HOŞ GELECEKSİN ONUR BEBEK....

Canım benim, ilk doğduğun günü hatırlıyorum dün gibi.Halbuki o zaman bende daha 5 yaşındaydım. Şimdi benim 7 yaşındaki oğlumu hala bebek gibi sıkıştırıp , mıncıklayarak öptüğümü düşünürsek , ben sen doğduğunda dahada bebekmişim. Ama hatırlıyorum işte.
Annemin seni dünyaya getirdiği geceden aklımda kalan bir sahne, evde annemin herhalde sancısı vardı,salondaydı babamla. Bende onların odasında yatıyordum. Babannemler gelmişti üst kattan. Sonrası kopuk. Ama beni herhalde ananemlere bırakıp, hastaneye gitmiş olacaklarki , senin doğduğunun haberini orada aldım ben. Teyzemle ananemin bahçesinde asma altında oturduğumuzu, babamın oraya gelip bize dönüp , gülümseyerek ;
- Kız oldu :)
demesi, dün gibi gözümün önünde. Kusura bakma anacım ama 2 çocuk ve 5 sene aradan sonra sen muhtemelen babacığımızın erkek çocuk hevesi ile dünyaya gelmene karar verildi. Ama kız geldin, iyikide öyle geldin :)
Babamın haberinden sonra , köyde kapı kapı dolaşıp ablamla , kız kardeşimiz olduğunu söylemiştik komşulara. Ne sürpriz aslında, o zaman ultrason yok, taa doğduğunda biliniyor kızmı erkekmi. Tabii telefonda herkesde olmayınca haberi kapı kapı dolaşarak veriyorsun.
Sen derlerya, tekne kazıntısı , aynen öyleydin :) Seni hiç kıskanmadım. Tam tersi hep anneme yardımcı oldum. Ablam ananemde kalıyordu o zaman. Ama senin doğumunla artık oda sık sık evimize gelmeye başladı. Ablamla yattığımız divanın üstüne salıncak kurmuşlardı , senin için. Yaramaz bir bebektin açıkçası. Gecenin bir vakti salıncakta oturur, bize doğru bakardın. Bizde salıncağa ayağımızla o uykulu halimizle itip, yat çabuk uyu derdik. hemencecik gömülürdün salıncağa :) Seni ayağımda salladığımı çok hatırlıyorum. Ben , benim değer verdiğim şeye başkaları tarafından çok sevilip beğenilmesini kıskanmam, tam tersi hoşuma gider, çünkü o benimdir ve benim olan herkes tarafından beğenilip seviliyordur. Herhalde o zamanda böyle düşünüyormuşum. Çünkü aslında sen benim üzerime geldin aileye, ve aramızda 5 yaş olunca herkesin gözbebeğiydin, ama dedimya sonuçta benim kardeşimdin, sana herkesden yakın olan bendim gibi düşündüğüm için seni asla başkalarından kıskanmadım.
Biraz büyüyüp , ayaklanınca başladın yaramazlıklarınada :) Alemdin sen alem. En çok yaramazlığı üst katta oturan babanneme ve o zaman bekar olup, ünüversitede okuyan halama yapardın :) Balkondan aşağı ne bulursan atardın mesela. Bunuda genelde babannemde yapardın. Sokakta oynayan çocuklar bıkmıştı senin attıklarını toplayıp getirmekten :) Babannem car car söylenirdi ;
- Yapma be çocuym, ne istersin onlardanda atıverirsin aşağı :)
Halamın şampuanlarını sıkardın mesela aşağı, hele bide sokakta su birikintisi varsa inadına oraya sıkardınki arkadan köpük köpüğe giderdi kapının önü :)
Banannem halamın dağınıklığına kızar ve sen onun eşyalarını attığında ;
- Ohh , halanda ortada bırakmasın demi derdi :)
Kızın kaç tane lensini atıp kaybettin , tarakları,tokaları...
O sana kızıncada ;
- Eee napıym , sende ortada bırakma derdin :)
Bir gün babanneme , senin sevmediğin bir komşusu gelmiş. Sende onun ayakkabılarına su doldurup doğru eve gelmişsin. Annem , anladım aslında suratından belliydi bir haşaratlık yaptığı ama sorduğumda söylemezdi zaten, neyse nasılsa bir süre sonra çıkacak yaptığın yaramazlık demiş. Dediği gibide az sonra üst kattan bir çığlık, arkadan babannemin sesi ;
- Ahh be çocuym, e be çocuym....
Annem zor fırladım diyor yukarı, kadıncağız ayağını ayakkabıya geçirip, ayakkabıdan sular fışkırınca basmış çığlığı :)
Babannemle , rahmetli dedem kavga ederlerdi, halamda Dudu ya akıl vermiş, sen onlar kavga ederken kitle kapıyı üzerlerinden , in aşağı demiş.
