böğürtlengözlü oğlum benim

25 Temmuz, 2007

KISA KISA...

* Tolgişim iki haftadır ananesinin yanında yazlıkta tatil yapıyor,dolayısıyla bende işden çıkıp Kumlaya gidiyor sabahları yine işe dönüyorum. Geçen hafta Mehmet turda olduğundan otobüslerle gidip geldim,sevgili Büyükşehir Belediyemiz minübüs ve büyük otobüs sistemini kaldırıp o kadar yoğun olan Gemlik ve Gemlik ten Kumla istikametine kıç kadar Belediye otobüsü koymuş, buda yetmemiş o otobüslere saat koymuş. Kendisini saygıyla anıyor, geçen senede minübüsleri kullandığım halde 45 dk. da ulaştığım yazlığımıza sayesinde 1,5 saatte ulaştığımı belirtiyorum.


* Geçen hafta babalarına balığa çıkmak için salça olan Zeynep ve Tolga amaçlarına ulaşıp babalarıyla balığa çıktılar. Bir saat sonra çocukları getiririz diyen 2 koca baba (eniştem ve kocam) balığın bol olması nedeniyle balık tutma sevdasına kapılıp çocukları unutunca,(üzerlerindeki incecik tişörtleri çıkarıp çocuklara giydirmişler üşümesinler diye ) zavallı ama bundanda kendileine ders çıkarıp bir daha kesinlikle balığa çıkan şahıslara salça olmayan yavrular, o gece babalarına sıkıldık biz bizi kıyıya götürün demekten korkup, havanın saat 9 da kararmasıyla kendilerine gelen şaşkın babaları tarafından kıyıya gelmişlerdir.


Sonuç : Tolga gelince acayip üşümüş, ve 2 gündür ateşli yatmaktadır. Dün ananesi tarafından doktora götürülen Tolgaya , boğaz enfeksiyonu teşhisi konmuş, yine antibiyoik dayatılmıştır.


Yapılacak iş : En kısa zamanda Tolga kendi doktoruna götürülecek,boğazlarının sık şiştiği söylenecektir. Akşam ananesiyle yaptığım bu muhabbeti duyan Tolga yaygarayı basıp banane ben bademciklerimi vermem diye ağlamıştır.



* Az önce telefonla nasılsın,iyimisin demek için aradığım kaynana kişisi yine sinirlerimi bozmuştur. Dün sevgili koca tarafından Tolganın hasta olduğunu öğrenen kişi bana şimdi telefonda ;

- Aman ha ilaçları aksatılmasın, sakın bu sıcakta sokağa çıkarılmasın deyip benim şalterleri attırmış bulunmaktatdır. Ben yine aman saygısızlık etmiyeyim şimdi diyerek tamam deyip konuyu kapamışımdır. Şimdi bu olayda söyleyeceği lafları içine atan ben, bari blog komşularıma derdimi söyleyeyimde rahatlayayım. Demek isteyipte diyemediklerim şunlardır arkadaşlarım;
1) Ben bu çocuğun annesiyim,ilacının saati aman kaçmasın diyerek sabah kadar uyumadan işe geldiğim günleri biliyorum, ilaç düzenini,saatini senden çok iyi takip edebilirim.
2) Hadi beni anne yerine koymuyosun,hadi diyosunki sen bütün gün iştesin,pekiii benim çocuğuma bakıcımı bakıyor, kaldıki o bile baksa emin ol ,emin olmadığım kimseye bırakamam çocuğumu. 3 çocuk büyütmüş annem, 3 çocuk büyütmüş ananem, 1 çocuk büyütmüş teyzem ve yine bir çocuk büyütmüş ablam bakıyor Tolgaya, tabiki ilaç saatini kaçırmazlar ve tabiki senin kadar onlarında kafası çalışıyor,bu sıcakta ateşli çocuğu sokağa çıkarmazlar.
Off off neyse kapattım bu konuyu.

