse geçen Cumartesi işden çıkınca Tolga aradı, anne ben dedemle babamın dükkanına gidiyorum dedi telefonda. Bende işden çıkınca diyetisyendeki işimde bitince, oohh dedim eve gideyimde şöyle bir evi toparlayayım,camı kapıyıda açayım Tolga yokken ev havalansın. Eşimi aradım , oda kızgın bir sesle gel çabuk buraya Tolga beni kızdırdı dedi, benim ev temizleme planımda suya düştü.
Gittimki, Tolga oyuna dalıp tuvalete yetişememiş,altına kaçırmış :) Bu aralar çok yapıyor bu işi,
tuvaletini sonuna kadar tutup , yetişemiyor ve altına yapıyor. Oğlum yapma böyle bak pipin patlar diyorum,zararlı diyorum ama anlamıyor. Geçen akşamüstüde işden çıkıcam tam,telefonum çaldı.Açtım bir bayan sesi,
Bayan : Alo , merhaba Tolganın annesimisiniz ?
Ben : Evet benim buyrun.
Bayan : Ben Tolganın öğretmeniyim Burcu Hanım
(Benim elim ayağım boşaldı, hep korkarım zaten okuldan aradıklarında)
Ben : Buyrun M... Hanım
Bayan : Bir kaza olduda
(Elimdeki kalemi fırlatıp öyle bir kalkmışımki yerimden.)
Ben : Hayırdır ya ne kazası (Ses ağlamaklı)
Bayan : Hafif gülerekli ses tonu ile, ay yok bişey Burcu Hanım, Tolga tuvaletini altına kaçırdıda,
bir pantalonla gelebilirmisiniz diyecektim.
Ben : Ayy M... Hanım aklım çıktı kaza deyince, tamam şimdi ben babasını ararım gelir alır oğlanı.
Yuh dedim ya içimden , direk desene oğlun altına yaptı diye, sanki kızacakmışım gibi kaza oldu diyor
Neyse efendim aradık babayı, oda kıyafet götürmüş oğlana, sınıfa bir girmişki bizim veletin hem altı ıslak, hemde kafada buz torbası oturuyor sırasında. Meğerse, bir arkadaşı bunu kolundan tutmuş,bizim safda gülerken çocuk bunu bir bırakmış, bu doğru kalorifere girmiş. Uff Allahım sana emanet yavrularımız, sen koru yarabbim.
Neyse konu yine nerelere geldi, ben Cumartesiden bahsediyordum. Babamızın dükkana çıktım,
Allahtan çarşı içinde bir handa işyerimiz, oradan Tolgaya göre kıyafet bulmuşlar, babamızda çorap çamaşırcı olunca Tolga Bey baştan aşağı düzünmüş. Tolgayı alıp eve doğru gelirken pazarın içinden geçtim, uzun süredir pazara çıkamadığım için şaftım kayıp bir dolu meyva-sebze aldım. Ama iyiki almışım, eve yaklaştığımız sırada Dudu aradı. Doktordan çıktık,sana geldik nerdesin diye. 5 dk sonra evdeyim , bekleyin dedim.Söylemiştimya Dudu (kardeşim) hamile ve doktora gitmişler eşi ile. Elinde ultrason resmi bekliyorlar kapıda. Hemen eve girdik, birer kahve yaptım onlara, tabi Dudu ma sadece süt :) Bebişe Fasulye ismi taktık, resmini sevdik hep Tolgayla, amanda aman nasılda fasulyeymiş bu diye. Tabi ben onları salmadım evlerine, telefon açıp ablamlarla , annemleride çağırdım hep beraber bizde yiyelim diye. Dudu ve eşinin çarşıda işi varmış, siz gidin halledin gelin sonra dedim ve arkalarından eteklerim tutuşmuş gibi