Dudu dururmu , annem diyor ;
Bir gün yine geldi bu eve babannesinden, suratı bir tuhaf, birazdan çıkar nasılsa yaptığı demiş annemde oturmuş.
Derken yukarıdan , takk takk sesler duyulmuş. Az sonra babannemle , dedemin sesi;
- ................ kurtar bizi, kitlemiş bizi bu eve. Annem gülerek gidip açmış kapıyı. Akşam halama anlattıklarında , halamda ;
- Duducum yanlış yapmışsın, kapıyı kitleyip anahtarıda yandaki arsaya atacaktın, o zaman böyle çabuk çıkamazlardı demiş , tabii şakasına.
Ama senmisin diyen, aynı planı halama evde yalnızken uygulamış bu sefer :)
Halamı kitleyip anahtarıda bahçeye fırlatmış :)
Bir günde hiç unutmuyorum, balkon demirlerinin arasından kafayı çıkarmış sokağa doğru şarkı söylüyorsun. Ama şarkı , şarkı değil. Sadece bağırarak, aaeeee, oooeeeaaa diye bir tarafını yırtıyorsun. Bütün milletde evin önüne toplanıp, senin kafanı oraya sokup çıkaramadığını düşünüp, ahhhh yavrumm, vahhh yavrum diyerek anneme sesleniyorlarmış.
Annem mutfaktan zor attım kendimi balkona diyor, bir bakmışki kapının önü insan dolu :)
Sen annemi görünce korkudan şarkı söylemeyi bırakıp, yavaşça soktuğun gibi çıkarmışsın kafanı demirden :) Millette ;
- Hay Allah bizde kafası sıkıştıda bağrıyo sandık demiş. Annemde yok yok sağolun ben onun sesini duyuyorum içerden, şarkı söylüyodu o , deyince millet dağılmış kapının önünden :)
Daha hangi birini anlatayım çocukluğundan :) Okul dönemin, problemli geçti yalnız, hevesli değildin okumaya. Hani ergenlik diyorlarya aslında o dönemdede yanlışların oldu, ben ve ablam ergenlik nasılmış neymiş bilmeden , problemsiz atlattığımız için senin yaptıkların mantıksız geliyordu bize. Çoğu haltını annemden saklayıp, üzerini örttük ablamla. Deli çocuktun, deli genç kızlık dönemi geçirdin ve maşallah hala deli bir karısın ve sanırım delide bir anne olacaksın :)
Senin yaptığın her hatayı , Oziyle örttük ve hep seni bağrımıza bastık, her olayın alemlikti. Ama hiç sana kızamadık, hep annemden sakladık ve hep seni anne şevkatiyle sardık sarmaladık. Babamı kaybettikten sonra annemin iyice arkadaşı, sırdaşı oldun. Hiç sanmazdım ki senin evlenip , evine kocana, yuvana bu denli sahip çıkacağını. Evlenmende çok ani oldu zaten. Bir anda bir arkadaşın vasıtasıyla tanıştın, başta bize ilk anlattığında, arkadaşımı kıramadım, çocukta benim hiç tipim değil dedin bize. Sonra mantıklı geldi sana oğlan, bizi ve eniştelerini tanıştırdın. Anneme anlattın, bizlerde tanıyıp oğlanı sevince anneminde hoşuna gitti. Sen nasıl deli kızsan, seçtiğin erkekte o kadar ağırbaşlı, uysaldı. Açıkçası olmaz, uyuşmazlar dedik ve senden çok oğlana yazık olur dedik Oziyle. Ama sen tamam deyince, hep beraber anneme hadi dedik, bu iş olacak. Aniden 1 sene içinde tanıştın, sözlendin,nişanlandın ve evlendin . Çok şükür anneme çok yakın ev buldun kendine, kocanada dedin , ben annemi bırakamam haberin olsun. O yavrucukta ses çıkarmadı sağolsun, anneme her gece geldiniz gittiniz.
Şimdi de anne olacaksın hayırlısı ile. 4,5 aylık oldun bile. Kız istedin hep bebeğini, benim gibi deli yetiştircem onu dedin. Ahada sana benzerse yandın sen dedik hep eşine. 1 delin vardı 2 delin olacak. Ne yalan söyleyeyim benimde hep içime kızın olacak gibi doğdu. Ama anneler hisseder derlerya hep kız istiyorum ama oğlum olacak gibi geliyor dedin. Kız olursa adı hazır , İzel koyucam dedin. İlk doktora gittikten sonra , ultrasonda gördüm, fa.su.lye kadar deyince bizim çocuklarda ona fa.su.lye demeye başladılar, sonra hepimiz fa.su.lye dedik ona. Tolga hep oğlan olur işallah dedi, meğer derdi varmış çocuğumun, Hatço ve Zeyno nun arasında 2 kıza 1 erkek hissediyormuş kendini. Zeynoda hep kız olur işallah dedi hepimiz dört gözle beklemeye başladık fas.u.lyeni. Tolga bir akşam bir resim çizmiş, üstünede;
- Fas.ul.ye ye yazmış. Postayla yolladık sana.