* Büromuzun 2 yan tarafında bulunan büro (daha önce patronumun yeni kurduğu şirket,kardeşim dudunun bir süre çalıştığı firma buradan taşındı) boşalınca bizdeki proje kısmı oraya taşındı. Şu an her yer her yerde,büroda tek benim masam ve ben varım,bide 2 tane usta, boya badana yapıyorlar. Bir Allahın kuluda bana demiyorki, kızım ne işin var boş büroda , git evine demiyor,üstelik yarında makinalarla yerler temizlenecek ve bu arada badanada devam edecek :( Hayır bırak boyada tuttu, akşama buradan nağralar atarak çıkmazsam iyidir. :)

* Kumlada binamızın bitişiğinde bir pansiyon var, senelerdir işletiliyor,zaten sahibide aynı yerde yaşıyor yaz kış. Bu pansiyonun 3 tanede ördeği var, geçen yaz dan beri kumsalda dolaşıyorlar,hatta denize giriyorlar ve çocukların sevgilisi durumundalar. Geçen lerde bize misafir gelen bir bayan ;
- Aaaa ne güzel kimin ördekleri bu diye sorar ,
benim akıllı Tolgişim hemen soruya atlayarak cevabı yapıştırır
- Eee pansumanın ördekleri.... :)
Pansiyon diyecek aklı sıra :)

* Akşamları kurulan pazara çıkıyoruz arada. Güzel şeyler satılıyor, annem çocuklara size Çığlık maskesi (Çığlık filmindeki gibi) alıcam diye söz vermiş. (Ne anane ama) Yine pazara gittiğimiz bir gece çocuklar maskeyi görünce aldırdılar hemen, tabi kalan son maskeyi, beraber kavga etmeden takacaksınız diye anlaşarak aldık. Takma sırası Tolgaya geldiğinde , maskeyi takınca karşısına ufak bir oğlan çocuğu geçip buna bakıp bakıp gülüyodu, o sırada tezgahtaki giysilere takılan ben en son çocuğun çığlık atarak annesinin eteğine yapıştığını gördüm. Meğer bizim maskeli Tolga çocuğu kovalamış; ee napayım gülüyodu, gülünç bir maske değilki bu korkulması gerekiyor diyede cevap verdi.

* Aynı maskeyi Kandil gecesi takıp, sahilde oturan apartman komşularının önündeki çiçekliklerin arkasına saklanıp arada bunlara gözüküp, hatta işaret parmağımla gören kişiye geell işareti yapıp yeniden çiçekliklerin arkasına saklarak korkutma planı yapan ben, aman mazallah yaşlı başlı insanlar bide korkutup başıma iş almayayım diyerek bu haince plandan vazgeçtim. Şimdi onlara , size böyle böyle yapacaktım dediğimde , iyiki yapmamışsın diyorlar.
Ama dün gece İstanbuldan gelen teyzem WC ye girdiği sırada kapının arkasına maskeyi takıp saklanan ablam Ozi , teyzem Wc den çıktığı anda önüne atlayınca , teyzem aynen korkudan zıplayıp Wc ye geri girmiş bulunmaktadır.

* Az önce Sevgili renkler in bloğunu okurken benimde aklıma eskilerde kalmış bir olay geldi.
Şimdi ben evimize yakın olan U.Ü. Meslek Yüksek okulunda okurkenki zamanlardı. Benim 2. öğretim olduğu için okula akşamları gidiyordum, okuldan çıkıncada eve yürüyerek geliyordum.10 dk bile sürmüyordu. Rahmetli babacım akşamları eve gelir yemeğini yer,sonra ananemlerin ordaki kahveye giderdi, bazen annemde babamla birlikte köye gider oda ananemlerde otururdu. Tabi böyle gecelerde bize bayram gibi gelirdi. Ohh evde 3 kız kardeş kalmışız, balkona çıkar sevgili Ozimle yakardık sigaraları muhabbet ederdik. Bir gece ben okuldan çıkınca arkadaşlarla muhabbete dalıp eve geç kaldım, tabi 3,5 ata ata evin yolunu tuttum. (Annem azıcık geç kalalım meraktan cam kapı köşelerinde kaldığı için o sinirini eve gelince bizden çıkarırdı. O zamanlar cep telefonlarıda yok arayamıyorlar)

