
Tüm blog dostlarının geçmiş bayramını kutlarım, herkesin sevdikleri ile geçireceği nice bayramlar dilerim.
Bayramdan önce elim deyipte bayram kutlamasında bulunamadım. Arife günü işe çağırdılar beni, aslında yapacak hiç bir iş yoktu yani sadece iş olsun diye geldim. Ne kadar yarım günde olsa benim işden çıkıp o tarfikte alışverişimide yaptıktan sonra eve gelişim saat 3 ü buldu. Tolga yıda dedesi okuldan aldıktan sonra traşa götürmüş , arkamdan Tolga da eve geldi. Aslında evde yapacağım çok çok iş yoktu , çünkü her seferinde diyorumki arife gününe iş bırakmayacağım ve o gün sadece sabahtan şöyle bir evimi toparlayıp akşamı erken bir saatte yatıp bayram günü daha zinde uyanacağım. Ama nerdeee .. Önce Tolga traştan geldiği gibi onu banyoya soktum, beyefendi kendisi yıkandı ve ben kapıda onun yıkanmasını izlerken kendimden geçtim. Be velet dünkü bebem benim , tek elimizle tutup, diğer elimizle su dökerek yıkadığım bebem, ne zaman büyüdün, ne zaman kendi kendini yıkayabilecek vakte geldin diye hem güldüm hem duygulandım. O tabi bilmiyo duşa kabin arkasında azıcık bir aralıkta kendisini gözetleyen anasını, bir ara annneee diye seslendi. Noldu dedim. Sırtımı liflermisin deyince öldüm bittim. Oturmuş küçücük banyo sandelyesine , her yeri köpük içinde , aldım elime lifi o küçücük omuzlarını ve sırtını lifledim büyük bir mutlulukla :)
Banyodan çıkınca giydirdim oğluşu mis gibi, sadece 2 sayfa ödevi olduğunu duyunca otur dedim istediğin gibi dinlenmene bak. Bende yine evi bir elden geçirdim, bir gece önce sardığım etli yaprak dolmaları aklıma gelince daha bir mutlu oldum ki zaten bu bayram pek öyle yemek yapmaya niyetim yoktu. İlk gece genelde kayınvalidemlerde yiyoruz, ee bu sene İstanbuldan teyzemde geldi ananemin dedemsiz ilk bayramı olduğu için, buda demekki ikinci gecede annemde veya ananemde toplaşacağız, o zaman o kadar emeğe ve ziyanlığa ne gerek var. Yinede tatlısız bayram olmaz diyerek sadece köstebek pasta yaptım. Çok seviyoruz biz köstebeği. Aslında kendimde meraklıyım yaş pasta yapmaya ama onun kremasının tadı daha bir başka oluyor. Sonra akşamüstü ütülerime giriştim, ilk işim okuldan gelince Tolganın okul giysilerini yıkamak olmuştu ve yine ütüde ilk işim okul eşyalarını ütülemek oldu ki iyiki öyle yapmışım bir daha elim deyipte ütü yapamadım. Arife gecesi babası Tolgaya söz verdi seni yarın camiye götürücem bayram namazı kılıcaz diye. Canım oğluşda zaten pek bi meraklı namaza, taa geçen yıl kurban bayramındada babası söz vermişti bayram namazı için ama sabahı kalkıp havayı çok soğuk görünce kıyıpta kaldıramamıştık. Bu sene baktım kendi kurmuş saatini. Sabah olunca saati çaldı babasıyla ikisinin, ben uyanığım ama yerimden kalkıp onların o güzel muhabbetini bölmedi. Kalktılar, banyoya girip abdest aldılar, giyinip namaza gittiler. Onlar gidince hemen bende kalktım, balkonlarımın kapısını açtım , akşamdan yıkanıp makinede bekleyen çamaşırlarımı astım balkona, çay suyunu koydum ateşe, yataklarımızı topladım, balkona kilim yayıp, sırtıma bir hırka aldım ve balkonda sandalyeme oturup camilerden gelen hocaların seslerini dinledim. İçimi bir huzur, bir hüzün kapladı, ağladım. Eskiden babam camiden döndükten sonra annemin bizi zar zor yataktan kaldırdığı , hep beraber kahvaltıya oyurduğumuz günler geldi gözümün önüne. Sonra giyinip babamın anamın elini öpüp bayramlaştıktan sonra , ananemlere gidip dedemin elini öpmemiz. Şimdide ben çay suyumu koydum ocağa , kahvaltımı hazırladım ve oğlumla kocamı bekliyorum balkonumda. Seneler ne çabuk geçiyor.Oğlumuza, annemle babamın (eşiminde) bizlere yaşattığı bayram heyecanlarını elimden geldiğince yaşatmaya çalışıyoruz. Tabi o zaman başkaydı biz giyinip evdekilerle bayramlaştıktan sonra , ablam,kardeşim , ben , ve birkaç arkadaşımız el ele tutuşup ananemin köyündede çıkardık bayram gezmelerine. Oğlum bunu yaşayamıyor bu devirde biraz zor tabi onu cadde üstü evimizde salıpta bayramlaştırmak. Zaten öyle eski tanıdıklıkta kalmadı kime gidecek.
