böğürtlengözlü oğlum benim

16 Kasım, 2007

KARIŞIK...

Ter içindeyim şu anda, vergi dairesinden geliyorum, kafayı sıyırmak üzereyim. Çoğu çalışanın başına gelmiştir eminim bu yazacaklarım. Şirketimizin topu topu son 3 aylık vergi borcu olduğu için vergi dairesi şirketin banka hesaplarına bloke koyuyor. Tabi bizim paçalar tutuşuyor. Çünkü genelde her gün çekimiz var ve hesap blokeli olunca , hesapta para olmuyor ve çeklerin yazılma durumu ortaya çıkıyor. Sabahtan beri vergi dairesindeydik. Daire şimdi bankalara yazdıkları bloke yazılarına karşılık , bankaların cevaben yazdıkları yazıları istiyor bizden. Doğru bankalara gidiyoruz. Bir çalıştığımız banka , bize vergi dairesinden 2 ayrı yazı geldi. Son gelen yazıya karşılık biz cevabımızı bu sabah verdik daireye, size yazdığımız cevap yazılarını veremeyiz ama yazı tarih ve sayılarını verelim diyorlar. Okey diyoruz , tarih ve sayıları alıp diğer bankaya gidiyoruz. Diğer banka devlet bankası, bize yazı vermiyor, yazıların bölge müdürlüğünde yazıldığını ve 1 hafta süreceğini söylüyorlar. İşin acil olduğunu, bizim vergi dairesine borcumuzu ödediğimizi sadece yazdıkları yazıya karşılık sizin bir cevabınızı istiyorlar diyoruz ama banka inatla vermiyor. Oradan tekrar vergi dairesine gidiyoruz, durumu anlatıyoruz, yazı yı veren diğer banka üzerindeki blokelerini kaldırıyorlar, öbür banka yazıyı ne zaman verirse o zaman kaldırırız diyorlar. Yapacak bir şey yok, sadece tekrar bankayı arayıp diğer banka ile olan işimizi çözdüğümüzü ve bana yzının acilen lazım olduğunu söylüyorum, sözde pazartesi günü yazacaklar bakalım bekliycez,görücez.
Akşam Tolga nın ödev kağıdının altında bir yazı vardı. Sayın Veli yarın okula çocuğunuzu siz getirin ve bahçede çocuğunuzu bekleyin. Öğrenciler okula çantasız , sadece defter ve kalemkutuları ile gelsinler yazıyordu. Çok merak ettim, tamam hadi çocuğu okula götürdüm diyelim ne kadar bekliycez , bilelimki ona göre izin alayım şirketten, diye sınıf annesini aradım. Meğerse çocuklar aşı olacaklarmış ve bazıları korkup gelmek istemezler diye söylememişler :) Hatta ben telefonla konuşurken Tolga yanıma gelip sürekli anne yarın ne olacak ben biliyorum dedi. Ne olacakmış dedim. Öğretmenimiz karne alacaksınız dedi diye söyledi. E ama yalanda değil hani aşı karnesi alacaklar :) Son doktor kontrolümüzde doktorumuz, Tolganın tüm aşılarının tamam olduğunu, okulda yapılacak aşıları yaptırmasam olacağını ama eğer yapılırsada kesinlikle bir zararının olmayacağını bana söylemişti. Bende sınıf annesiyle konuşurken , acaba ne aşısı yaptırmasam olur falan deyince Tolga ağlamaya başladı. Telefonu kapatıp yanına gittim, oğlum ağlama aşı olmayabilirsin aslında istersen yaptırmayız dedim. Tolgadaki cevap aynen şu ;
- Ya anne ben ona ağlamıyorum ben aşı olmak istiyorum, aşı olurken en öne geçicem hiç ağlamadan kolumu açıcam, ve örnek öğrenci olacaktım :) demezmi. Hay dedim milletin derdine bak senin derdine bak :)
Neyse az önce aradı 2 koldanda aşı olmuşlar :) Artistlik yapayım derken 2 koldanda şişlenmiş :) Ne oldu ağlayan oldumu dedim. Üfff çığlık çığlık gittiler dedi. Ya sen dedim. Hayır ben hiç ağlamadım dedi :) Akşamdan ona tembih etmiştim, sakın yarın arkadaşlarına biz aşı olcakmışız deme diye. Telefondada sabah söyledinmi bişey arkadaşlarına diye sordum. Hayır söylemedim sadece bugün hepimiz avyayı yedik dedim dedi :)
Derslerimiz iyi çok şükür, her ne kadar evde zar zor ders yaptırsamda, benim cinlerimi tepeme getirsede, dersini yapmadan okula gitmeyecek kadarda sorumluluk sahibi çok şükür. Babası yokken kuzu gibi, ama akşam babası evdeydi ondan güç olarak canıma okudu benim. Yok yatarak okumaya çalışmalar , bir kapris bir tafra falan, en sonunda fırlattım kağıdı kalemi, canın çok isterse yapmazsan yapma ödevini diyerek. Ödevi yapmadan okula gitmek yemediği, ve babasınında apartman toplantısına katıldığını bildiği için kuzu kuzu okumaya başladı sonra. Apartman deyince aklıma geldi, hani komşum vardıya benim, kocası yoğun bakımda olan. Geçen gece ışıklarını gördüm evlerinde , hayırdır dedim bir arayayım. Aradımki komşum çıktı, biz taburcu olduk geldik evdeyiz artık dedi. Öyle içten sevindimki anlatamam. Allah tüm hastalara şifalar versin.