Ozide dururmu hemen fasulyenin ağzından bir mektup döşemiş, sende birer kalem koyup zarfa Tolgaya , Zeyno ya ve Hatçoya yolladın.
Tolga zarfı aldı eline posta kutusundan, zarfın üzerini heceleyerek okumaya başladı.
- Tol- ga da-yı-ma , aaaa anne bana mektup varrr.
- Ee oğlum kimden gelmiş oku bakayım;
- Fa-sul-ye ....-....- , aaa anne fa.su.lye yollamış bana, bak içindede bir şey var , aaaa bana kalemde yollamış yaşasın, hadi anne okusana ;
- Merhaba Tolga abicim ;
Bil bakalım ben kimim ? Sana biraz ipucu vereyim hadi. Kıyak olsun... Şimdilik böyle karanlık bir yerdeyim ama herşeyi duyuyorum. Annem ne yerse bende onu yiyorum malesef. Yemek seçme şansım yok yani.Annem nereye ben oraya kısacası şimdilik anneme bağlıyım ama en fazla 2 sene sonra ben nereye onlar oraya. Çok çektircem, tabi bu konuda büyüklerim olan sen ve ablalarımdan çok faydalanıcam.Şimdilik biraz ufağım bir fa.su.lye kadar olabilirim ama hergün biraz daha büyüyorum. Bu arada bana fa.su.lye demenize acayip bozuluyorum haberiniz olsun. Hergün bu karanlık yerde vücut geliştirme yapıyorum, pazularım bile oldu. Neyse geçelim bunları , kim olduğumu bildin dimi. FA.S.UL.YE.NiZ . Malesef bende kendime bunu diyorum. Ulen insanın ne olduğunu bilmemesi ne kötü.
Mektubun başında herşeyi duyuyorum dedim ya. Zeyno ablamla senin bir su kavganız vardı , ananemde bayramda. Abi çok güldüm halinize, Allahda sizi güldürsün.Karnıma ağrı girdi gülmekten.Ne komiktiniz.Zeyno ablamında eli ağırmış ona göre davranmak lazım.Birde Hatço abla varmış.Henüz duymadık sesini ama üçünüz iyi girersiniz birbirinize. Şimdilik meydanda olmadığım için problem yok ama sanırım doğunca kafayı iyi kollamak lazım. Ne olur ne olmaz.
Neyse yoruldum artık,bakalım mektubu yazdıkta nasıl postalıcaz bunu. Hadi bakalım kendine iyi bak, bana yine yaz, bende sana yazarım.Derslerine çok çalış tamammı, bide ota boka ağlamayın lütfen kafamı şişiriyorsunuz. Bende sizin kafanızı şişiririm ona göre. Öptüm abicim benim byyy...
Tolga bi sevindi bi sevindi, kardeşinden gelen mektuba. Neyse biz f.asu.lye derken, geçende senden gelen telefonla hepimiz çığlığı bastık. OĞLUM oluyor deyince inan nasıl gözlerim sulandı. OĞLUm veya KIZIM , hiç farketmez , önemli olan bebeğimizin hayırlısı ile doğması. Önemli olan benim bebeğimin, hayırlısı ile anne olması. İzel bebek, yada fa.su.lye değil artık bebeğimiz. ONUR bebek geliyor ailemize. Hoş geliyor, biz onu dört gözle bekliyoruz çoluk çombalak. Tolga abisi yehuuu 2 kıza 2 erkek oluyoruz diye seviniyor, Zeyno ablası başta biraz üzülsede şimdi yeterki eli ayağı düzgün olsun, sağlıklı olsun diyor. Sen başta , oğlan olursa Onur istiyorum adını dedinya, biz şimdiden koyduk bile adını. Onur bebek. Gel bakalım bebeğimin bebeği. Beni bir kez daha teyze yap bakalım. Eee bizim sülale de , babanın sülaleside biraz kalabalık , geldiğine sevincenmi, ahada nereye geldim bilmem diyecekmisin bilmiyorum ama ben teyzen olarak seni şimdiden çok seviyorum....

20 Yorum:
Allah hayırlı ömürlü etsin Onur bebeği. Yazdığı mektuba bayıldım. Pek fırlama bir bebe olacak sanırım. E annesine çekmiş tabii.:)
Kardeşinin şarkısından benim minik de söylüyor bazen. Allahtan evde söylüyor kuşum. Yoksa kapının önüne mahalle kamuoyu ve basın mensupları doluşurmuş demek.:)
Sevginiz, kardeşliğiniz daim olsun canım. Sevgiyle..
