böğürtlengözlü oğlum benim

09 Ekim, 2007

HER ŞEYİN HAYIRLISI...

Biliyormusunuz ? Biz daha yeni iyileştik sayılır. Sanırım son yazımda biraz erken davranıp ateşi düştü demişim. 1 günü ateşsiz geçirdikten sonra ertesi gün yine bir ateş bastıki sormayın. 39,5 derecelere çıktı, doğru tekrar gece 2:30 da doktorumuza, Allahtan o gecede nöbetçi oydu . Hemen kan tahlili yaptı, kanda fazla Lökosit çıkmadı ama boğazlarda hafif kızarıklık vardı ve Pazar günü öğleye kadar ateş düşmezse antibiyotiğe başlıycaz dedi. Bu arada ishalimiz tam 10 gün sürdü ve yavaş yavaş günde 1-2 lere düşerek kayboldu. Aslında hala bağırsaklar düzelmedi sayılır. Kolay değil günde 15-20 kerelere yakın tuvalete çıktı oğlum. Birde şişen dişetleri bunun üzerine eklenince yemektende kesildik ve 1 haftayı sadece su ve çorbalarla geçirebildik. Allahıma çokşükürki geçici hastalık bunlar. Geldi ve geçti, iyiyiz şimdi. Yaklaşık 2 kilo veren Tolga tığ gibi delikanlı oldu :)
Okulundan 1 hafta uzak kaldı tabi dolayısıyla. Tekrar adapte olmakta zorlanmadı gibi gözüksede gelin bana sorun. Akşamları hadi oğlum yemeğini yede ders yapalım dediğimde yemeğin sonlarına doğru ağlamaya başladı bir kaç gece. Neymiş efendim ders yapacakmış. Oflaya puflaya yapıyoruz dersleri, tabi banada gelen geliyor. Şimdilik sadece 3 ses öğrendik. e - l - a -
işte bunları birleştirip falan okumaya çalışıyoruz. Ama sanırım biraz ezbere yapıyor bakalım nasıl düzelecek bu durum ? Akşam ona her zamanki gibi 8-8:30 a kadar müsade ettim, sonra derslerini yapıcaz dedim. Tamam dedi. Vakit dolunca hadi kalk artık bilg. başından dedim, onada itirazsız tamam dedi. Bende mutfağa geçtim. Oda derse oturdu sandım, ama nerdeee..
İçeri girdimki yatmış 2.80 koltuğa bide bana ;
- Anne telefonunu verirmisin, oyun oynuycam demezmi.
Tabi dedim oğlum vereyim sen oyna ben dersini yapayım. Baktım önce güldü sonra hemen kalktı derse oturdu .
Zor iş bu ilkokul 1. Allah annelere , babalara sabır, evlatlarada zihin açıklığı versin.

2 kez iftarda misafir ağırladım bu sene. Misafir dediğim, 1 gece annem,ananem, Ozi ve Dudular. Diğer bir gecede kayınvalidemler ve Mehmetin Bursada okuyan yeğeni. Çok yorucu oluyor ama çokda büyük keyif alıyorum, hazırlanırken, sofrayı kurarken v.s. Zaten taaa gece herkes evine gidince yorulduğumu hissediyorum.

