böğürtlengözlü oğlum benim

18 Ocak, 2007

Uzun olacak bu yazı biliyorum,çok şey oldu yazmayalı,madde maddede yazabilirim ama detaylı yazmak istiyorum. Benim için önemli şeylerdi çünkü.
Bayramdan başlayayım önce.Bu sene bayram öncemiz farklı idi.Dolayısı ile bayramımızda farklı oldu.Memoli ortaklığı bozup işin perakende kısmını bırakınca öyle eskisi gibi bayramdan 1 hafta önce gece yarılarına kadar çalışmadı.Arife gecesi bile saat 8 de evde idi.Bu yüzden her bayram öncesi gibi yorgun olmadı ,dolayısı ile keyfide iyiydi. Bizdeki, doğduğumdan beri adet, Kurban bayramı sabahları bayram namazından sonra babam bizi toparlar,ananeme götürür,ananemin kocaaa bahçesinde kurbanlar kesilirdi. Mangallar yanar,sofralar kurulur,o zamanlar bayramda yaza geldiğinden bahçede kahvaltı ederdik.Bahçe müsait olduğundan akrabalar bile gelir,kurbanlarını dedem keser,hep beraber kahvaltı edilirdi.Dedem kasap,babamda mangalcı başı idi.Evlenince Memoli yorgun olduğundan gidemedik ananemlere bayram sabahı.Babamıda kaybedince, hepten o güzel bayram sabahının tadı tuzu kaçtı.Dayım annemi yine her bayram sabahı namazdan sonra götürdü ananeme.Eskiden kesilen 7-8 adet kurban sayısı en fazla 2-3 e düştü.Mangalı kimse babam gibi yakamadı, zaten ananemde o güzel sofrasını kuramadı ağzının tadı ile.Dedem kurbanları kesti,yüzdü,dayım ona yardım etti,herkes payına düşeni alıp evine dağıldı...
Bu sene dedem 1 hafta önceden herkesi arayıp , bayram sabahı onlara gitmemizi istedi.Sağolsun kimsede (damatlar :) ) kırmadılar dedemi. Eniştem; Ozi,Zeyno, Dudu,Küçük enişte,Memoli,ben,Tolga,annem,dayımın oğlu hepimiz gittik.Dedem aceleci birisi olduğundan namazdan gelir gelmez kendi kurbanını yatırmış yere kesmiş.Arkadan eniştem milleti toplayıp götürmüş ananeme,En sonda biz kapıdan girince dedem ağlamaya başladı.Hepimize teşekkür etti,onu kırmayıp gittiğimiz için.Havada güzeldi, ananem bahçeye yine kocaman bir kahvaltı sofrası kurdu.Küçük enişte , dedem ve arada Memoli kesim ve yüzme işine giriştiler. Büyük enişte etlerin başına oturdu,bende babamın görevini devralıp mangala oturdum.Onun kadar beceremesemde , babamı anarak görevimi yaptım.Çocuklara çok değişik geldi o sabah.Hava her ne kadar güzelde olsa bir süre sonra üşümeye başladık ve ananemin evine çıktık.Canım ananem sobasını bir yakmış üff iliğimiz kemiğimiz ısındı.Aslında evine 1 ay önce kalorifer tesisatı döşendi ama sobanın sıcağından sonra kalorifere alışamayan ananem, kaloriferin yanında sobayıda yakmış :)İşimiz bitince herkes evlerine dağıldı. Biz hemen toparlanıp kayınvalideme gittik,daha sonra babama.. Babamı ziyareti bayramın 2. gününe bırakamıyorum,bizi beklediğini düşünüp 2. güne kalıcaz diye içim huzursuz oluyor.Memolide önce babaların bayram ziyareti olur deyip annemden önce babama götürüyor bizi.Tolgamda arabada uyusa bile dedesine gelince açıyor gözlerini,çeşmeden su doldurup dedesinin mezarını suluyor, ona dua edip bayramını kutluyor.