Neyse camiden geldikten sonra daha kapıda bayramlaştık kocam ve oğlumla. Az sonra hazır olan soframıza oturup, bayram planımızı yaptık. Zaten belli, önce kayınvalidemler, oradan babam, annem, babannem, sonra rahmetli dedem, oradanda ananem ve tekrar kayınvalidemlerde yemek.Planımızı aynende uyguladık. Babama gittiğimizde mezarın sulanıp çiçek ekildiğini yanbi bizden önce ziyarete gelen olduğunu gördük. Mezarlığa giderken daha yolda Mehmetle konuşurken , Mehmet Yalova tarafından gelirken babam için fidan alacağını başucuna dikeceğini söyledi, bende ona dur bi şu yağmurlar başlasında öyle al, çünkü daha önce diktiğimiz kurumuştur pek tutmamıştı zaten bu kuraklıktata kesin kurumuştur dedim. Mezarın başıda bir baktımki o küçücük diktiğimiz selvi fidanı neredeyse boyum kadar olmuş, o kadar mutlu oldumki bu sıcaklarda nasıl kurumadıda yeşerdi , büyüdü diye. Hem ağladım, hem yasinimi okudum, hem mezarını , selviyi, suladım hemde hemde çok çok konuştum babacığımla. Zaten Bayram sabahı onu görüyordumki rüyamda telefon sesine uyanmıştım ve babam rüyamda çok mutluydu hep gülüyordu bişeylere. Dedim ki Mehmete babam bizi bekliyor, gidicez diyede çok mutlu , rüyamda güldü hep bana :( Anneme gidince bizden önce ablam ve Duduların mezara babama gittiğini öğrendim, onlar genelde bizden ya daha geç bi saatte yada ertesi gün giderdi ama o gün erkenden gitmişler. Hatta büyük ihtimalle onlar ordan çıkmış biz girmişiz .Çiçekleride ablam ekmiş. Demekki babam onun için gülüyormuş rüyamda hepimiz aynı zamanlarda gidip onu gördüğümüz için. Ben babamın başucuna gittiğim her an onun bizi gördüğüne inanıyorum, ve hep onunla konuşuyorum,biliyorumki aynı zamandada beni duyuyor, içimi sonsuz bir huzur kaplıyor orada , onun yanında, tıpki yaşarkende yanımızda olmasının verdiği huzur gibi. Ama her seferindede ağlıyorum, ama biliyorumki artık o benim ağlamalarıma kızmıyor , çünkü artık gerçekten ben onu çok çok özledim. Yerinde huzurla yat babam, seni çok seviyorum.