attım kendimi mutfağa. Yine daha öncelerden yemek bloglarını gezerken denk geldiğim ve ailecek severek yediğimiz top köftelerden yaptım,yanına patates kızartması,pilav,ezogelin çorbası ve yazdan buzluğa attığım barbunyalarımdan pişirdim,hep beraber güle oynaya yedik. O akşam Milli maçımız vardı,onuda güzelce seyrettikten sonra biraz daha oturup herkescikler evlerine dağıldı, bende evimi toparlayıp sürünerek yatağa attım kendimi.
Pazar günüm evde geçti, Tolga babasıyla dışarı çıktı bu arada evi dip bucak süpürüp sildim,bir gece önceden yemeğim olduğu için rahat rahat yaptım temizliği, sonra Tolga geldi,onu yıka, ders çalıştır,yemeği hazırla,yemek yedir,sofrayı topla,okul kıyafetlerini hazırla, v.s. Rutin işleri yapıp yine sürünerek yattım ve sürünerek sabah kalktım.
Pazartesi günü saat 11:00 da okul toplantımız vardı. Toplantıda öğretmen öğrencilerinin genel halinden sözetti, aramızda para toparlayıp çocuklara yeni sıralar ve dolap almıştık,onları gördük. Her sınıfta olduğu gibi bizim sınıftada sivri bir veli vardı ve hep ağzında kızım şöyle,biz şöyle davranıyoruz,işte aslında daha öğrenmediler ama benim kızım meraklı öğrenmeye ben evde öğreteyimmi gibi gibi sürekli çocuğunu övme savaşı içindeydi. Ben bir kez söz istedim,genel durumunu sordum, maşallah sınıfta her an okumaya hazır olan öğrencilerin içinde bizim sıpada varmış. "R" harflarini bana göre bayağı toparladığını söyledim,öğretmende onay verince rahatladım. Birde evde çok zor ders yaptırdığımı ve sürekli ağlamaklı olduğunu söyledim, ben o konuda uyarırım çaktırmadan konuşurum Tolga ile dedi. Ama sanırım daha konuşmadıki aynı tas aynı hamam devam ediyoruz evde boğuşmaya.
Salı gecesi yine zar zor saat 21:00 da oturttum bunu derse,aslında bir gece hiç bi şey demeyeceğim, acaba ne zaman aklına gelecekte anne dersimi yapalım diyecek çok merak içindeyim. Bana göre dersini hiç yapmadan okula gitmekte yemeyecek ve ..ötü sıkışıp dersi aklına gelincede basacak yaygarayı benide hepten çileden çıkaracak. Onun için haydi diyorum büyüklük bende kalsın,zar zorda olsa oturtuyorum derse.
Zaten öğretmeni sınıfta gayet iyi deyince kadına dönüp,Tolgadan bahsediyoruz değilmi,sınıfta tek Tolga var değilmi diye kadından onay aldım:)
Salı gecesi ders yaparken resmen ağladım sinirden, sonra baktım oda ağlıyor. Ana oğul ağlaştık :) Dedim ertesi gece akıllanmıştırda ağlamadan oturur derse ama yok yok yok, kavga dövüş oturuyoruz hala. Adam sanki lütfen benim işimi yapıyor yani.Allahtan ki sorduğum herşeyi okuyor ve yazabiliyor,en azından demekki sınıfta kapıyor diyorum ve rahatlıyorum.
İşte benden böyle arkadaşlar, hepiniz kendinize iyi bakın , ders çalıştırma tiyolarınız varsada lütfen bana yazın. Sizler nasıl çalıştırıyorsunuz ?