Tolga bu aralar İstanbul'a fena merak saldı.Binbir gece dizisi başlarken gösterilen İstanbul manzaralarını ön koltuğa oturup izliyor hep.Hele kız kulesinin hikayesini anlatınca iyice merak saldı.Nasıl denizin ortasında kule olur diye.Bide galata kulesini merak etti hep.Babasıda ona söz verdi, seni bir ara götürücem İstanbul a gezdiricem diye.Bizede sürekli bayramda gideriz dedi.Teyzem İstanbulda oturduğundan annemlerede bayramda hep beraber,bizim minübüse binip gidelim dedi.Hatta ticari araç olduğundan arkada koltuk yok.Arkaya koltuk koydurucam dedi hep beraber gideriz diye.Ama ben açıkçası umut bağlamadım,Çünkü ne zaman heveslensem kursağımda kalıyordu.Bende en son 6 sene önce gitmiştim İstanbula, teyzemede 1 kaç saatliğine uğramıştım, teyzem Bursaya her gelişinde bana evini unuttuğumu söyleyip kızıyordu.Bayramdan 3-4 hafta önce Memoli iş için İstanbula gitti. Geceside teyzemde kaldı. Teyzemden telefonla Tolga ile konuşurken Tolga ona ;
- Baba kız kulesini gördünmü deyince,
ben tamam dedim gidiyoruz İstanbula :)Zaten Memolide oğlunun sorusu üzerine söz sana bayramda getiricem seni buraya, göstericem kızkulesini dedi:)
Bayramın ilk günü anneme ve ananeme, bizim niyetimiz var, gidicez İstanbula, Teyzemde kalıcaz, gelirmisiniz dedik.Onlarda hazır araba var geliriz dediler.Ozi ,Dudu ve eşleri gelemediler.Bizde o zaman biz sizi ararız 2,veya3, günü yola çıkıp 1 gece kalıcaz dedik.Ama ben gerçekten arabaya binene kadar inanmadım gideceğimize. Daha ananemlerde ziyarette iken kayınvalidem aradı, yemeğe oturuyorlarmış çağırdılar bizide. Bizde hem bayram,hem yılbaşı yalnız kalmasınlar diye gittik.Yemekten sonra kayınvalideciğim hadi siz evinize gidin bende bulaşıkları yıkayayım sonra size gelelim oturmaya dedi.Onada okey buyrun dedik.Saat 9:30 gibi gelip, 00:30 gibi kalktılar bizden. Tombala oynadık,Tolgayı eğlendirdik v.s... Ozi ve Dudu da eşleriyle birlikte anneme gidip onu yalnız bırakmadılar.
Bayramın 2. günü öğleden sonra olduğu halde pek niyetlenmedik yola çıkmaya. Bende bari biraz evi toparlayayım dedim,tam işe girişmişken Memoli bana;
- Bak yarın hava yağışlı gösteriyor dedi. Bende elimdeki bezi bırakıp 2 sn içinde şunları düşündüm. Yarın kalkar hava yağarsa bu gitmekten vazgeçebilir, hadi gittik diyelim o zaman dönüşümüz son güne denk gelir ve yollar kalabalık olursa sıkıntı yaşarız diye içimden geçirip, Memoliye hadi kalk çıkalım yola dedim. Nasılsa bir gece kalıcaz , 1 çanta eşya yeter bize hemen toparlanırım dedim.Annemle ananemi aradım,onlarda tamam deyince atıverdik kendimizi yola. Şimdi önemli bir ayrıntı yazıyorum sonra önemliliği çıkacak ortaya.Memoli ye anneleride arayıp söylede, bizi merak etmesinler haberleri olsun dedim ve benim yanımdan annesini aradı söyledi , kulaklarımla duydum söylediğini.
Neyse biz düştük yola....
Ama benim şimdi uykum geldi, ve daha yazacaklarım uzun olduğundan kalanını yarın akşam yazıcam.Çünkü , 6 sene sonra İstanbul a gidince ve eğer zaten İstanbulu seven birisi olduğum için uzun uzun yazmam lazım.Ben İstanbula aşık oldum. döndüğümde bu kısacık yolculuk her ne kadar burnumdan gelsede ve hala geliyorsada umurumda değil , iyiki gitmişim...

3 Yorum:

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]



<< Ana Sayfa