Dedemide ziyaret edip onunda başında yasin okudum bu bayram. Hatırlıyormusunuz benim bu panik rahatsızlığım dedemin ölüm gecesinde ilk patlağını vermişti. Ben o zamandan beri dedemin mezarının başından bile geçemedim ki onun mezarı cadde üstünde ve en öndedir yani ananeme her gidiş dönüşte hep önünden geçtik ama itiraf edeyim ben kafamı bile çevirip bakamadım yettığı yere. Neden bilmiyorum, onu öyle çok seviyorumki aslında ama elimde olmayan sebeplerden dolayı bir başka bakıyorum onun ölümüne. Babamda hissettiğim o acıyı , o duyguları dedemde hissedemedim, bunu söylemeye çok utanıyorum ama sanki hastalığımın sebebi onun ölümü, cenazenin evde bekletilmesi,koca gece yanıbaşında oturmamız gibi geliyor. Ben babamın cenazesine hiç bakmadım özellikle dedimki hep o gülen babamın kalmasını istiyorum hafızamda. Hatta onu en son yoğun bakım odasında o makinalara bağlı, ateşler içinde yanarken zar zor açabildiği o gözleriyle geliyor aklımada keşke o haliylede görmeseydim diyorum, babam benim o tombik haliyle kalsaydı hep gözümün önünde. İşte ben dedem için çok utanarak ve üzülerek bu duyguları hissederken birden artık bu duyguyu yenmem gerektiğini hissettim ve Mehmete kapısında dur ben içeri giricem dedim. O arada yağmur yağmaya başladı, Mehmet Tolgayı arabada yalnız bırakamadığı için gelmedi, ben elime bir bidon su doldurdum çeşmeden ve dedemin başucuna kadar gidip mezarını suladım, yağan yağmur altında yasinimide okuyup, onunlada başladım konuşmaya. Ondan beslediğim duygular için özür diledim, sık sık ziyaretine geleceğimi söyledim, bayramını kutladım ve çok güzel bir huzurla mezarlıktan ayrıldım. Sanırım benim için bir yüktü bu, dedeme o şekilde hissetmeme mezarına gidememem, açıp bir dua okuyamamam, onun için 7 gece okunan,40 ında 52 sinde okunan dualara mevlürlere katılamamam. Ama sonunda yendim bu duyguyu, sanmayınki dedemi sevmiyorum, aksine heleki babamdan sonra ben onu hem dede hem baba yerine koydum ve ona bir başka bağlıydım. Ama bu hastalık beni böyle korkar yaptı bazı şeylerden. Kadir gecesi 4 rekat namaz kıldım ve o gece pek çok dua ettim , dualarım arasında Allahım şu içimdeki huzursuzluğu sök al lütfen içimden oldu çünkü son zamanlarda içimde yine çok daralmalar başlamıştı. İnanınki şu an özellikle dedeme yaptığım o ziyeretten sonrada o kadar huzur içindeyimki Allahım umarım bozmaz bu huzurumu.
Sanırım Bayram programımı anlatırken derin konulara daldım ben, umarım size huzurumu anlatırken sizlerin içini karartmamışımdır, ama bu sayfa öyle bir yerki benim için, yeni gönderi tuşuna basıp ilk cümlemi yazdıktan sonra dökülüveriyor içimdekiler. Hem benim bu sayfamdan evde ve ailemde kimsenin haberi yok yani çoğu özelimi sadece sizlerle paylaşıyorum, bazen diyorum kardeşime ablama falan vereyim adresimi ama yapamıyorum , üzüldüğümde buraya yazdıklarımı okutup onlarında üzülmesini istemiyorum belkide, belkide daha ileride veririm onlara daresimi. Sizler benim yüzünü görmediğim, sesini duymadığım sırdaşlarımsınız. Öpüyorum hepinizi.
Neyse, bayram programı demiştik dimi, ilk gün böyle geçti, ikinci günde öğleden sonra ve gece 2:30 a kadar annemde geçti, pazzr günüde sabah erkenden 10:00 gibi bir gece öncesi ananesinde sızıp kalan Tolgayı almak ve teyzemleri terminale yolcu etmek için yine annemler gittik, teyzemleri 12 otobüsüne yetiştirdik, oradan evimize gelip Mehmet in metro marketten aldığı küçük bilgisayar masasını antreye koyduk , bilgisayarıda Tolganın odasından çıkarıp antreye aldık. Tolganın dolabını yerini değiştirdik, yorganlarımızı dolaptan çıkarttık, ben kışlıkları çıkarıp yazlık giysilerimi toparlayıp dolabımı kış konumuna geçirdim, Tolganın odasında kalan masayı çalışma masası haline getirip, ders kitaplarını falan yerleştirdim, babası odasındaki lambayı, salondaki perdenin kornişini tamir etti, sonra yemeğimizi yedik, baktıkki saat daha 16:00 civarı, bacanağını aradı Mehmet (ablam Ozinin eşi) hadi gelin çayımızı burda beraber içelim diye , sağolsun onlarda kırmadı bizi geldiler ve saat 24:00 a kadar oturduk bizde. Onlar gidincede ben arkalarından biraz evi toparladım, Tolganın çantasını, beslenmesini hazırladım, okul kıyafetlerini ilk gün yıkayıp, ütülediğim ve askıya astığım için kendimle gurur duydum ve yatağıma yattım. Sabah saat 8:30 da iş arkadaşımın telefonuna kalktım , Burcu Hanım ben işe geldim kapıda kaldım hemen gelecekseniz bekliyeyim yoksa şantiyeye geçeyim deyince oha dedim, işde olmama gereken saatte ben yataktayım, yarım saat süreceğini söyledim arkadaşa ve apar topar hazırlanıp evden çıkarken, akşamdan oğlanın tüm eşyalarını hazırlamanın faydasına bir kez daha şahit olarak işime geldim. Geldim ki büroda kimse yok bende fırsat bu fırsattır diyerek oturup sayfama içimi dökeyim dedim. İyi ettim heralde, umarım okuyan caanım arkadaşlarımda he he çok iyi ettin diyebilmişlerdir.
