böğürtlengözlü oğlum benim

11 Haziran, 2008

DÜĞÜN 1

İşteee, bizde yaşanan tatlı telaşelerden, korku dolu bekleyişlerden, öyleydi,böyleydi derken işimizi bitirdik. Çok şükür herkesin sağlığı yerinde olup, ağzımızın tadıda yerindeyken güsel güsel geçirdik günümüzü. Şöyle bir eski yazılarımı okuyunca, baktımki ilk düğün günü almamızdan sonra tüm ayrıntılarıyla yazmışım hazırlıklarımızı, madem öyle düğünümüzüde anlatayım ayrıntılı olarak.

İnsan kendi başına gelince telaşeden çoğu şeyi unutuyor, ama yakında veya ileride düğün yapacak arkadaşlara şimdi tecrübelerime dayanarak benim unuttuğum şeyler hakkında akıl veriyorum :)

En son olarak bahsettiğim gibi çok şükür teyzemin sağlıkla ilgili olumlu haberini alınca önce bir gönlümüzü rahatlattık. Ertesi gün annem İstanbul dan doğruca bana geldi. O hafta çarşı pazar işlerimizi tamamen bitirdik. Elbisemi diken kadıncağızda birde ameliyatının üzerine babasını kaybedince bir kaç gün daha dükkanını açmadı, ama bana telefonda merak etme yetiştiricem elbiseni deyince rahatladım. Ama düğünden 5 gün önce dükkana nasıl gidiyor diye uğradığımda birde ne göreyim benim kumaş daha yeni masada yatıyor. Şok oldum, daha makası bile vurmamış. O gayet rahat yetişecek diyor ama beni aldımı bir stres, tabi yine ertesi gün kendimi tuvalette buldum, hem karın ağrısı hem mide bulantısı başladı bende.

* Perşembe gecesi gidip saçıma bizim evin yakınında ama daha önceden çok kez gittiğim ve tanıdığım kuaföre gidip kızıl gölge attırdım . Çok güzel oldu, zaten hep istemişimdir şöyle kırmızı bir kafa :) Ya.prak dö.kü.mündeki Hay.riye hanım gibi rengi oldu gölgelerimin :)




* Cuma gecesi annemin evinin terasında kına gecesi yaptık. İş yerinden saat 2 gibi çıkıp çarşıya gittim, düğünde masaların üzerine konmak üzere hatıra olarak yaptırdığım mıknatıslı süsler vardı siparişim, onları aldım, birazda pazara gidip doğru eve ışınladım kendimi.




Arkadan biraz terim soğuyunca gidip oğluşu okuldan aldım. Eşyalarımızı hazırlayıp doğru anneme gittik. Annemin evinin köşesini bir döndük, teras katı süper gözüküyor, balonlar şişirip bağlamışlar, süsler almıştım bir sürü onları takmışlar falan çok güzel olmuştu.



Annemde cevizli lokum ısmarlamış onları getiriyordu o arada, kapıda karşılaştık. Eşim, annemin evinin yanındaki arsamıza (hani bahsediyorumya kısmetse oraya 3 ümüze ev yaptıracak annem, saygıdeğer amcam arsadaki hakkını bize parası ile satmayı kabul etmiş bu yaz) masa , sandalye koydu babannemden alıp. Sonra çatıya müzik seti , kolonları çıkarttık, sistemi kurduk. Bayanlar çatıda, erkekleri arsada ağırlayacaktık. Derken bir gök gürültüsü, bir yağmur başladı. O arada teyzemler geldi İstanbuldan , neyseki fazla ıslanmadan atmışlar kendilerini. Teyzeme sıkı sıkı sarıldım valla, eşşek dedim aklımızı aldın :) Sonra posta posta yemek falan yedik, derken misafirlerde gelmeye başladı, çok şükür yağmurda dindi, zaten annemin terasın üstü kapalı ama yinede yağmur soğuğu vardı havada. Tolgişle çıkıp oynayarak başlattık kına gecesini :) 1 tane tane düğün için , bir tane kına gecesi için toplam 2 tane konfeti almıştım patlatmaya ama birini patlatıp hoşumuza gidince diğerinide patlattık :) Süperdi.İlerleyen saatlerde Tolgişe pijamalarını giydirdim. Damat pijaması gibi. Babası kına sepeti falanda almıştı, içinde tülden kırmızı renk, pullarla Türk Bayrağı işli omuz yemenisi çıktı, onuda bağladık, kınasını yaktık. Ben ilk defa duydum, sağ el, silah tutan parmaklara yakılırmış kına, asker olacakya, ayy duyunca aldımı beni bir ağlama, ama topladım kendimi :)