Neyse ben tam evin köşesine yaklaşmışken, köşeden bir araba döndü , aynı babamın arabasından. Şoförün yanındada bir karartı daha var. Allah ben bir sevindirik oldum, ohh annem babamla köye gidiyor, şimdi yolda bana hesap soramaz, evede gidince ohh 3 kızkardeş muhabbet yapıcaz diye, araba bana yaklaştıkça ben son derece sevimli sırıtık halimle arabaya el sallıyorum, kenarada geçtim bekliyorum. Arabadanda bana el sallıyan karartılar görüyorum yalnız,onlar salladıkça ben dahada coşup sırıtıyorum. Araba bana bayağı bir yaklaşıp , içindeki lambasını yakınca ben bir dumur oluyorumki sormayın. Arabanın içi adam dolu ve hepsi bana sırıtarak el sallıyorlar. Ben öyle bir korkuyorumki , hemen olay yerinden topuk oluyor ve eve atıyorum kendimi. Olayı anneme anlatıncada hem geç kaldığım hemde salak salak salladığım el için fırçayı yiyiyorum :)

* Tolgaya bir okul daha buldum :) Komşumun dediği gibi, eskiden bizim semti alan ama benim beğenmediğim okul bu sene hakkaten bizi o okula almıyormuş. Bizim semti alan okulu internetten araştırdım bende, ilk dikkatimi çeken sınıf mevcutları oldu. 20 kişilik sınıflar, birde sistem nasıl anlamadım ama her sınıf için (1.2.3.4.5.ç6.7.8.) inci sınıflar için ayrı ayrı birer tane öğretmen resmi koyup hakkında bilgi vermişler. Yani acaba 1. sınıf tekmi ? Tek ise zaten 20 kişilik sınıf, oda dolmuştur, ee biz napcaz şimdik ?

* Bu yaz sezonu açılınca evimle hiç ilgilenemiyorum.Akşamları yazlığa gidip gelince eve uğrayamıyorum. Cumartesi gecesi oy atmak için Bursaya döndük, geldiğimizde gece saat birdi, hemen yatıştık, ertesi günde oyumuzu kullanıp, (malesef oyumuz yerini bulmadı) tekrar kumlaya döndük, sanırım yaz sezonu bitip evimize dönünce beni muhteşem temizlik günleri bekliyor, üstelik birde bu sene badana işi çıkartıcaz bakalım. Yaz bitmese olur mu?

İşte böyle bir yazı oldu buda, kısa kısa anlattım yaptıklarımı...

27 Yorum:

  • Anını okurken çok güldüm. Adamlar ne düşünmüşlerdir kimbilir. Hele senin şoku düşünemiyorum:-) Bir de Tolgişin pansuman demesinde koptum. Yerim onu...

    Blogger renkler adlı yazara göre, saat: 26 Temmuz, 2007 10:33  

  • Öncelikle Tolgaya geçmiş olsun canım.Kayınvalidene sölemeyemediklerini buraya yazıp içini dökmekle çok iyi yapmışsın,yüzüne söylesen nasıl olsa bi cevap verip yine seni sinir edecekti di mi :)
    Bu arada ben o Tolgayı yerim,maşallah yaa.Akşama onu benim için öp :)
    Senin anın gibi benimde çok vardır öle şaşkınlıklarım ama valla allah korumuş adamlar yine iyi niyetliymiş :)