Öpüyorumm ben sizi....

27 Yorum:
Canım ya benim güzel prensesim de 2 senedir banyoya sokmuyor beni. Bazen sırtını sürmeye bile çağırmıyor.
Babanla ilgili yazdıkların tam da benim babam için hissettiklerime tercüman olmuş. Allah mekanlarını cennet eylesin.
Güzel bir bayram geçirmişsiniz. Her gününüz bayram tadında olsun:)
Sevgilerimle...
Böğürtlen gözlü oğluşun annesi sizlerin de geçmiş bayramı kutlu olsun. Bayramınız ne güzel geçmiş. Daha nice güzel bayramlar geçirmenizi dilerim.
Çocuklar nasıl da çabuk büyüyorlar dimi. Sen Tolga banyo yaparken duygulandığını yazmışsın ya, ben de senin yazdıklarını okurken duygulandım inan ki. Benim oğluşlar da çabucak büyüdüler, bebeklik halleri daha dün gibi dimi. Birgün bir kuş misali avuçlarımızdan uçup gidecekler. İnsan büyüdüklerine hem seviniyor hem duygulanıyor. Benim afacan oğullarım daha tek başlarına yıkanmaya başlamadılar.
Sevgilerimle.
Bende bu bayram istedim mezarlığa gitmek ama yine olmadı...
Canım arkadaşım benim yine beni aldın tee nerelere götürdün. Sen bize hep anlat, paylaş. Burada paylaşınca rahatlıyoruz, hafifliyoruz.
Tolgada artık delikanlı olmuş annesi ya, yakında aşık oldum Deyip gelince ne yapacaksın bakalım :))) Allah nazarlardan saklasın.
Geçmiş bayramınızı kutluyor, sağklıkla, mutlulukla nice bayramlar diliyorum.
Çok öpüyorum seni
Böcürüküm Allah babalarımızı nur içinde yatırsın hepimizin.
Bizim Tolga da bana girme diyor ama biz daha yeni başladığımız için kendi kendimize yıkanmaya meraktan çatlarım görmessem diye atıyorum bende kendimi banyoya :)
Ebru ya sanırım bizde başladık yaşlanmaya :) Seneler ne çabuk geçiyor, daha dün el kadar bebeydin lafları bizim klasik annelerimizin lafları dime. Öpüyorum senin bızdırıkları...
Elçinim , eskiden çok ürkütürdü beni mezarlıklar, ama babamı kaybettikten sonra onu ziyarete gittiğimde acayip huzur doluyorum, ona karşı görevimi yerine getirmişim gibi hissediyorum.
Bir dahaki bayrama gidersin sende işallah...
Mutlucum, yorumların beni çok mutlu ediyor. Ayrıca teşekkürler, sizlerin söylediği bu dök içini, biz yanındayız gibi yorumlar benim dahada içimi rahatlatıyor. Öpüyorum seni..
Gerçekten bu sayfalar çok özel.
Bayramı öyle güzel anlatmışsınız ki şunu anladım.Değişen bayramlar değil...Biz büyüdük...
Çocuklar bizim onların yaşındayken hissettiğimiz heyacanı yaşıyorlar.Bizler ev işi yapmaktan ve yemek yapmaktan bitap düştüğümüz için,Keşke çocuk olsak diye düşünürüz.Çünkü o yaşlar bu heyecanı yaşayacak zamanın olması demek...
Umarım ciddi bir rahatsızlığınız yoktur.O kadar duyarlı yazılmış bir yazı ki,sanki bir üzüntünün tetiklemesiyle oluşmuş gibi...
Sevgiler bırakıyorum.
Tütü
başlarda demişsiniz ya nasıl büyüdü diye.bir zaman gelecek kcaman adam olacak.bakmışsınız ünüversiteye yazılıyor,askere uğurluyorsunuz,kız istemeye gitmişsiniz,torun sevmeye başlamışsınız.zaman çok hızlı geçiyor.allah canlrını sağ etsin.sevgiler
Tolgiş bey büyümüş de kendi mi yıkanıyormuş. Çok sevimli oluyorlar zaten o yaşta. Ne büyük, ne küçük, ama bir özgürlük tutkusu içerisindeler, kendi başlarına birşeyler yapmaya bayılıyorlar. Oğluşun o dönemleri geldi gözümün önüne. Banyoyu kendi yapardı ama mutlaka kurulamaya beni çağırırdı. Çok hoşuna giderdi çünkü.