10 Yorum:

  • Ahhhh, ahhh! O ders savaşını biz de yaşıyoruz. O kadar mutsuzum ki bu konuda... Şöyle oturup kendisi sevgi ile çalışsa, gerektiğinde bana sorsa! Ama nerede... Umarım ikimiz için de herşey iyiye gider, bir mucize olur da bu yavrular sistemli çalışmaya başlarlar...

    Blogger renkler adlı yazara göre, saat: 26 Kasım, 2007 13:01  

  • ya bizim annelerimiz bizle hiç ilgilenmezdi zamane çocukları ilgisiz yapmıyor işte:))diyetinde başarılar,bende tekrar diyete başladım ama ne diyet!!(çikolata ,her tür şeker vs çıktı hayatımdan)bakalım kaç gün dayanıcam ben acayip iradesizim,ama eşime söyledim beni motife et diye oda senin kilo vermen lazım çok şişmansın,sen yapamazsın diyet miyet obur, falan deyip aklınca motife ediyor daha çok moralim bozuluyor.noolucak halimiz.tolgaya sana tekrar bez bağlayalım de bakalım napıcak?

    Blogger uykucu adlı yazara göre, saat: 26 Kasım, 2007 15:38  

  • Canım benim, çok nadir çıkıyor öyle zorlamadan, söylemeden ödevini yapan çocuk. Fazla da üzerine gitmemek lazım. Bak annesi okulda iyiymiş işte. Daha ne olsun? Fasulyeniz de sağlıkla dünyaya gelir inşallah canım.

    Blogger [ fiкяiмiи iиcє güℓü ] adlı yazara göre, saat: 26 Kasım, 2007 19:05  

  • sakın ha kilo vermiyorum diye rejimi bıramakma derim sabır işidir bu meret almaya hemen alırsın vermeye gelince gitmez üstüne yapısır eee canım sende diyetist-yene gidiyosun poğca açma götürüyorsun bir tane poğça yiyeceğine otur bir tabak yemek ye daha iyi
    ay bu çocuklar hep aynımya ya benim terfımda gördüklerim öyle değiller ama birazda bizde kabahat sanırım çok düşüyoruz üstlerie üstüen düşülmeyen çocuklar daha iyi sorumluluklarını biliyorlar benden sana tavsiye seninki daha ufak odasına gönder kendi yapsın ihtiyacın olduüğında ben yardımcı olurum de onun dısında raja-hata alısıp her an senin yanında olmanı isteyecek bende her yıl bu sene düzelir kendisi yapr sistemli programlı yapar diye umud ediyorum fakat daha görmedim birde küçükken okula ödev yapmadan gitmek yemiyor büyüdkçe umurlarında bile olmuyor

    Anonymous Adsız adlı yazara göre, saat: 27 Kasım, 2007 09:59  

  • Ayy , sende tolgacıkla birlikte gidiyorsun okula zor oluyordur değil mi? Allah keyfini bozmasın, hep mutlu olun inşallah canım :)

    Blogger Gamzeli adlı yazara göre, saat: 28 Kasım, 2007 13:52  

  • Renklercim, yani diyorsunki hiç umutlanma büyüdükçe kendi çalışır halleder diye :) Yani onlar Allah izin verip okudukları sürece sanırım bizlerde onlarla beraber okuyacağız aynı dersleri :)

    Blogger böğürtlengözün annesi adlı yazara göre, saat: 29 Kasım, 2007 09:00  

  • Figencik , bencede haklısın , ben annemin bana hiç ders çalıştırdığını hatırlamam, bir tek defter ve kitaplarımı katladığını hatırlarım :)Biz gene ağzının içine bakıyoruz okusun diye, baktıkça azıyor zaten bu veletler.Diyette gerçekten başarılara ihtiyacım var, zira yakında saldım çayıra mevlam kayıra bu kiloları moduna giricem, dayanamııyyoooorruuummm...
    Sanada başarılar dilerim diyette :)
    Heheh altını bağlıcam senin he, deniym bakıym :)

    Blogger böğürtlengözün annesi adlı yazara göre, saat: 29 Kasım, 2007 09:05  

  • Fikrimin İnce Güllüsü, o nadir olan huylardanda biri bize denk gelse şaşardım :)
    Fasulyemiz dünyaya geldiğine sevinecekmi,üzülecekmi bilemiyorum valla,hayırlısı ile bir gelse,sülalede en ufak Tolga , düşünki 7 senedir bebek sevemiyoruz ve herkes aç kurt gibi fasulyenin gelişini bekliyor :)

    Blogger böğürtlengözün annesi adlı yazara göre, saat: 29 Kasım, 2007 09:07  

  • Civciv valla kilo konusunda çok haklısın 78-79 a takıldım kaldım. 2 haftadır ibra ikisi arasında gidip geliyor sinir geldi.Ders konusunda hepimiz aynı dertten muzdaripiz anlaşılan.

    Blogger böğürtlengözün annesi adlı yazara göre, saat: 29 Kasım, 2007 09:10  

  • Gamzeli, ara ara keyiflenip ara ara bozuluyoruz işte, ama Allah en kötü günümüzü böyle etsin işallah.Evet bende şuan aslında el yazısını tekrar oğlumla öğreniyorum,açıkçası bazı harfleri unutmuş gibiyim. Bazen Tolga bana söylüyor o öyle yazılmıyor diye :)

    Blogger böğürtlengözün annesi adlı yazara göre, saat: 29 Kasım, 2007 09:12  

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]



<< Ana Sayfa