    Blogger Mutluveumutlu adlı yazara göre, saat: 26 Temmuz, 2007 12:24  

  • GERÇEKTEN ERKEKLERİN BALIĞA ÇIKMA SEVDALARI HİÇ BİTMİYOR.BU NE SABIRDIR HİÇ ANLAMAM.ÖLE BAŞKA ŞEYLERE DE SABIR GÖSTERSELER,BİZİM İÇİN SÜPER OLUR YANİ DİMİ? :)
    TOLGA'YA ÇOK GEÇMİŞ OLSUN.EN KISA ZAMANDA İYİLEŞİR İNŞAALLAH.YAZIN GERÇEKTEN ATEŞ ZOR.AMA BİR YANDAN DA HEP SUYA VEYA DUŞA GİRME KOLAY OLACAĞI İÇİN DE AVANTAJLI YİNEDE.BENİM DE ÇOCUKKEN BOĞAZLARIM HİÇ GEÇMEZDİ.ARTIK BADEMCİKLERİMİ ALDIRMAYA RAMAK KALMIŞTI Kİ,ANNEMLE ÇOK MÜCADELE VERDİK VE BEN UZUN BİRSÜRE BOĞAZLARIMDAN HASTALANMAMIŞTIM VE BADEMCİKLERİM YERİNDE ALLAH'TAN.AMA ANNEM SAYESİNDE ACAYİP NARİN BİR YAPIYA DA SAHİP OLDUM YANİ.KIRKTAN SONRA OLUNCA BİRAZ ÖLE OLUYO :)
    SANKİ KAYINVALİDEN NASİHAT GİBİ SÖLEMESE,ANNESİ OLARAK AKIL EDEMİCEKSİN.HELE Kİ,ANNEANNELAR DAHA BİLE TORUNLARINA DİKKAT EDER.İÇİNİ DÖKMÜŞSÜN İYİ OLMUŞ,RAHATLAMIŞSINDIR İNŞAALLAH.
    TADİLAT İŞLERİNİZ HEMEN BİTER İNŞAALLAH.BU SICAKLARDA FENALIK GEÇİRCEZ YOKSA YANİ.

    Blogger kakaolusevgi adlı yazara göre, saat: 26 Temmuz, 2007 12:34  

  • ah bu kaynanalar ne diyeyim ki bizde kaynana adayıyız bakalım nasıl olacağız bizde, tatil dönüşü bizide muhteşem bir temizlik bekliyor hemde zınk diye paltır küldür ramazana da girmiş olacağız du bakalım by öptüm..

    Blogger Unknown adlı yazara göre, saat: 26 Temmuz, 2007 16:35  

  • el sallama olayına bende güldüm .yazlığınız kumladaymış bizimde kayın validenin yazlığı orda 5 yıllık gelinim daha görmedim!!buyıl benim dırdırlarım sonucu anahtarı gönderdiler e gidin bari diye ama kocanın işi var gidemiyor ben yanlız cesaret edemiyorum. koca akıllı ya annemleride oraya çağıralım onlarla kalın diyor .yuh artık kendi evimde tahammül edemiyorum birde kocasız onların evinde kalıcam yer bitirirler beni görümceyle.ama en son ihtimal yine bir cesaret berkayı alıp gitsemmi diyorum gerçi önü deniz ama 6. kat mış ha ankarada yanlız kalmışız ha orda .zaten koca bazen biz uyuyunca geliyor akşam.sizin yazlık nerde belki karşılaşırız..

    Blogger uykucu adlı yazara göre, saat: 27 Temmuz, 2007 10:39  

  • kumlada genc kızlığım gecti benim daha gecen pazar ordaydım ve pazarına giderim oranın kesin karslıalsıcaz senin le

    bizide büyük bir temizlik beklyor döndüğümzde birde tembel olduk tataildayız diye bakalım ne yapıcaz

    Anonymous Adsız adlı yazara göre, saat: 27 Temmuz, 2007 17:18  

  • Renklercim,inan yüzümün aldığı şekli görseydin yerlere yatardın gülmekten , ben hala aklıma geldiğinde gülüyorum.
    Tolgiş bazen öyle bir atıyorki hepimizi kopartıyor gülmekten...

    Mutlumveumutlum; çok şükür geçti hastalığı ama 4 gün 4 gece Ateşli geçirdi yavrum. Akşama öpücem mutlaka senin için Tolgayı.
    Bazen öyle saftiriklikler yapıyorumki,sonradan gül gül bayılıyoruz.