Bu arada bizim bir sorunumuz var. Başından böyle bir şey geçen anne yada öğretmen arkadaşların tüm yorumlarına açığım, şu an bende araştırıyorum , gerçi bayağı bir yoluna soktuk sanırım ama tam değil. Sorun şu ; daha öncede bahsetmiştim, Tolga "r" sesini söyleyemiyor diye. Okurken problem yok en fazla o sesi söyleyemeden okuyor, okuduğu anlaşılıyor ama ben söyleyip o defterine yazarken normal olarak heceliyor ve hecelerken "r" sesi ağzından "l" sesi gibi çıkınca yazarkende "l" diye yazıyor.Öğretmeni ile konuştuğumda sorunun çözülebilmesi için , çok üzerine düşmem gerektiğini söyledi. İyide nasıl, bol bol içinde "r" sesi olan kelimeler yazdırıyorum, şaşırıp yazamayıncada üzülüp morali bozuluyor bu sefer. İşte böyle sorunumuz, onun dışında öğretmeni ile konuştuğumda maşallah genel durumunun iyi olduğunu söylüyor.
Bu arada ben neler yapıyorum , geçen cumartesi diyetisyene gittiğimde 79 kiloya düştüğümü gördüm ve mutlu oldum, sanırım olacak bu iş. Sevgili Bocuruk istemişti diyet tiyolarını. Aslında öyle ahım şahım değilim ilk haftalardaki gibi. Zaten öyle çok değişiklikte olmadı yemek hayatımızda :) Sadece dikkat edilmesi gereken genel kurallar var, kuralların önceliği ;
- Sabah içilebiliyorsa aç karnına ılık su, içilemiyorsa suyun içine az limon ve bir çay kaşığı kadar bal koyulup içilecek. Ben sade içebiliyorum.
- Yemek yeme süresi en az 20 dk. olacak. İşte bu kuralda zorlanıyorum çünkü sabah kahvaltı ve öğle yemeğini şirkette yaptığım için öyle yayıla yayıla yemek yiyemiyorum . Ama bu kural çok faydalı olduğunu söyleyebilirm, çünkü minik minik lokmaları iyice çiğneyerek yutunca zaten kendiliğinden karnınız doyuyor hatta az olan yemeğin sonunu bile getiremeden doyuyorsunuz.
- Evde pişirdiğim yemeklerde hiç bir değişiklik yok, yani ben kendime ayrı yemek yapmıyorum. Sadece yaptığım yemeklerde daha az yağ kullanıyorum. Et patates türü yiyecekleri kızartma yerine fırında, haşlama, yada ızgara türü yapıyoruz. Zaten en sağlıklısıda bu aslında diyeti geçtim yani.
- 3 ana , 3 ara öğünüm var. Bunların tam saatinde alınması gerektiği diğer bir kural. Mesela sabah kahvaltımı 9 da yaptım Öğlen yemeğini 1 de yiyebilirim diyorsak, 9 ile 1 arasında 4 saat varya , arada kahvaltıdan 2 saat sonra ara öğün 1 meyva yiyorum, ara öğünden tam 2 saat sonra öğle yemeğini yiyorum. Yani öğünler arasındaki saat dengelemesini ben yapıyorum.
- Birde günlük yemek değişimleri var, yani hangi yiyeceğin hangi yiyeceğe eş değer olduğunu gösteriyor. E o zamanda bu değişimlere bakarak günlük menüleri kendim belirliyorum. Benim diyetim günlük 1200 kalorilik diyet, yani diyelimki arada kaçamak yaptım, yaptığım kaçamağı diğer öğünümdeki yemekten feda ederek telafi edebiliyorum.
- Mesela ben kahvaltıda 1 simit yediğimde az yediğimi düşünüyordumki, yemek değişimlerinde 1 dilim ekmeğin çeyrek simitle eşdeğer kaloride olduğunu görünce kahvaltımdaki 2 dilim ekmek hakkımı yarım simitle değiştirdim :)
İşte bazı yiyecek değişim örnekleri ;
* 1 dilim ekmek = 1 küçük kepçe çorba veya 2 yemek kaşığı pilav,makarna veya 1 küçük boy patates veya 1 su bardağı haşlanmış mısır.
* Meyva yiyecekseniz, elma,mandalina,kuru kayısı tercih edin. Kuru üzüm acıktırıyormuş, muz ise bağırsakları çalıştırmıyor.
* Kabızlık probleminde ara öğündeki meyva yerine 4-5 adet kuru kayısı yiyip,üzerine su içecekmişim :)
* Bir porsiyon et , 3 adet köfte kadar, bunu tavuk eti olarak tercih edersek 3 köfteyi yanyana getirdiğimizde oluşturduğu büyüklük kadarmış.
* 1 porsiyon sebze yemeği , 8 yemek kaşığı kadar. Tabak boyutunuzu küçük tutarsanız, 8 yemek kaşığı yemeğin tabaktaki görüntüsü gözümüzü doyuruyor.
* Serbest yiyecekler, çiğ sebze,salata,yağsız et suları, salça,hardal,tuz ve her çeşit baharat.
* Çay ve kahvedeki şekeri keserseniz , benim gibi eskiden çayını 2 şeker ile gündede 10 bardak çay içiyorsam en az 20 adet şekeri günlük hayattan çıkarmış olursunuzki onun bile faydası büyük.
* Günde en az yarım saat yürüyüş. İşte buda bana uymuyor pek malesef, işim gereği masa başındayım bütün gün,işten çıkıncada koştur koştur eve.