Hani bahsediyordumya size komşumdan. Hani aralarında bir yaş farkla 2 çocuğu olan.Çocukları Tolgayla arkadaş olan ve aynı apartmanda oturduğum, size genelde ona kızdığım zamanlarda bahsettiğim komşum. Şimdi çok zor durumda. Evet ben ona kızıyordum, genelde çocuklarını bana yollardı, hoş benim oğlum onlarla anlaşıyordu ama çocuk işte bazen gürültülerini kafam kaldırmıyordu. Ama bu komşum nedense hep yollar çocuklarını ama birkezde arayıp siz bize gelin yada Tolgayı yolla demezdi. Tolga arada çıktığında ise yarım saate kalmaz onlarla küstüm der geri gelirdi eve. Bizdede küserlerdi bol bol ama ben bi şekilde araya girip düzeltir ve oyunlarına devam ettirirdim. Neyse kızgınlık başka , komşuluk başkadır. Arkadaşım şu an zor durumda ve benim elimden sadece dua edip onu hergün aramaktan başka birşey gelmiyor. Akşam Kadir Gecesiydi ettiğim her duada onlarında adı geçti hep. Arkadaşım İnegöllü, genelde yazlarını annesininm yanında geçirir. Şimdi oğlan okula başladığı için gidemiyorlardı İnegöle. 2 hafta önce Pazar günü gitmişler, eşi iş için İstanbuldaymış , sonra orada kalması gerekirken dönmüş bunların yanına. Arkadaşım neden geldin hayırdır demiş. Oda bilmiyorum çok canım sıkıldı , başım çok ağrıyor hiç hayatta böyle baş ağrısı çekmemiştim demiş. Sonra bilmiyorum neden (bunların bahçeleri falan var. ) ağaçtan düşmüş. Aradı benim arkadaşım ağlayarak geçen hafta Pazartesi günü, durumu anlattı annenlere söyle Fetih süresini okusunlar ne olur yarın yine ameliyata girecek dedi. Üzüldüm çok üzüldüm, Allahım onu çocuklarına bağışlasın dedim hep. Ameliyat günü aradım , çıktı çok şükür yoğun bakımda dedi. Bir kaç gün sonra aradım tekrar, enfeksiyon kapmış ameliyatta hala yoğun bakımda dedi. Atlatır dedim, ama içim yandı. 2 gün önce tekrar aradım, Reanimasyon bölümüne almışlar dedi , şu an makinalara bağlı yaşıyor dedi. Allahım çoluğuna çocuğuna bağışla dedim hep. Dün gece yine aradım, doktorlar bize bugün ümit verdi demiş, yakınlarından bez istemişler, hayata dönme tepkileri vermeye başlamış. İşallah Allahım hem daha çok genç. Doktorlar 5 tane zor ameliyat atlattı , böbrek ve karaciğerinden çok hasar görmüş, öyle çabuk toparlanmasını beklemeyin, bu bile çok büyük başarı, direnç diyormuş. Allahım şifasını verir işallah. Arkadaşıma telefonda hep dedimki bak işallah eşin iyi olacak, ve deki bundada vardır bir hayır. Neden biliyormusunuz öyle dedim. Geçen yıl apartmanın yöneticiliğini arkadaşımın eşi yapmıştı. Maddi durumu çok sıkışık olduğundan apartmanın aidatını borcuna kapamış. Sonra bu ortaya çıktı doğal olarak ve apartmanda yer yerinden oynadı. Çocuk senetler imzaladı ve apartmana olan borcunu taksitlere yaydı. Sanırım daha borcu kapatamadı. Geçtiğimiz yaz arkadaşım bu konu yüzünden tartışmış eşiyle. Zaten İnegölde koca yaz kalmasının sebebide buymuş. Apartman sakinleri parayı sorup duruyorlarmış, buda eşine borcu kapat öyle gelicem eve gibilerinden konuşmuş. Okullar açılınca mecbur döndü evine. Neyse aslında borç dediğim, kişi başına 100 YTL düşmüştü o zaman o açığı kapatmak için. Yani kimsenin öyle derinden bütçesi sarsılmadı aslında.Arkadaşım bu para olayını kafasına çok takıp panik atak geçirmişti, hatta şu an gittiğim doktoruda bana o tavsiye etmişti.
Her şeyde vardır bir hayır dememin sebebide buydu işte, yani belkide Allah tekrar birbirlerinin kıymetini bilsinler diye, hayatta paradan çok önemli olan sağlık olduğunu görsünler diye böyle bir sınama yaptı. Evet acı,çok yıprandılar ama dilerim Allahtan eşi kendisini toparlar ve yine çoluk çocuğunun başına sağ salim gelir.Ve biliyormusunuz akşam ben böyle dualar ederken ne duydum. Daha doğrusu Mehmet duymuş ve çok üzülmüş. Eğer doğru ise, yani yanlış anlamamışsa , böyle konuşan herkeside akşam ettiğim dualarla Allaha havale ettim. Bir takım kendisini bilmez insanlar , borcu kapatmadığı için Allahın ona verdiği ceza gibi laflar söylemişler. Ayıp dedim ya, adamın her şeyi geç minicik iki yavrusu var. Allah onlara bağışlasın , ayıp yani.
İşte böyle , lütfen sizde dua edin, Allah yavrularına bağışlasın deyin benim adıma. Para pul hepsi çözümü olan şeyler aslında, önemli olan sağlık.