    Kokulusevgicik;bencede yazın deniz,su olayı güzel ateş için ama benim oğlan bırak suya girmeyi,ıslak bezi bile değdirtmiyor ateşliyken vücuduna.Onun için ilaç saati yaklaşmadan ateş tekrar çıkıveriyor, ıslak bezle düşürmeye çalışırsamda bu sefer ağlıyor ve daha çok ateş basıyor :(
    Benimde boğazlarım çok şişerdi,dediğin gibi benimde annem en son boğazlarım şiştiği yazın sonunda aldırtıcaktı bademcikllerimi,ama o yaz yazlık ev alındı ve koca yazı güneş ve denizde geçirdim,inan o zamandan bu zamana kadar hiç şişmedi bademciklerim,en son bu yazın başında rahatsızlandım,heralde oğlanda banaçekmiş.

    Elçinim ; evet bizde kaynana adayıyız,ama yapılanları düşündükçe kesinlikle diyorumki benim gelin yaşadı.Yaz sonu demek hepimiz temizliklere girişicez, o zaman bu günün kıymetini bilelim.

    Figencim,bence mutlaka gel kumlaya , gelince göreceksinki kesinlikle korkulacak bişey yok,heleki yazlık küçükkumlada ise sabaha kadar eğlence bitmiyor.Bu arada gerçekten merak ettim acaba yazlık büyükkumladamı,küçükkumladamı? Öğrenip yazarsan sevinirim..

    Civciv biz genelde her gün pazara yürürüz :) Kesin karşılaşmışızdır ama o kalabalıkta tanışsakda göremeyiz birbirimizi:) Hatta dün gecede yine oradaydık,pazarın arka tarafında sonlarında ,sağ tarafta 2 amca şort ve kapri türü penya eşyalar satıyor,oradan şort aldım:)Tavsiye ederim ; 6 YTL ye veriyor bilgin olsun :)

    Blogger böğürtlengözün annesi adlı yazara göre, saat: 30 Temmuz, 2007 10:10  

  • Merhaba, hoşgeldiniz tatilden. Tolga'ya çok geçmiş olsun. Kayınvalidene sinir oldum.

    Blogger Nihan adlı yazara göre, saat: 30 Temmuz, 2007 13:52  

  • Elin adamlarına fingirdeyip el sallamışsın ya, ucuz atlatmışsın bence.:)) Tolgacığa geçmiş olsun, canım ya.. çocukların hastalığı mahvediyor insanı. Akıl verenleri de takma fazla kafana. O bızdıkı da öp benim için. Pansumanın ördekleri he..:))) Temizlik ve de badana deme bana nooolur.. yaz bitecek maalesef canım. Öyle yazlıkta keyif çatmanın bir bedeli olacaktır elbette. Ne kötüyüm dimi.:))

    Blogger [ fiкяiмiи iиcє güℓü ] adlı yazara göre, saat: 30 Temmuz, 2007 15:22  

  • yazlığın tam adresini öğrenemedim ama küçük kumlada deniz kenarındaymış eşim baş taraflarda dedi ama o da 10 yıldan fazladır gitmemiş sanırım çok şey değişmiştir. gideceğimiz gün belli olsun bloğumda yazarım yarın diyorduk da ablamlardan hala tık yok benim iznim bitecek sinir oldum iyice..bu arada kumladada su kesintisi varmış doğrumu?