Kına yakılıp, lokumlarımızı yiyince bazı misafirlerimiz gidipte ortalık azıcık açılınca aşağıda içmekten zum olan beyler geldi terasa. Esas eğlence o zaman başladı :) Şişede durduğu gibi durmuyor tabi, ama hepsi sınırlarını bilip çakır keyfi olunca çok şekerdiler :) Benim eniştem var mesela, halamın eşi. Normal de benim bildiğim enişte gayet ciddi, öyle pek oynamayan tiptir ama o gece bayıldım adama yaa, bir oynadı anlatamam, gül gül bayıldık. Mehmet havayi fişek ve şu hani çok alevli maytaplardan patlattı geceyi renklendirdik. Gece 12-12:30 saatlerinde artık etrafıda fazla rahatsız etmeyelim diye müziği kestik. Şimdi kayınpederlerimin oturduğu semtte, komşuluk yok, azıcık gürültü olsa şikayet ediyor ve polis geliyor. O da kalkmış bize müziği kesin şimdi polis gelir şikayet olur falan dedi. Halbuki annemin mahallede olmaz öyle şey çünkü herkes biliyor birbirini ve zaten hepside o gece kınadaydı. Bide annemin üst katında oturanlar polis :) Dedim korkma, polis gelse bile baakk, bizimde polis Ş.. amcamız var yanımızda :)


Müziğide kesince çok tatlı sohbete başladık, tabi az sonra yeniden karnmımız acıktı, hemen masayı ortaya çektik, üst kat komşusu annemin çay demlemiş, getirdi, zeytin peynir falan bir kahvaltı ettik. Gece saat 3 falandı eve geldik, oğlan zaten yolda uyudu, Memolide hemen yattı. Bende mutfağa girdim, önce fasulyelerimi ayıkladım, planım sadece ayıklamak, sabaha pişirmeye hazır hale getirmekti ama baktım uykum açıldı, hemen zeytinyağlı fasulyemi pişirdim. Bir kaç gece önce bir boşlukta sarıp buzluğa attığım, zeytinyağlı yaprak sarmalarımıda pişirdim. Kıymamı ve etimide kavurdum, baktım sabah ezanları okunuyor, ortalığı toparlayıp yattım.


* Ertesi gün saat 10 a doğru kalktık. Kahvaltı ettik, Memoli oğlanı alıp işyerine gitti. Onlara yeni 2 tane konfeti ısmarladım :) Bu arada benim elbise hala hazır değildi:) Ama Allah bana öyle sabır verdi o gün panik yapmadım. Sağolsun halam bir tepsi karnıyarık ve bir tepsi tatlı yapıp getirdi o gün bana. Bende kavurduğum etlerimle tas kebabı, kıymamla börek, ve birde yanına kırmızı mercimek çorbası yapıp yemek işini bitirdim. O gün çok yağmur yağdı, tam ben çamaşır asıyorum yağmur başlıyor, topluyorum diniyor derken zar zor kuruttum çamaşırlarımıda. Evi tekrar elden geçirdim, dış kapımı süsledim.


Arada balkonumdan gözüken terziyi röntgenledim, bakalım elbisem gelmişmi diye (Elbisenin işlemelerini başkasına vermişti). Saat akşamüstü 5 civarı annem aradı , şu terzinin telefonunu verde, yetişmeyecekse gidelim çarşıdan bişeyler bakalım diye, belliki annemde çok sinirlenmişti artık, çünkü terzinin bana dediği Perşembe gecesi teslim edecekti. Dedim anneme ben hallederim, balkona çıktım , baktımki masasında gümüş rengi elbise yatıyor, kadında makinasında onunla uğraşıyor, ahanda dedim elbise gelmiş. Aramadım bende kadını, baktım işim yok, eve gelen gidende yok, koltuğa kıvrıldım, oradada uyumuşum zaten:)Akşamüstü 7:30 gibi Tolga ile babası geldi, annemleri aramıştım önceden , hadi toparlanın bize gelin burada yemek yiyelim, düğün evi olduğu belli olsun diye ama onlarda evini şimdi dağıtmayalım dediler gelmediler. Saat 9 civarı terzim aradı, gel hadi bitti diye, Tolga ile indik, giydim elbisemi, biraz yaka oyuğu az, birde valonunun yeri istediğimden çok az altta olsada zaten itiraz etme vaktimin olmadığından çok şükür deyip elbisemi aldım eve geldim ve tam gözümün önüne astım ki koca gece kalkıp elbiseye bakıp rahat rahat uyuyayım diye :)






O gece 3 ümüz geçirdik, sıradan gece gibi :) Annemleri ve kaynanamları aradım geceden, dedim sabah erkenden geliyorsunuz, bizde kahvaltı ediyoruz, düğün evi olduğu belli olsun azıcık :) Sünnet olduktan sonra Tolga nın süslü yatağını bozmamıştım düğüne kadar kalsın diye, ama tabi geceleri yattığı için hep yatağın şaftı kaymıştı, onu eski haline getirdim , o gece yatağa yatırmadım, o babası ile yattı bende salona kanepeye kıvrıldım gece 1 civarı uyuduk.