İşte aklıma gelenler bunlar. Verdiğim tiyolara karşılık, X bankası ........ hesabıma 10 YTL gönderirseniz size örnek diyet menümüde söylerim. Haydi pamuk eller cebe, yoksa diyetisyen parasını nasıl çıkarırız değilmi :) Haydi öptüm herkesi...

11 Yorum:

  • Hesabınıza 10 YTL yatırılmıştır.

    Yazını okurken çok keyif aldım.Sağol.Bir arkadşımla karşılıklı sohbet eder gibi oldum.
    Tütü

    Blogger etki alanı adlı yazara göre, saat: 17 Kasım, 2007 10:46  

  • Resmi dairelerden nefret eden biri olarak seni çok iyi anlıyorum, umarım bundan sonra sorun çıkmaz pazartesi her işniz hallolur.
    Sen Tolgayı anlattıkça ben koptum gülmekten, sür yaa, maşallah...
    Diyet tüyoları için de çok çok teşekkürler tatlım.
    Öpüyorum çok

    Blogger Mutluveumutlu adlı yazara göre, saat: 17 Kasım, 2007 15:33  

  • Bu resmi daireler işlerine nasıl geliyorsa öyle davranıyorlar, umarım halledebilirsiniz.
    Bu arada Tolga2cım çok güzel laflar etmiş çok hoşuma gitti.
    Diyet içinde teşekkür ederiz, belki ileride lazım olabilir çünkü şuan tam 50 kilodayım zayıfladım :)

    Blogger Gamzeli adlı yazara göre, saat: 17 Kasım, 2007 21:11  

  • Canımmmm, çok teşekkür ederim. Üşenmemiş yazmışsın. Çok faydalancağım inan. Simiti öğrendiğim iyi oldu mesela:)
    Sevgilerimle...

    Blogger Bocuruk adlı yazara göre, saat: 18 Kasım, 2007 00:08  

  • Allah senin oğluşa uzun ömürler versin ayvayı yedik hehehe çok güldüm benimkininde böyle enresan lafları vardır geçenlerde arkadaşım soruyor sen sabahçımısın diye oğluşun cevapı aynen şöyle:"yok teyze ben gececiyim"onlar okuldan çıkarken hava karanlık oluyormuş ondan öyle demiş ne güldük ama..canları başlarında olsun varsın r leri söyleyemesin...

    Blogger Unknown adlı yazara göre, saat: 18 Kasım, 2007 08:21  

  • O tolgiş aşı olmak için ağlarmış da teyzesi onu yemezmiymiş... Benim oğluş da pek korkmaz Allahtan...

    Diyetinin iyi gitmesine sevindim. Aman bozma. Gerçekten de küçük tabakla yendiğinde daha doyurucu oluor. Bir de sanırım Ender Sarç yemekleri lacivert tabakta yiyin, iştahınız kaybolur dedi geçenlerde. Denemekten zarar çıkmaz en azından... Öptüm sizi...