    Blogger uykucu adlı yazara göre, saat: 31 Temmuz, 2007 10:40  

  • canım yazılarını aşağıya kadar okudum.

    http://picasa.google.com/

    http://photofiltre.free.fr/download_en.htm

    bak bu iki programı indir.resimlerine istediğin her şeyi yap.özellikle pikasa'da resmin istediğin yerini kesme çok kolay.
    diğerinde resme çerçeve koyarsın,istediğin yerini mesela yüzleri bulanıklaştırsın.
    ve her ikisinde resme ton,renk verirsin.
    ben pikasada resme buğular filan verip çok güzel hale getirip,duvara asmak için bastırdım.bir örnek kandil yazımda var.
    evet anın müthiş. çok ucuz kurtulmuşsun.:)))))

    ve daha çook gençsin.
    sonra sonra kayınvalideni anlamaya başlarsın.:)
    unutma bizde kayınvalide olacağız.:)
    ve herkes kayınvalidesinden çok çekip,"aah ben bunları gelinime kesinlikle yapmıyacağım" demiştir.
    ama böyle diyenlerin hepsi daha sıkı kaynana olmuştur.:)
    ben mesela annemin vefatından sonra babaannemi anlayıp ta affettim. ama kolay olmadı.çünkü kendisi tam "sürahi hanım" gibi idi.ama kötü niyetli değilmiş kesinlikle,ne gördü ise onu yapıyormuş. doğru olduğunu zannederek.
    annem eğer gelinini görebilse idi,yaman kaynana olacaktı.kendisinin hiç öyle olmadığını zannedip hem de.:(
    Allah'ım onu çok sevdiği için günaha sokmadan yanına aldı.
    (erkek kardeşim ancak 35 inde evlendi de)
    öpüyorum seni tolgacığımı.:)

    Blogger Nasıl geçti habersiz... adlı yazara göre, saat: 31 Temmuz, 2007 11:18  

  • Nihancım,döndük çok şükür, Tolgişin kulağını son anda bozduk ama buna şükür,sabahtan akşama kadar güneşte oturupta tek kulak arızasıyla dönünce şükür dedik :)
    Öpüyorum Nazlışı...

    Fikrişim, alemsin sen. Hayat boyu hep böyle neşeli olursun işallah.Yalnız hakkaten adamlar kimbilir ne düşünmüştür hakkımda :)
    Tolgişi senin yerine memnuniyetle öperim şeker. Sende benim yerime Miniciğimi ısırıver.Bende diyorum yaz bitmesin ama...

    Yağmur Damlam,ben senin bloğunu okuyorum sürekli yorum bırakmasamda. Verdiğin bilgiler için çok teşekkür ederim. Gerçekten ihtiyacım vardı bu bilgilere,umarım başarırım.
    Anneciğini Allah nur içinde yatırsın.
    Kayınvalide konusunda , tabiki bizde bir gün kayınvalide olacağız,tabiki bizde dört dörtlük olamayacağız ama bazı şeylerde inadına inadına yapılmaz be ablam.Kötü niyeti yok belliki üstelik torununu tabiki çok seviyor bundan hiç şüphem yok ama sanki ben bişey bilmiyomuşum gibi çocuğumla ilgili konularda bana hep muhalefet oluyor,ben çalıştığım için sadece geceleri bir kaç saat oğlumla birlikte olabilme şansım varken o saatleri evimde geçirmek istiyorum ama bu bile sorun olabiliyor genelde. Neyse, kendisine karşı kırıcı laf söylemek istemediğim,onun bu lafları tersinden anlayıp çookk büyük sorunlar çıkaracağını bildiğim için susuyorum bende ama sabır taşıda değilim,arada patlayıveriyorum işte.
    Öpüyorum seni bol bol...

    Blogger böğürtlengözün annesi adlı yazara göre, saat: 01 Ağustos, 2007 14:16  

  • Figeeennn, sana mail attım, haberin olsun...

    Blogger böğürtlengözün annesi adlı yazara göre, saat: 01 Ağustos, 2007 14:39  

  • Merhaba,

    Sayfanı baştan sona okudum ve seni kırkyıldır tanıyormuşum gibi bir his oluştu içimde...Bundan sonrada okumaya devam edeceğim, yazıların çok güzel...