Allah razı olsun Fikrişim İnce Gülüm. Kardeşlik sende biliyorsun apayrı bir şey.
Dediğin gibide Onur Bebek anasına çekerse yandık biz...
Allah sizleri hiçbir zaman ayırmasın, hep birlikte mutlu olun inşallah..öptüm canım sen,
Amin Gamzelim, Allahım tüm güzelliklerin tadına vara vara yaşamamızı nasip etsin hepimizin...
Onur ismine bayılırım. Allah hayırlısıyla kucaklarına almayı nasip etsin.
Tolga abisi ona ne güzel abilik yapar :)
ne güzel anlatmış öyle masal gibi büyülendim ne güzel kardeşinin olması benim benden küçük kardeşim yok özendim şimdi inanki:)
Allah saglik uzun omurler bersin gozlerim dolu dolu okudum
Mutlucum Allah tüm isteyenleri bebek sahibi yapsın hayırlısıyla. Anne olmak insanın hayatı boyunca yapabildiği en güzel şey.
Hadi Mutlucum madem Onur ismine bayılıyorsun, bir Onur da sen getir dünyaya, onada teyzelik yapalım hep beraber burada :)
Elçinim, evet kendinden küçük bir kardeşin olması güzel, ben hem ablalığı, hem kardeşliği tadıyorum :) Ortanca olan ezilir diye duyuyorum ama bence alakası yok. Yalnız evin en ufağı olmanında avantajları yok değil hani :)
Nino hoşgeldin sayfama.Yazıyı içimden geldiği gibi yazdım ,zaten bellidir bir sürü cümle düşüklükleri var :) Ama yazıyı yayınladıktan sonra dönüp okuduğumda hakkaten duygusal olmuş yani :)
Tekrar görüşmek umuduyla...
amin canım amin
:)) kutlarım.. ne güzel bir kardeş dayanışması. benim de benden 9 yaş küçük bir kizkardeşim var. ama aradaki farktan mıdır bilmiyorum. pek yoğun bir dıyalogumuz olmuyor. özendim :))
ya ben buraya yorum yazmıştım uçmuş neyse tekrardan hayırlı uğurlu olsun fasülyeniz umarım kılçıksız olur büyüdüğünde:))ah kardeş gibisi varmıki ben bile çocukluğumda anneme sızlanırdım banada kardeş yapsana diye .e sen oğluna kardeş düşünmüyormusun?:))noolur azıcık azıcık yaz uzun olunca karıştırıyorum:))
Gamzelim sendende bekliyoruz hayırlısı ile bir fasulye haberi :)
Denizanam canım, aynı şehirdemi yaşıyorsunuz bilmiyorum kardeşinle ama belkide biz aynı şehirde olduğumuz için böylesine sıkı fıkıyız. Ama aradaki yaş farkıda önemsiz değil hani. Ne olursa olsun yinede kardeş kardeştir...
Figencim, umarım dediğin gibi kılçıksız olur fasulyemiz :)) Ben Tolga ya düşünemiyorum şekercim Tolgaya kardeş. Zor yaa , biliyosun işte çalışınca zor.. Zaten artık kaynanama bırakamam,yeniden kafayı yemek istemiyorum, ee annemde zaten Dudumunkine bakıcak, işten çıksam olmaz, birisini tutup baktıramam,o yüzden şu aralar çookk zor. Ama bir ihtimal annemin yanındaki arsaya ev yaptırma durumumuz var, saygıdeğer !!! amcamızdan imza bekliyoruz inşaatı başlatmak için, eğer öyle birşey olusa , neden olmasın :)
Yahu valla bazen ben bile ne yazdığımı anlamıyorum, çenem düşüveriyor :) Baksana bir yorumu bile ne uzun yazdım. Ahhh keşke yakın olsakda yazdıklarımızı yüz yüze konuşabilsek :)
ne hoş bir hikaye anlatmışsın gülümsettin beni sağolasın :)
Hoşgeldin yurtdışı eğitim. Sende sağolasın, varolasın..
Allah sağlıkla, bir avazda doğırmak nasip etsin kardeşine. Onur bebecik de sağlıkla, eli ayağı düzgün gelsin dünyaya. Benim de aram 5,5 yaş kardeşimle. Bilirim, insan abladan çok anne gibi oluyor kardeşine. iyi ki varlar:))
Amin amin amin çenebazım. Kardeş olmakta güzel,kardeşin olmasıda güzel, yani bana göre ortancalık gayet zevkli :)
Yorum Gönder
Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]
<< Ana Sayfa