* Sevgili Figen sobelemişti beni uzun zaman önce ama elim değipte yazamadım Konumuz sevdiğimiz kokular.
* En başta bende her anne gibi, bebek kokusuna bayılırım. İçine çek çek doyamazsın o süt kokusuna. Bebeklerin kıyafetine bile siner ya o koku, eşyalarını koklardım ben oğlumun onu koklayamadığım zamanlarda. Sabun tozuyla yıkardık eşyalarını, o sabun kokusununda etkisi var sanırdım, büyüse bile yinede sabun tozuyla yıkadm kıyafetlerini ama o koku başka bir kokuydu. Offf özledim ben şimdi bebek kokusunu, bende başka çocuk yapmaya niyet yok onun için tüm özlemimi kardeşime bağladım. Hadi Dudu bebek yap banada koklayayım yeğenimi bol bol...
* Tolganın çoraplarını çıkardıktan sonra ayaklarının o ekşi kokusu :) Gıdığının kokusu, yıkandıktan sonra o misler gibi kokusu, kısacası oğlumun pis temiz her türlü kokusu :)
* Evimi dip bucak temizledikten sonra (özellikle halı ve perdeler yıkanmışsa) dışarıdan eve girdiğimde kokan temizlik kokusu.
* Yıkadığım çamaşır kokusu. (Çamaşır makinamın yumuşatıcı gözü bozuk olduğundan yumuşatıcıyı almıyordu. Çok bilmiş bazı şahıslar orayı yıkamadığımdan tıkanmış olduğunu söyleyip durdular. Sanki yıkamıyoruz biz bilmiyoruz orasının ara ara yıkanması temizlenmesi gerektiğini. Bayağı bir süre makinaya tamirci getiremedi benim koca kişisi. Neyse geçenlerde tamirci gelmiş , meğerse her deterjan kapağının açılmasını sağlayan teller varmış ve benim yumuşatıcı gözüne bağlı olan tel kopmuş. Tamir etmiş şimdi problem yok.) Özlemişim bende o mis gibi yumuşatıcı kokusunu, tamir edildikten sonra yıkadığım ilk posta çamaşırları kokladım hep :)
* Çimenler biçildikten sonra ortaya çıkan o mis gibi çayır çimen kokusu. (Özellikle çalıştığım yerdeki çimenleri sık sık biçerler ve ben bayılırım o kokuya.
* Pazar sabahları kahvaltı için yaptığım (ekmek makinamla) pişmiş ekmek kokusu ile güne başlamak. Evi saran o mis gibi kokuyla uyanmak.
* Parfüm konusunda illaki kullandığım tek bir koku yoktur benim. O an burnuma hangisi güzel gelirse onu alırım. Yeşil Cecile parfümün kokusunu severim mesela. Bide parfüm kokusunda öyle ağır değilde daha çok çiçek,vanilya gibi hafif tür kokuları severim.

İşte üzerime düşen bu sobe konusunuda yazdım iyi kötü. Bu konuda Figen in dediği gibi sanırım sobelenmeyen yok. Eğerki varsa bende onları sobeledim gitti :)

18 Yorum:

  • Böğürtlen gözlü oğluşun iyileşmiş olmasına çok sevindim. Çok zor bir dönem atlatmışsınız geçmiş olsun. İlkokul 1. sınıf hakikaten çok zormuş. Bizimkiler de ödev yapma konusunda aynen seninki gibi davranıyorlar. Akşam saatleri onlara hadi oğlum demekten bunalıyorum. Demek ki çoğu anne benim gibiymiş. Bizimkiler e-l-a harflerini bitirdiler. Şimdi t harfindeler. Talat-at-ta-tat-atlet gibi kelimeleri okumaya başladılar, daha doğrusu başladık. Sana kolaylıklar diliyorum. Sevgiler...