    Blogger Gamzeli adlı yazara göre, saat: 01 Ağustos, 2007 15:07  

  • Gamzeli; canım benim hoşgeldin buraya. Bende seni okuyorum ama yorum bırakmak kısmet olmadı. Burada okudukça sanki hepimiz birbirimizi tanıyormuşuz gibi geliyor, bence nedeni hepimizin kendini yazılarına olduğu gibi yansıtması,herkes öyle içten öyle doğalki yazılan kelimeler ve cümlelerden birbirimiz tanıyormuşuz hatta sokakta görsek tanıyacakmışız gibi geliyor.
    Seni öpüyor ve şimdi senin sayfana geliyorum. Oradan görüşürüz...

    Blogger böğürtlengözün annesi adlı yazara göre, saat: 01 Ağustos, 2007 16:10  

  • Yine upuzun merakla sonuna kadar okunan bi yazı:)
    Sanırım büyük çoğunluğun Kunlayla bi alakası var.Bende daha önceden pazarına gitmeyi çok severdim.Uzun zamandır gitmemiştim.Akşamları herkesin süslenip püslenip sahil boyunca dolaşması geldi aklıma.Özledim sanırım orayı:)

    Blogger zilsizzarife'nin yeri adlı yazara göre, saat: 01 Ağustos, 2007 22:00  

  • Sanırım ondan hepimiz birbirimizi tanıyormuşuz gibi geliyor, çok da iyi benim hoşuma gidiyor...bende seni çok öptüm...Tolgacık nasıl oldu ?

    Blogger Gamzeli adlı yazara göre, saat: 03 Ağustos, 2007 12:21  

  • Zilsizzarifeciğim ; özlediysen buraları ,ee gel sende. Söylediğin gibi akşamları yine herkes süslenip püslenip yine dolaşıyor Kumla caddesinde. Hele pazarı görsen , iğne atsan yere düşmeyecek denecek kadar kalabalık, ama yinede Kumlanın vazgeçilmezlerinden.

    Blogger böğürtlengözün annesi adlı yazara göre, saat: 03 Ağustos, 2007 15:02  

  • Gamzeli Kuğucuk, sağol Tolga iyi maşallah. 4 gün 4 gece süren ateşten sonra toparladı kendini. Allah dermansız hastalık vrmesin işallah...

    Blogger böğürtlengözün annesi adlı yazara göre, saat: 03 Ağustos, 2007 15:04  

  • Amin canım...Sevindim toparlanmasına...
    İyi hafta sonları...

    Blogger Gamzeli adlı yazara göre, saat: 04 Ağustos, 2007 09:59  

  • 7 agustosta oradaydım gözüm senin oğluşu aradı durdu birini benzettim ama acabamı dedim bir de rezil olmayayım dedim yürüdük pazarda sahilde ...

    Blogger Unknown adlı yazara göre, saat: 08 Ağustos, 2007 13:40  

  • Elçinim ,biz dün gece pazara yürümedik :) Çok yorgundum, yemedi oraya kadar yürümek. Bu akşam belki...

    Blogger böğürtlengözün annesi adlı yazara göre, saat: 08 Ağustos, 2007 17:24  

  • NERELERDESİNİZ YA?MERAK ETTİK SİZİİİİİİİ*?HU HUUUUU?KİMSE YOK MUUUUUUU?

    Blogger kakaolusevgi adlı yazara göre, saat: 15 Ağustos, 2007 12:31  

  • tolgaya gecmis olsun öncelikle

    yazini bir solukta okudum kaynanadan tek dert yanamayan ben olurum herhalde 2 yillik evliyim hala kaynanami görmedim :)

    ani meselesine gelince gelince iyi yirtmissin ;)

    Blogger hayalperisi adlı yazara göre, saat: 16 Ağustos, 2007 21:53  

  • Canım, nerelerdesin? İyi misin?

    Blogger renkler adlı yazara göre, saat: 29 Ağustos, 2007 11:35  

  • Hadi gel artık :(((

    Blogger Gamzeli adlı yazara göre, saat: 02 Eylül, 2007 02:37  

  • seni sobeledim hadi yaz artık!!!!!bak bloguma

    Blogger uykucu adlı yazara göre, saat: 03 Eylül, 2007 12:20  

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]



<< Ana Sayfa