Babacığımın mezarına gidemedik bu sene. İzmit'te mezarı. Ağabeyim gitmiş neyse ki. Aslında mezara gitmek önemli olabilir ama her an anıyorum zaten. Nerede olduğumun çok önemli olmadığını düşünüyorum. Orada buluna onun sadece bedeni. Oysa onu heryerde hissediyorum. Bazen ona çok ihtiyaç duyuyorum. Keşke yanımda olsaydı:-(
Geçmiş bayramınız mübarek olsunnnnnnn.
ne çok özeniyorum büyükanneler büyükbabalara ziyaretlere. maalesef bir anneanne harici hiç büyügümüz kalmadı. oğlum için üzülüyprum.
Bu yorum yazar tarafından silindi.
yazını dün hızlı hızlı okumuştum çok yerini kaçırmışım .tolgişin tek başına yıkanması süper. bende oğluşa veriyorum lifi yıkan yıkan diye sürüyor orasına burasına (tele tabilerden gördü)bende babama gidemedim bayramda yoktum ama hafta sonu gideriz umarım, yazdıkların duygulandırdı .geçmiş bayramın kutlu olsun..
Gecmis bayraminiz kutlu olsun. Ne guzel uzun uzun yazmissin yine...
Hem de ne iyi etmişsin içini böyle güzel dökerek.. Senin de geçmiş bayramın kutlu olsun. Nice güzel bayramların olsun. Babanın, dedenin mekanları cennet olsun canım. Oğluşun sırtını güzel lifledin mi annesi.. şöyle köpük köpük. Valla öyle güzel anlatmışsın ki eve gidip yavrucuğumun sırtını liflemek geldi içimden. Amma, bu velet hiç sokmuyor beni içeriye. Artık büyümüşmüş te, annesi yıkarsa karizması çizilirmiş te.. dediğin gibi, bir elimizle tutup, diğeriyle su döktüğümüz günler daha dün gibi...
Etki alanı, hoşgeldin diyorum öncelikle ve bıraktığın sevgilerden bende sana gönderiyorum burada en kocamanından. Hakikaten anlamıyoruz ama değişen bayramlar değil aslında biziz. Her ne kadar içimiz hala çocuk olsada , aslında birer çocuk büyütüyoruz.
Rahatsızlığım 6-7 aydır var ve doktor kontrolünde ilaç alıyorum. Şu ara sanki yine biraz evham durumum arttı gibi geliyor.Ama ara ara olan bişey. Ay sonunda doktorumla randevum var zaten ama doktora göre sorun yok.
Bıraktığın yorum için teşekkürler...
Sibel , yavrularımız umarım sağlıkla huzurla büyüyüp güzel günler görürler, biz anne babalarda işallah onların o güzel-özel zamanlarında sağlıkla yanlarında olabiliriz..
bende yazdım ama yorumum çıkmamamış :((
Renklerim sevdiklerimiz yaşamasada bencede her an bizim yanımızdalar,bizde babamın mezarı aynı şehirde olsa bile senede 2-3 kez gidebiliyoruz ama kalan tüm günlerde zaten benim hep kalbimde ve hep dualarımda. Nur içinde yatsınlar...
Kakaolu svgicim seninde geçmiş bayramın mübarek olsun.
Denizanası,üzülme canımcım hepsi nur içinde yatsınlar. Zaten zaman su gibi akıp geçiyor yakında çocuklarımız hatta torunlarımız gelip bizim ellerimizi öpecekler işallah sağlıkla :)
Figen ; tabi tabi yıkan :) (Teletabiler öyle yıkanıyodu dime:)
Bir ara ezbere biliyordum o teletabileri hatta seyretmekten kusasım geldiği günler bile olmadı değil.
Neyse şeker, seninde geçmiş bayramın mübarek olsun, babalarımız analarımız bizim her zaman yanımızdalar merak etme sen...
Nihan yazmıyorum yazmıyorum birikincede içim tam yazıyorum dime. Öptüm seni ve Nazlışını ...
Fikrimin İnce Gülüsü ; boşver karizmayı marizmayı atla banyoya lifle sırtını.Süper oluyor küçük omuzları liflemek. Öpüyorum seni...
Gamzelim e bidaha yaz :) Öptüm çok...
Yorum Gönder
Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]
<< Ana Sayfa