    Blogger EBRU adlı yazara göre, saat: 09 Ekim, 2007 10:33  

  • Ebruş, yazımın yarısında kaydet diyecektim ama elim yayınlaya bastı :) Sende bu arada yorum yapmışsın, tamamlanmış yazıyı yayınladım şimdi caniko.
    Ohh siz hızlısınız maşallah. Ama açıkçası bu yavaşlık bizim işimize geldi çünkü biliyosun Tolga hastalığından dolayı bir hafta ara verdi okuluna,yani ne kadar az kaçırsa o kadar iyi oldu,telafisi kolay oldu bizim için.
    Allah sanada kolaylık versin ama inan biraz yüreğime su serptin demekki sizde aynı şeyleri yaşıyorsunuz, ben yine çok üzülüyordum okula hevesli değil diye. allah zihin açıklığı versin kuzulara....

    Blogger böğürtlengözün annesi adlı yazara göre, saat: 09 Ekim, 2007 13:05  

  • Canım özlüyorum valla seni okumayı, çok akıcı ve içten yazıyorsun, bir solukta okuyorum :)
    Tolga'nın iyileşmesine sevindim.Allah ona zihin açıklığı ,sanada kolaylık versin.Benim kardeşimde ödevlerden çok bıktığı birgün "off be okumayı bir öğreneyim okulu bırakıcam" demişti :) Ama şimdi üniversiteyi bitirmek üzere :)
    Komşunun eşinede Allah şifa versin,Allah onu çocuklarına, eşine bağışlasın inşallah.

    Blogger Mutluveumutlu adlı yazara göre, saat: 09 Ekim, 2007 13:05  

  • Mutlum Allah razı olsun ,umarım komşumun eşi sağlığına kavuşur, ne kadar süreceği önemli değil ama çocuklarının başına gelsin.
    Sağol bu arada , yazıyorum işte öyle içimden geldiği gibi, birisiyle konuşuyormuşum gibi yazıyorum burayada, ne mutluki bu blogları keşfettim ve sizler gibi arkadaşlarım oldu. Öpüyorum seni..

    Blogger böğürtlengözün annesi adlı yazara göre, saat: 09 Ekim, 2007 13:11  

  • Canım ya çok üzüldüm anlattıklarına. Arkadaşının eşine ben de acil şifalar diliyorum. İnşallah biran önce sağlığına kavuşur. Sevgiler...

    Blogger EBRU adlı yazara göre, saat: 09 Ekim, 2007 16:28  

  • Şöyle böğürtlenciğim yaz bizde okuyalım uzatıyorsun çok arayı iyi olmanıza sevindim allah herkeze şifa versin...

    Blogger Unknown adlı yazara göre, saat: 09 Ekim, 2007 17:36  

  • Elçincik Sağolasın , yazıyorum işte ama gündüz işyerimde vakit bulabilirsem yazabiliyorum artık. Malum geceleri minimini bir Tolgayı ders yaptırma çabaları yüzünden pek oturamıyoruz bilgisayar başına.
    Yakında zaten burayada başlıycam yazmaya ;
    Ela Lale el ele.
    Al Ela Al.
    :)

    Blogger böğürtlengözün annesi adlı yazara göre, saat: 10 Ekim, 2007 10:51  

  • Canım Allah'a şükür Tolgişcik iyileşmiş artık. Ben de uzun zamandır yazmayınca merak etmiştim sizi... Arkadaşının eşi inşallah iyileşir. Allah yavrusuna bağışlasın. Ne olursa olsun insanların o şekilde konuşmaları çok yanlış. Allah öyle bir şekilde intikam almaz.

    Bu arada birinci sınıf zor ama ben çok kolay atlattım annem sayesinde. Ama 2. sınıfta hep ben ilgilendim. O sene çok zordu. Problemler filan feci zorlaşıyor birden... Allah yardımcınız olsun.

    Blogger renkler adlı yazara göre, saat: 10 Ekim, 2007 13:33  

  • Bayramınız kutlu olsun:)
    Sevgilerimle...