Yarın Düğün günü:))











8 Yorum:

  • Sevgili böğürtlengözün annesi;

    Öncelikle maşallah Tolga'ya Allah damatlığını da gösterir inşallah.Amin.

    Teyzenin de iyi olmasına çok sevindim.Çok güzel bir kına gecesi olmuş,gelmiş kadar olduk.

    En yakın zamanda düğünde görüşmek üzere...

    Sevgilerimle.

    Blogger meleklerim ve ben adlı yazara göre, saat: 18 Haziran, 2008 11:09  

  • Canım çok geçmiş olsun geçti gitti işte değilmi?darısı bize olsun:))

    elbiseni düğün görüntülerinde daha net görürüz herhalde değilmi?üzerinde yaniiiiii......

    Blogger Unknown adlı yazara göre, saat: 18 Haziran, 2008 11:23  

  • Meleklerim, sağolasın, atlattık biz düğünümüzü, şimdi hepsi rüya gibi, hani resimler olmasa :)
    Teyzemde iyi çok şükür,o iyi olunca ağzımızın tadıda yerine gelince güzel geçti ama gerçekten kına gecesi daha güzeldi :) Daha samimi:)
    Düğün gününü yazıyorum şimdi, görüşürüz canım :)

    Blogger böğürtlengözün annesi adlı yazara göre, saat: 18 Haziran, 2008 11:54  

  • Elçincim hayırlısı ile atlat sende işallah, hazırlıkları ile, gecesi ile falan süper. Tam egolarını tatmin ediyosun, çünkü herşey senin elinden çıkıyor anne olarak:)
    Elbisem üzerimde iken net bir resmisim yok ama buldum bi tane , onu ekliycem şimdi :)

    Blogger böğürtlengözün annesi adlı yazara göre, saat: 18 Haziran, 2008 11:56  

  • Canım, herşeyin yolunda gitmesine sevindim. elbisen çok güzel olmuş. O kızıl saçlı afet de sen olmalısın zannımca. Pek hoş maşallah. Oğlumuza da maşallah. Düğünden haberleri de dört gözle bekliyoruz kuzum.

    Öperim çok.. börtleki ve seni...

    Blogger [ fiкяiмiи iиcє güℓü ] adlı yazara göre, saat: 18 Haziran, 2008 13:11  

  • İncegülüm, olduda bitti çok şükür, hani demiştinya , anneler gelen gideni ağırlamaktan düğünden pek anlamıyorlar diye, hakkaten öyle , bu tantanada aklımda kalanlar sadece hazırlıklar, şimdi düğün gecesi kadetini seyrederken şaşkın şaşkın bakıyorum ama yinede pek bir sakinmişim aferim bana :)Hani deli deliyi görünce sopasını saklarmış gibi olmuş heralde, eşimin panikliği karşısında ben sakin olmuşum ama işte bazı önemli detayları atlamışız malesef, neyse damatlığında artık işallah :) (O zamanda kaynana otur derler karıştırmazlarya neyse)
    Heee, hakkaten kırmızı kafa olmuşum, şimdi biraz açıldı rengi :)Tombuldak afet :)

    Blogger böğürtlengözün annesi adlı yazara göre, saat: 18 Haziran, 2008 13:29  

  • teras ta ne güzel bir kına gecesi olmuş :) süsler falan harika

    elbisede çok güzel onla çekilmiş bir resim istiyoruz en kısa zamanda

    maaşallah kuzumada Allahım damatlığını da göstersin inşaallah..

    teyzenizin de iyi olmasına çok sevindim

    sevgilerrr

    Blogger уαѕємiη adlı yazara göre, saat: 18 Haziran, 2008 13:40  

  • Yasemincim, tüm güzel sözlerin,iyi dileklerin için teşekkür ederim.

    Blogger böğürtlengözün annesi adlı yazara göre, saat: 19 Haziran, 2008 17:31  

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]



<< Ana Sayfa