    Blogger renkler adlı yazara göre, saat: 19 Kasım, 2007 11:16  

  • Böğürtüm
    Ders yaptırmak ayrı bi derttt senin işler ayrı bi dert ,rejimsel sorunlar ayrı.

    Tütü haklı,
    sohbetini dinledik şekerim ama paragraf koysan da gözlerimiz şeşibeş olmasa:)

    (Ya davetim geldi dimi Böğürtüm yaa?Aaa ne unutkanım bennnn)

    Blogger kedi adlı yazara göre, saat: 19 Kasım, 2007 11:18  

  • diyetisyene paradamı verdin ben hastanede gitmiştim aynı şeyleri biliyom 2 ay uyguladım 2 kilo verdim bıraktım ,kıstlama olunca sinir basıyor beni.ben para biriktirip korkmazsam yağ aldırıcam:))hani boğazıma sözüm geçmiyor napıyım.afferin sana devam et benim gibi yarım bırakma..tolgayıda ısır bizim yerimize...

    Blogger uykucu adlı yazara göre, saat: 20 Kasım, 2007 15:22  

  • Sevgili Etki Alanı,10 YTL için teşkür ederim,yazıyı zevkle okuduysan ve içinden işine yarar bişeyler çıktı ise ne mutlu bana :)

    Umutlu Mutlucum, Salı günü tüm gün sokaklarda geçsede hallettik şükür işlerimizi.Diyet tüyolarını verdik ama kendim bu hafta bi saldım diyeti akşam baktım ibre 79 u gösteriyor :)

    Gamzelim, benim bildiğim yeni evliler kilo alır şeker, naptın sen, çok yorma bakıym kendini. Öpüldün...

    Bocuruküm sen istersinde ben üşenirmiyim,zevkle yazdım. Benimde en çok işime yarayan simit olmuştu gerçekten,çalışan kişilerin başlıca kahvaltısıdır simit diye düşünüyorum..

    Elçinim seninkide alem yani,gececiyim hehe, zavallı yavrum vardiyalı işçi gibi söylemiş. Öp benim için oğluşunu...

    Renklerim,benim oğlan aşı konusunda artistlik yaptı, ama hafta sonu kolunu kıpırdatamadı :)Evet larcivert tabakta yemek mantıklı olabilir,tabağın altını kara kara gördükçe iştah kapanabilir.Hemen bir larcivert tabak edinelim ve deneyelim.Zira bu hafta iştahım süper açık malesef..

    Biyonikim,yazıvermişim yazıyı gitmiş valla,paragraf maragraf hakgetire.Davetin geldi şeker,hatta yorum yazıp teşekkürlerimi bile sundum.Öp Zeytinle Mavişi benim için...

    Figoş, verdim valla para, verince sıkı tutuyo ama insan boğazını:)Neyse araştırdım biraz ve çok pahalı değil allahtan benim diyetisyen, işki uysak kurallara ama bu aralar biraz saldı.
    Tolgayıda ısırırım yerine merak etme,hemde büyük zevkle :) Öptüm Berkayı...

    Blogger böğürtlengözün annesi adlı yazara göre, saat: 21 Kasım, 2007 15:13  

  • Oy yesin onu teyzesi.. demek ayvayı yedik demiş.:) Maşallah ama, cesur yavruymuş. Helel ona..

    Derslerinin iyi olması sevindirici tabii. Baştan nasılsa öyle gidiyor sonra. O küçük tefeği düzeltiyorlar sonradan şeker, takılma..

    Vergi dairelerinden, bankalardan ve bilumum resmi yerlerden nefret ediyorum ben de. Herşeyi olduğundan da zor hale getirebiliyorlar bazen..

    Şeker bu ara benim de ufak bir diyete ihtiyacım var.. hesap numaranı alayım.:)

    Blogger [ fiкяiмiи iиcє güℓü ] adlı yazara göre, saat: 21 Kasım, 2007 16:04  

  • Fikrişim, senin cesur yavru hafta sonu 2 gün kolum ağrıyo diyerek gezdi evde :)
    Dersleri çok şükür iyi ama evde ders yaparken ağlama ve bilumum eziyet etme konusunda hala ısrarlı.
    Bende nefret ederim vergi dairesi ve bankalardan, sanki kendilerini bişey sanıyorlar,öyle suratlı suratlı iş yapmalar, tepeden bakmalar falan...
    Fikrişim diyet için sendende paramı alıcam, aşkolsun yani. Senin yazdığın o eğlenceli, düşündüren yazılar ve yorumlar yeter bana şekercim...

    Blogger böğürtlengözün annesi adlı yazara göre, saat: 22 Kasım, 2007 09:30  

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]



<< Ana Sayfa