    Blogger Bocuruk adlı yazara göre, saat: 11 Ekim, 2007 16:35  

  • Canım Şükür ki iyi şimdi oğluşun. Allah bir daha göstermesin hastalık diyecem ama, çocuk bu, oluyor işte. Allah devasız dert vermesin kimselere. Arkadaşının sıkıntıları tez zamanda çözülür inşallah. İyi bayramlar dilerim..

    Blogger [ fiкяiмiи iиcє güℓü ] adlı yazara göre, saat: 11 Ekim, 2007 22:54  

  • Merhaba ben de sadece ben ders çalıştırırken çıldırma noktasına geliyorum sanıyordum.Ne zormuş bu böyle hadi hadi demekten bir hal oldum.Ege okuma yazma biliyor diye mi sıkılıyor diye düşünmüştüm demek ki normal bu hal..
    Bu arada geçmiş olsun.Oğluşun hastalanmış.Hep o hastanacağına ben hastalanayım demişimdir.Allah şifa versin.
    Ayrıca bayramınızı kutlar sağlık mutluluk dilerim..
    sevgiler...

    Blogger Cafe Gusto adlı yazara göre, saat: 12 Ekim, 2007 01:16  

  • oğlunun iyileşmesine sevindim. biz de çok kötü günler geçirdik.
    komşun için acil şifalar diliyorum. allah hiç bir çocugu annesiz veya babasız bırakmasın.

    Blogger denizanasi adlı yazara göre, saat: 12 Ekim, 2007 23:42  

  • Renklercim valla haklısın.Ablamın kızı Zeynep ten biliyorum 2. sınıfta öyle bir problemler çözüyorlardıki inan biz bile çoğu zaman takılıp kalıyorduk.Sanırım 1. sınıf sabır, 2. sınıfta bol bol uğraş gerektirecek anneler için.
    Öyle düşüncesiz insanlar varki etrafta , işte bizim apartmandada var onlardan. Adam orada canının derdinde, çocukları karısı perişan halde , bunlarda verdikleri 3 kuruşun derdinde.
    Öpüyorum seni..

    Blogger böğürtlengözün annesi adlı yazara göre, saat: 15 Ekim, 2007 09:14  

  • Böcürüküm seninde bayramın kutlu olsun , nice bayramlara hep beraber işallah..

    Blogger böğürtlengözün annesi adlı yazara göre, saat: 15 Ekim, 2007 09:14  

  • Fikrimin İnce Güllü arkadaşı, çocuklarınla, sevdiklerinle birlikte nice nice bayramlar dilerim...

    Blogger böğürtlengözün annesi adlı yazara göre, saat: 15 Ekim, 2007 09:15  

  • Cafe Gusto hoşgeldin;
    sanırım çoğu annenin derdi bu derse çocuğunu adapte edebilmek. Merak etme yalnız değilsin. Ama Egeciğin okuma yazma biliyor olmasıda daha büyük etkendir sıkılmasına. Eee çocukta haklı , bildiği şeylerin hergün en başından tekrarlanması sıkar insanı.
    Bayramın kutlu olsun. Öpüyorum Ege yi..

    Blogger böğürtlengözün annesi adlı yazara göre, saat: 15 Ekim, 2007 09:17  

  • Denizanası amin diyorum dileklerine. Allah çocukları ana-babalara, ana babaları çocuklarına bağışlasın.
    Hastalık zor çocuk içinde anne içinde. Ama Allah dermansız dert vermesin kimselere, bunlar hastalık dönemi ve bir süre sonrası için üzgüntü ve yorgunluk yapıyor, ama çocuklarımızın hastalık sonrası o ilk gülmeye başladıkları an bütün yorgunlukları silip alıyor...

    Blogger böğürtlengözün annesi adlı yazara göre, saat: 15 Ekim, 2007 09:20  

  • Yaren, hep beraber sevdiklerimizle nice bayramlara...

    Blogger böğürtlengözün annesi adlı yazara göre, saat: 15 Ekim, 2007 09:20  

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]



<< Ana Sayfa